BAŞYAZAR - Özcan Vural


Mutfaklar yanıyor!

Mutfaklar yanıyor!


Mutfaklar yanıyor!

 

Hayat pahalığı alev oldu, mutfakları yakıyor.

Yıllık enflasyon, eğerek, bükerek, gizleyip saklayarak da olsa

resmen yıllık yüzde 18 sınırını  geçti. Doğrusu %30..

Son 19 ayın zirvesine çıktı.

Aylık gelirleri kiraya ve mutfak harcamasına ancak yeten

aileler “orta gelir tuzağına” düştü, çırpınıyor ve

bugün salgın belasıyla birlikte mutfaklar alev aldı yanıyor.

Türkiye'de vatandaşların çoğunluğu

son 7 yıldır sürekli yoksullaştı.

Ve bu yıl da yoksullaşmaya devam edecek .

Çünkü birikmiş bekleyen zamlar var

Daha da yanacak. Yüksek enflasyon beklentileri aştığı için

faizleri de artırmak kaçınılmaz oldu. Faizler de artacak.

Sonuçta Türkiye ekonomisi yeniden  faizin kıskacına” girdi.

Biz bu filmi görmüştük. Çok acılar çekmiştik.

Faizle oynayarak. Dövizle oyalanarak halkı kandırma..

Niçin fakirleşiyoruz? Niçin çakılıp kaldık?

mutfak yanıyor, işsizlik alev oldu?

Hepsinin cevabı:

Dış borçla açık kapatıp, bunu başarıymış gibi

sunan iktidarın toplumu aldatmasında yatıyor.

Başkasının parasını harcıyor, yiyor, başkasının parasıyla

büyüyor fakat topluma “yerli ve milli kalkınma…

Almanya bizi kıskanıyor…” diye yutturabiliyorsun.

Yüksek faizle dış borç ve sıcak para buluyor; ( İngiltere )

soyduruyorsun ülkeyi ama “köprüler yaptık-hava limanları diktik-

tüneller açtık” diyerek örtüyorsun soygunu.

 2002 ile… 2020 arası. 18 yılda:

Yaklaşık 300 milyar dolar dış borç alınmakla yetinilmedi

ayrıca ülkenin cumhuriyet biriktirdiği varlıkları;

Ne varsa yabancılara satıldı.

Sadece fabrikalar, bankalar, limanlar, devlet imtiyazları,

araziler ve kıyılar satılarak dışarıya gelir aktarmakla

yetinilmedi aynı zamanda oto yollar, köprüler, havalimanları,

boğaz tüp geçişleri, devlet hastaneleri de döviz üzerinden

“yolcu ve hasta garantili” sözleşmelerle bulunan

dış borçlarla yapıldı ve bu yöntemle dış para sahiplerine

büyük gelir transferi aktarıldı,  garantiye bağlandı.

Bu yüzden: Fakirleşiyoruz.  Mutfak yanıyor. İşsizlik alev oldu.

Çakılıp kaldı ülke. Çok kötü günler yaşayacağız. Bunu bilin.

Uyanın!. Çok uyudunuz, yangını görünce uyandınız.

Geç kaldınız. Paralar bitti.