BAŞYAZAR - Özcan Vural


Doğrusu bu !!! 

Doğrusu bu !!! 


Doğrusu bu !!! 

 

Bu hava,ülkenin hayrına alamet değil .. 

Uzun süredir Erdoğan’ı hayretler içinde izliyorum.  

Daha önce birkaç kere yazmıştım hatırlarsınız,  

sanki çevresindekiler Erdoğan’a  

hata üzerine hata yaptırmak için çabalıyorlar.  

Aynı cümle içinde hem milli birlik beraberlik mesajı verip  

hem de ülkenin yarısından fazlasını  

“hain, darbeci, dış güçlerin oyuncağı, terörist”  

ilan edebiliyor Erdoğan. ( Boğaziçililer –Bay Kemal ) 

Üstelik bunun dozu her geçen gün daha da artıyor.  

Ülkemizde o kadar uyanık (!) siyasetçi ve yönetici var ki,  

bunlar “metrekareye düşen cahil sayısının,  

virüsten daha fazla” olduğunu düşünerek boş lâflarla, 

yalan ve hurafelerle insanları kandırma gayreti içindeler…  

Her hafta yeni uydurma konu ortalığa atılıyor. 

Yok “Aya gidiyoruz” yok “Anayasayı değiştirelim” 

“Aşıları aldık” ,”Durumumuz çok iyi”.. 

Hepsi atmasyon hepsi yaan.. 

Ama Halkımızın önemli bir bölümünün 

her şeyin farkında olduğunu göstermekte…  

Mektup ve mesajlardan bazı bölümleri  

(okurların adlarını vermeden) naklediyorum.  

“Hani 2020'de uzaya çıkacaktık?  

Daha kapının önüne bile çıkamıyoruz!”  

“Evde kal” demek kolay da  

  evde ekmeğin yoksa nasıl kalacaksın?”  

 “Elektrik kullanıyorsun, doğalgaz kullanıyorsun…  

Pahalı mı pahalı… Evde kalıyor, işe gidemiyorsun.  

Peki, nasıl ödeyeceksin?”  

Bu gidişle virüsten değil ama ev hapsinin yarattığı  

ruhsal bozukluktan ya da açlıktan ölebiliriz!”  

“İktidarın, belediyelerin aşevleri için  

açtıkları hesapları bloke etmesi, ücretsiz ekmek dağıtımını  

önlemesi, vatandaşı hiç mi hiç düşünmediğinin kanıtıdır.”  

Hakikatlar ise ;Ülkemiz borç denizinde yüzüyor…  

Vatandaş borç batağında çırpınıyor…  

Ücretler sefalet rakamlarına düştü…  

Yandaşların ise maşallah keyifleri yerinde 

“Toplumumuz sadaka ekonomisi ile yönetilmek isteniyor, 

 yönetilemiyor! Devlette işler ehline değil,  

yandaşlık derecesine göre veriliyor.”  

 Yukarıdaki görüşlere benzer çok sayıda mesaj var.  

Hepsini nakletmeye sütunumuz yetmez.  

Bunlar sadece mektuplardan alınmış cümlelerdir.  

Özetlemek gerekirse yurttaş,  

Türkiye'deki yönetim sisteminden şikâyetçi ve çok kişi  

“Güçsüz ve çarpık parlamenter sistemden,  

ülke gerçeklerine uymadığı için sorunları çözemeyen  

bir başkanlık sistemine geçildiği” görüşünde…  

Çözümün ise  ; Saraylarla değil, 

“Güçlendirilmiş parlamenter sistem” olduğu düşünülüyor.