BAŞYAZAR - Özcan Vural


Yanıyoruz.!!!Uçaklar nerede? 

Yanıyoruz.!!!Uçaklar nerede? 


Yanıyoruz.!!!Uçaklar nerede? 

 

Günlerdir yangınlarla bir felaketler zincirini yaşıyoruz. 

Karada, havada, denizde, kentte, kırda her alanda 

artık nefes alıp vermeyi bile güçleştiren akıl almaz olaylarla karşılaşıyoruz.

Orman yangınları, “ciğerimiz yanıyor” sözünün yetmediği bir yoğunlukta.

 “Son dakika”lar büyük ölçüde yeni bir yerde çıkan orman yangınını ya da 

büyüyen yangınları haber veriyor. 

Böylesi felaketler iki boyutludur; yangının büyüklüğü, söndürme çalışmaları... 

Biri ötekinden kötü. Türkiye’de hangi dönemlerde orman yangını çıktığı belli, 

hassas bölgeler belli. Ancak iktidarın ne kadar önlem aldığı belli değil! 

Türk Hava Kurumu’nun bir asra yaklaşan birikimi mahvedildi. 

Erdoğan dün dedi ki:

“Uçak konusundaki sıkıntının nedeni Türk Hava Kurumu’nun 

kendini yenileyememesidir!”Pekiii..   Bunun sorumlusu kim?

Bu kurum, iktidara bağlı değil de başka bir ülkenin kurumu mu?

Devlette iyi giden her şey bunların, 

kötü giden hiçbir şeyden sorumlu değiller!

Cumhurbaşkanlığı’na 13 uçak alıp THK kendini yenileyemedi demek, 

halkı akla gelen her şey yerine koymak demek!    Vicdansızlık.

Nedir bu THK düşmanlığınız   .Atatürk kurdu diye onu perişan ettiniz.

İtibardan tasarruf olmaz ama yangın söndürme uçaklarından olur!

Sen Kıbrısa saray yapacağına yangın uçakları al.

Yazlık saray , Ahlata saray , Kıbrısa saray. Ayıp tır ayıp ve günahdır..

Ormanlarımız yanarken...

Denizlerimiz salyalanmış can çekişiyor. Marmara’da suyun yüzünü 

temizleyip her şey tamam diyorlar. Ölüye makyaj yapmak gibi!

Nehirlerden zehir akıyor!

Geldikleri günden beri gözlerini zeytin kanununa diktiler. 

Atatürk döneminde zeytinliklerin korunması için yapılan düzenlemeyi 

defalarca değiştirmeye giriştiler. 

Başarsalar 170 milyon zeytin ağacının 120 milyonunu bitirecekler!

Ülkenin içi böyle, ya sınırları? Sınırlar olmuş kevgir...

Yukarıda aktardığımız tüm sorunların öznesini, iktidarın 

Türkiye’nin bütün değerlerine yönelik acımasız saldırısı oluşturuyor..

Nefes aldığımız hava, ayağımızı soktuğumuz deniz, 

içtiğimiz su, bastığımız toprak tükeniyor. veya satılıyor.

Buna karşı ortak bir mücadele ruhu oluşturmak gerekiyor. . 

21 ilde eşzamanlı olarak çok sayıda orman yangını meydana gelmesinin 

tesadüf olamayacağını, bunun sabotaj olabileceğini söyleyenler var.

Tamam diyelim ki öyle… Peki.. Derd yakanda değil söndüremeyende.

Türkiye’yi bu felaketten koruyamayan belli. Adını verelim. 

O, yangın söndürme işini 2019’da özelleştirip 

Türk Hava Kurumu’nu devre dışı bırakan...

Bakanların özel kullanımına jet uçak veren...

Saray’ın kullanımı için 13 makam uçağı bulunduran ama

 ülkeyi sadece üç yangın söndürme uçağına mahkûm bırakan 

AKP iktidarı!   Peki, dünyayı yakanlar kimler?Onlar ise...

Acaba herkes bu konuda üzerine düşeni yapıyor mu?

Cumhur başkanı kaç uçak var onu bilmiyor. Orman bakanı THK düşmanı.

Çok açık ki insanlar, ağaçları katletmeyi sürdürdükçe dünya da yanacak.

Hep birlikte yanacağız.