BAŞYAZAR - Özcan Vural


Yetti gari Erdoğan !!!

Yetti gari Erdoğan !!!


Yetti gari Erdoğan !!!

 

Senin kongrelerinin suçunu biz niye çekelim.. 

65 yaş üstü yurttaşlarımız ikişer aşı oldular  

ama çileleri bitmedi! Hepsi ben dahil perişan. 

Yine aynı garip yasaklar devam ediyor…  

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Bilim Kurulu'nun,  

65 yaş üstüne yaptıkları en büyük kötülük,  

onları hareketsiz bırakıp ( Ben hekimim ) 

birçok hastalığa davetiye çıkarmaları!  

65 yaş üstü yurttaşlar, ikişer aşı oldukları için,  

belki Covit-19 virüsünden ölmeyecekler ama  

karaciğer, böbrek, kalp ve damar hastalıkları dahil  

çeşitli hastalıklardan ve psikolojik sorunlardan  

ölüme sürüklenecekler!  Yazık olmuyor mu onlara.. 

Lebalep dolu salonlarda düzenlenen AKP kongrelerine  

ses çıkarmaya cesaret edemeyen Fahrettin Koca,  

( Büyük bir sağlık zinciri hastanelerde , 

büyük bir bayanla ortakmış ) 

İşte bu yüzden… Seyredersin, seversin. Babacan dersin.  

Sempatik dersin. Ne kadar şefkatli dersin.  

Bazen duygusallaşır, sesi titrer. Bazen gözleri dolar.  

Bazen ağlar, yanaklarından süzülen gözyaşlarını siler.  

Ne kadar içten dersin. . Güvenilir dersin.  

Maalesef kaçınılmaz sondur… Bedelini çok ağır ödersin!  

Ama dedim ya… 20 yıldır bu toplumu gözlemleyen  

bir gazeteci olarak, rol kabiliyeti olan Fahrettin Koca gibi  

politikacılardan çok korkarım ben.  

Seyredersin. Güvenirsin. Ağır ödersin. ( Biri de öyle ) 

65 yaş üstünün gırtlağını sıkmakla korona salgınını  

önleyeceğini sanıyorsa çok yanılıyor!  

Sonuç meydanda! Bütün Türkiye “Kıpkırmızı” oldu!  

Demek ki suç ; 

“Günah keçisi” yapılan 65 yaş üstünde değilmiş!  

Sağlık Bakanı'na “lebalep dolu AKP kongreleri” için  

ne düşündüğü sorulduğunda, vereceği cevapla  

zülf-ü yare dokunur ve başı derde girer diye korktu”,  

soruyu şöyle geçiştirmeye çalıştı?  

Konuyu gündemde tutmanın kimseye faydası yok!  Diyor. 

Aslında tam tersine faydası var.  

En azından, halka bol bol nasihat verirken kendilerinin  

bilerek yaptıkları yanlışlıklar, kontrolsüz toplantılar,  

yüzlerine vurulmuş olur!  Gerçi aldırmazlar. 

Böyle bir yönetimin salgını önlemesi mucize olur!  

Yanlış anlaşılmasın.  

“Sağlık Bakanı istifa etsin” filan demiyorum.  

İstifa etse ne olacak ki? Değişen hiçbir şey olmaz!  

Bu “Tek kişilik” sistemde ‘Bakan beyler,  

sadece bakıyorlar!' o kadar!  

Fahrettin Bey giderse, onun yerine kim gelir?  

Yine aynı kafada birini oturturlar!  

Sonuçta  “Ayvaz kasap, hep bir hesap” olur!  

Yazık değil mi bu millete? Millette uyuyor.