BAŞYAZAR - Özcan Vural


Eskiden “ayıp olur” duygusu vardı!!!. 

Eskiden “ayıp olur” duygusu vardı!!!. 


Eskiden “ayıp olur” duygusu vardı!!!. 

Ak parti  iktidarı tam 19 yıldır görevde. 

Cumhuriyet tarihinde bu kadar uzun ömürlü  

hiçbir iktidar olmadı. 

Cumhuriyet’i kuran Atatürk, 15 yıl .. 

İsmet İnönü  12 yıl. 

Adnan Menderes  10 yıl :Demirel,  10 yıl … 

Turgut Özal, 1983-93 arasında iktidarda kaldı  

Recep Tayyip Erdoğan ise 2002’de bir geldi,  

yıl 2021 oldu hâlâ iktidarda. 

Bu 19 yıl içinde Türkiye çok büyük değişim geçirdi. 

Demokrasi ve hukuk sistemi artık sadece  

göstermelik olarak var. 

Rejim demokratik yapıdan çıktı, tek adam yönetimine dönüştü. 

Toplumun bütün değerleriyle oynandı. 

Modern binalar, yollar, köprüler, havaalanları, tüneller  

yapılırken, toplumun niteliği aşağı çekildi. 

Ülke daha parlak görünümlü ama daha yoksul hale getirildi. 

Ahlaki değerler müthiş erozyona uğratıldı. 

Namus ve vicdan gibi hasletler yok edildi. 

Eskiden herkes sakınırdı, “ayıp olur” duygusu vardı örneğin. 

Bugün sizlere “ayıp olur” duygusunun tamamen kalktığına  

kanıt bir olayı sunmak istiyorum.. 

Emekli 104 amiral bir açıklama yapmışlar. 

Montrö Antlaşması’nın tartışılmasının sakıncalarını dile getirmişler. 

İktidar çok öfkelenmiş, polisi harekete geçirmiş,  

10 emekli amiral hemen gözaltına alınmış, sorgu bahanesiyle  

tam 8 gün emniyette odalarda tutulmuşlar. 

O sırada Milli Savunma Bakanı Emekli Subaylar Derneği 

 yönetimini yanına çağırmış.  

Görüşmeden sonra bakan,  

“TESUD yönetimi amirallerin bildirisini kınadı”  

diye açıklama yapmış. 

TESUD yöneticileri ise bu açıklamaya çok şaşırmışlar ve  

“Görüşmemizde asla böyle bir şey olmadı” demişler. 

Vay sen misin bakanın lafı üzerine laf söyleyen. 

Derneğe hemen müfettişler gönderildi. 

Yetmedi birkaç gün sonra Süleyman Soylu,  

emekli subayların yöneticilerini görevden aldı. 

Eskiden olsa siyaset büyükleri böyle bir girişime  

hemen müdahale ederdi.  

“Yapmayın şu sırada, ayıp olur, herkes  

intikam aldığımızı düşünür, olmaz böyle şey” derdi. 

Ancak artık utanma duygusu belli ki kalmadı. 

Tam tersine utanma yerine “Bana ters gelen herkesi yakarım,  

duygusu ve eylemi ağır basıyor. 

Buna “Yeni Türkiye” demiyorlar mı, içim gerçekten çok acıyor. 

İlkel, ahlaki değerlerini yitirmiş, vicdansızlık egemen olmuş,  

acımasızlığın ve intikamcı duyguların kutsandığı bir ülke,  

insanın içini acıtmaz mı?