BAŞYAZAR - Özcan Vural


Sarayın haberi yok..

Sarayın haberi yok..


Sarayın haberi yok..

 

Ne olduğumuzu biliyoruz da, ne olacağımızı bilmiyoruz…

Gelecek günlerde bizi ne bekliyor?

Meçhul! Ulusça dar boğazdayız…

Bu sarmaldan nasıl kurtulacağız?

Pahalılık fakirleri sokağa çıkamaz duruma soktu.

Bir yandan korona salgını, diğer yandan ülkemizin

içinde bulunduğu ekonomik ve siyasal

güçlükler boğazımızı sıkıyor! Hele bu nutuklar.

Rahat bir soluk almak istiyoruz ama olmuyor, olmuyor!

Sıkıntıda olmayan vatandaş yok gibi…

Ülkeye ekonomik güçlükler, anlaşmazlık ve

Işsizlik, pahalılık ,hoşgörüsüzlük hâkim! 

Böyle bir ortamda iktidar güya “Reform paketi” açıkladı.

Fakat… Hepsi boş ,19 senedir yapamadıklarını

şimdi yapacaklarmış. Geç beyim geç. Beyin salatası.

Birkaç önlem dışında, sadece niyet ve temenni var!

Bunlar zaten iktidarın yapması gereken işler.

Şimdiye kadar yapmadığı hata!

Reform denilen pakette benim en çok dikkatimi çeken şey,

iktidar partisinin, olumsuzlukları sorgulayan “bay Kemal” ve

muhalif partileri hedef alması ve muhalefete

mensup büyükşehir belediyelerinin elini kolunu

bağlayarak çalışmalarını engellemek istemesi…

Böylece muhalefeti yıpratacaklarını düşünüyorlar! 

Ülkede yapılması gereken yalnız

“Ekonomi reformu” değil,

çok sayıda önemli reform var: – Ahlâk reformu…

– Hukuk reformu…  – Medya reformu… – Siyaset reformu…

Ülkede gerginliği bitirmek, hoşgörüsüzlük ve

kavgaları önlemek için siyasi dildeki seviyeyi de

yükseltip politikaya inceliği, nezaketi

ve zarafeti getirmek gerekiyor.

İktidarın muhalefet için kullandığı ( Sayın Erdoğan’ın ) 

“Terbiyesiz adam” “Yüzsüz adam” “Alçak” “Hain” “Rezil”

“Terörist” gibi kaba ifadeler ülke siyasetinin

düzeyini aşağılara çekiyor! Mahalle ağzı yakışmıyor.

Bunun iktidara da, topluma da hiçbir faydası yok.