BAŞYAZAR - Özcan Vural


İşte komutan bu..

İşte komutan bu..


İşte komutan bu..

 

Eski bir asker olarak; Sözleri aklıma mıh gibi çakılmıştı.

“Devlet, kendisine bağlılık yemini eden pırıl pırıl

  subaylarının etini, canlı canlı, yamyam gibi yiyor” demişti. 

“Komutan” tabir edilen sıfatın, apoletlerdeki yıldızlarla

alakası olmadığını, ilk defa o gün anlamıştım.

Makam koltuklarında lök gibi oturanlar değil,

emrindekileri evladı gibi görenlerdi, komutan. 

Tutuklu subayların yardımına koşan,

Onların  cenazesinde saf tutan,

Haksız ölenlerin kabrini çiçeksiz bırakmayan,

son nefesine kadar arkadaşlarının ve subaylarının

başucundan ayrılmayandı, komutan.  Ve…

Emrindeki subayları umursamasaydı,

bana ne deseydi, kendini feda etmeseydi,

birinci sıradan adaydı, ilk Yüksek Askeri Şura'da

“or” rütbesine yükselecekdi. Elinin tersiyle itti.

Deniz kuvvetleri komutanı olmak yerine,

iftiraya uğrayarak hapse tıkılan subaylarının

yanında olmayı tercih etti.

Bastı istifayı. Kariyeri, makamı, cazip imkanları

terketti, çıktı gitti.  Ama hep komutan olarak kaldı..

Gölcük'teki Sessiz Çığlık eyleminde şöyle haykırıyordu…

“Amirallere suikast adı altında ilk kancayı

teğmenlerimize attılar. Baktılar ki fazla ses çıkmıyor,

Balyoz'u indirip general amiral kuvvet komutanı demeden

herkesi un ufak ettiler. , sürece yakışır şekilde sonu,

genelkurmay başkanının tutuklanmasıyla oldu.

Peki bu süreçte biz ordunun yüksek rütbelileri ne yaptı?

Maalesef kurum olarak arkadaşlarımızı bu

kumpaslardan koruyamadılar. Kendilerini harcadılar.

“Bugün silah arkadaşları için mücadele etmeyenler,

yarın Cumhuriyet'in değerleri ve ilkeleri için

nasıl mücadele edecek, bilemiyorum!”  

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları bilsin diye tekrar yazıyorum…

Bunları söyleyen ve yapan varlığıyla onur duyduğumuz

Kor Amiral Atilla Kezek'tir.  Montrö meselesiyle gözaltına alınan

emekli amirallerin ortak özelliği, sadece feto

kumpaslarının mağduru olmaları değildir…

Biat etmeyen ruhları. Teslim olmayan karakterleridir.

Emekli olduktan sonra süklüm püklüm

kenara çekilmek yerine, vatan için elini

taşın altına koymaya devam eden,

maruz kaldığımız tehlikelere karşı bilgisini, tecrübesini

ortaya koyarak, hayatını ortaya koyarak,

bizler için kendi ailelerini bile riske ederek,

milleti uyarmaya devam eden kahraman yüreklerdir. 

Darbe marbe palavraları, sinsi sinsi Montrö'yü

delmeye çalışırken suçüstü yakalanmış olmanın

öfkesidir, gerisi hikayedir.    Yazık oluyor ülkeye.