Hasan AZKIRAN


BU ŞAİR YAZAR KİMDİR ? 

BU ŞAİR YAZAR KİMDİR ? 


BU ŞAİR YAZAR KİMDİR ? 

              Merhaba değerli okurlarım 

              Bugün sizleri her zaman olduğu gibi yine bir ünlümüz ile tanıştıracağım. Bugün aramızda olmayan bu ünlümüzü, çoğumuzun 1951 yılında yayın hayatına giren NOKTA dergisinden tanıdığını sanıyorum. Evet Size Edip Cansever’den bahsediyorum.  

              Özellikle Edebiyata, Şiire ve kültür sanata yönelik çalışan gençlerimizin Edip Cansever ile ilgili dergi ve kitaplarını ve de eserlerini okumalarını tavsiye ediyorum. 

              Yaptığım derin araştırmalarım sonucunda emin olduğum kaynaklardan edindiğim bilgilerle 

Kaleme aldığım bu büyük ustanın hayat hikâyesini aşağıda sunuyorum hadi birlikte okuyalım. 

      

              EDİP CANSEVER’İN HAYATI VE ESERLERİ: 

              Edip Cansever 8 Ağustos 1928 de İstanbul'da doğan Edip Cansever, İstanbul Erkek Lisesi'ni bitirdi. Yüksek Ticaret Okulu'ndan ayrılıp ticaret hayatına atıldı ve İstanbul da Kapalıçarşı'da antikacılık yaptı.  

              İlk şiiri 1944'te İstanbul dergisinde yayınlandı. Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini "İkindi Üstü" kitabında topladı.  

              Bu şiirlerde varlıklı, her şeye yaşama sevinciyle bakan bir gencin avarelikleri, duyguları ön plandaydı.  

              1951'de "Nokta" dergisini çıkardı. Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı. İlk kitabından 7 yıl sonra yayınladığı "Dirlik Düzenlik" bu dönemin ürünüdür. Bu kitaptaki şiirlerde düşünceyi dil içinde eritmeye yönelen, özlü bir söyleyiş ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleştiri için mizah aracını kullanan bir tutum görüldü.  

              1957'de yayınlanan "Yer çekimli Karanfil" ile kendisine özgü bir şiir evreni kurdu. İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi.  

              Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi dönemin sanat yayınlarında şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu.  

               Şiirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. "Dize işlevini yitirdi" gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar kullandı. "Nerde Antigone", "Tragedyalar", "Çağrılmayan Yakup" bu dönemin ürünleri.  

               Yine de İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi.  

               Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini gözardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep üstünde tuttu. 

               1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraşan Edip Cansever, Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi. Tedavisi için getirildiği İstanbul'da 28 Mayıs 1986’da yaşamını yitirdi. 

               Bilgi birikimini Türk Gençlerine bırakan bu ünlümüzü minnet ve rahmetle anıyor, tüm saygın Gemlik halkımıza, gönül dostlarıma, gençlerimize önce sağlık, mutluluk, saygı, sevgi ve muhabbetlerimi sunuyor, gelecek sayımızda bir başka ünlümüzü tanıtmak üzere  hoşça kalın efendim. 

HASAN AZKIRAN 

 

EDİP CANSEVER’İN ESERLERİ  

İkindi Üstü (1947) 

Dirlik Düzenlik (1954) 

Yerçekimli Karanfil (1957) 

Umutsuzlar Parkı (1958) 

Petrol (1959) 

Nerde Antigone (1961) 

Tragedyalar (1964) 

Çağrılmayan Yakup (1966) 

Kirli Ağustos (1970) 

Sonrası Kalır (1974) 

Ben Ruhi Bey Nasılım (1976) 

Sevda ile Sevgi (1977) 

Şairin Seyir Defteri (1980) 

Yeniden (1981) 

Bezik Oynayan Kadınlar (1982) 

İlkyaz Şikayetçileri (1984) 

Oteller Kenti (1985) 

…………………….X…………………. 

GARİPLER TEKNESİ 

Garipler teknesinde 

Birkaç hüzünlü arkadaşla 

Kimimizin kalbi kırık 

Kimimizin içi buruk 

Kimimizin gözleri nemli 

Kimimiz dokunulsa ağlayacak 

Sözde bizler eğleniyoruz 

Birimizin eşi 

Geziye katılmamış 

Kimimiz eşinden ayrılmış 

Birimizin eşi şarka tayin olmuş 

Birimizin eşi çok uzaklarda 

Ekmek parası peşinde 

Boynumuz bükülmüş 

Garipler teknesinde 

Eğlenceye gidiyoruz sözde 

Allah’ım bu garipler teknesi 

Neden halâ kalkmıyor 

Piyanist yanık yanık 

Şarkılar söylüyor 

O söylüyor yüreğimiz ağlıyor 

Kavuştur Ya Rabbim sevenleri 

Bir dahaki sefere 

Garipler teknesinde…AMİN 

   Gülşen SALDIRANER/GEMLİK  

    28 Ocak 2001 Pazar 

…………………..X………………….. 

ÖMRÜN GEÇEN YARISI 

Nedendir böylesine başıboş geçen yıllar 

Bizdeki aşkı yalnız körükler ayrılıklar 

Bir damlacık sevincin peşinde üzüntü var 

Ömrün geçen yarısı beni hoş görün sizler 

 

Uzanıp alıvermek bulutları çok kere 

Erişmek o en güzel beldeye nefessizce 

Ve ulaşmak cihanın nurlarına sessizce 

Ömrün geçen yarısı beni hoş görün sizler 

 

Bir yangının içinden hazla döküldü yıllar 

Zamanın avucunda ağladı güldü yıllar 

Ne teselli aradı ne keder buldu yıllar 

Ömrün geçen yarısı beni hoş görün sizler 

 

Ben de zaman denilen o çarkın içindeyim 

Avuçlarımda güneş gözlerimde denizler 

Sevginin güzelliğin bir ömür peşindeyim 

Ömrün geçen yarısı beni hoş görün sizler 

               Nurcan TÜYEL/İSTANBUL  

Dost YÜREK 29.07.2017 

……………….X…………….. 

HİCRANI YAŞATMA BANA NE OLUR 

EY BENİM SEVGİLİM, AŞKIM, ONURUM, 

GİDERSEN KIRILIR İNAN GURURUM, 

HER GECE YOLUNU BEKLER DURURUM, 

HİCRANI YAŞATMA BANA NE OLUR. 

 

GÜN DEĞİL, AY DEĞİL,  YIL DEĞİL İNAN, 

VARMIDIR ADINI BENDEN ÇOK ANAN, 

CANIMDA, KANIMDA KOR GİBİ YANAN, 

HİCRANI YAŞATMA BANA NE OLUR. 

 

ŞU GÖNLÜM HUZURU SENDE BULUYOR, 

İÇİME MUTLULUK, NEŞE DOLUYOR, 

EN BÜYÜK HAYALİM GERÇEK OLUYOR, 

HİCRANI YAŞATMA BANA NE OLUR. 

                 Galip KURDOĞLU/ARHAVİ 

……………….X……………… 

GECEMDE KÂBUSUM OLSAN NE OLUR 

Ben ezelden beri yaralıyım, 

 Bir kurşun  da senden yesem ne olur. 

Gecemi gündüzüme katmaktayım, 

Gecemde kâbusum olsan ne olur. 

 

Farzetki ben yıllar önce öldüm. 

Her gününü gün et de unut beni. 

Senin ile kalbimi de gömdüm, 

Gecemde kâbusum olsan ne olur. 

            Hasan AZKIRAN/GEMLİK 

…………………..X…………………. 

BABAM 

Göz yaşların akıp gider içine 

Ortak aramazsın asla derdine 

Hep eziyet edip durdun kendine 

Bu gün kendin için yaşasan babam 

 

Durdurmadı seni ayaz fırtına 

Dağlar kadar yükü aldın sırtına 

Umutla baktırdın bizi yarına 

Bir gün kendin için yaşasan babam 

 

Yaşlandın kaldırmaz artık yüreğin 

Tutmuyor ellerin tutmuyor dizin 

Nasihat tır bize bütün sözlerin 

Bir gün kendin için yaşasan babam 

               Fuat ATEŞ/ERZURUM 

 29 07 2021 Saat 16 /40 

…………………..x…………………. 

MEDİNE DİLENCİSİ 

Gecelerim aşk kokardı 

Sen sebepsiz gelirdin rüyalarıma öyle 

Otururdun gönlümde baş köşeye 

Bir tebessüm isterdim 

Medine dilencisinden beterdim öyle 

Elimde mendil baharı beklerdim 

Seni beklerdim 

Hasreti beklerdim 

Kibrit olsan yanmayı yakmayı beklerdim 

Anla işte öyle bir bekleyişteydim 

Bir avuç tozum 

Tut savur yüzümden yüzüne 

Ben doyamadım sana 

Belki doyar toprak lığım toprak lığına 

Ellerim yüreğimden büyük 

Sevdan bedenimden 

Bir ruhum var bedenimden öte 

Al feda olsun aşkın uğruna 

Aşk benden, ruhtan da öte 

Sev diyorum 

Medine dilencisiyim 

koy mendilime yüreğini, baharımı 

bilmem gayrı bundan öte 

Zübeyde YALÇINKAYA/ERZURUM