BAŞYAZAR - Özcan Vural


Bu isim yakışmıyor !...

Bu isim yakışmıyor !...


Bu isim yakışmıyor !...

 

Sayın okuyucularım, Ayasofya Camisi cuma günü  

ibadete yeniden açıldı, bindirilmiş kıtalar alanı doldurdu.  

Bazıları yeniçeri kılığına girmişti, bazılarının kafasında  

Osmanlı artığı kırmızı fes, sarık, takke vesaire…  

Sokaklarda tekbirli gösteriler yapıldı.  

Sonra bütün pisliklerini alana bırakıp gitti  yobazlarımız. 

Diyanet'in başkanı olan zat minbere çıkıp  

elinde kılıçla  hutbe okudu.  

Üstelik hutbesinde  Atatürk'ü lanetledi!  

Bu şahıs nasıl bir devlet görevlisidir, kime hizmet etmektedir? 

Nedir Cumhuriyet döneminde ilk kez tanık olduğumuz  

bu kılıçlı hutbe olayı.Tarihte ,Kılıcın iki anlamı vardı:  

Padişah ülkenin başına geçmiş ve yönetimi devralmıştır.  

O halde 21. yüzyılda komik kaçan bu kılıçlı  

hutbe şovunun anlamı neydi?  

Sözde din adamı kılıç kuşanmayı birisinin adına yapmıştı da acaba kimin? 

“  Bilmeyenlere söylüyelim Erdoğan…” 

Sonuçta zincirleri kırdılar (!) ve toplu namazı kıldılar.  

Kameralar karşısında gerçekleşen namaza Cumhurbaşkanı,  

saray ekibi, devleti yönetenler, VIP davetliler ve  

( İmamoğlu yok.Belediye başkanına Davetiye göndermemişler) 

Genelkurmay -Kuvvet Komutanları (üniformalarıyla) katıldı  

Ancak bu kadarı yetmez…  

Şimdi sırada bir başka “Güzellik” olması gerekiyor.  

Ayasofya tümüyle Hıristiyan kültüründen gelen bir isim. 

Bir sözcük eğer “Aya…” diye başlıyorsa biliniz ki  

Rumca ya da Yunancadır. Aya İrini, Aya Yorgi gibi.    

Kebir Arapça bir sözcük. Anlamı:  Büyük cami.      

Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi…” Kafam karıştı, anlayamadım.  

Başı Rumca, devamı Arapça…  

Hadiseye bu açıdan bakarsak, caminin Rumca ismi aynen duruyor!  

Arapça ifadeler getirmek acaba hangi akla hizmettir?   

Sayın okurlarım, gördüğünüz gibi bunlar da ne yaptıklarını bilmiyor.  

Yeter ki şov olsun!.. Ayasofya olayından gelecek  

bir miktar oy olursa Allah bin bereket versin!  

Amaç Fatih'in vasiyetini yerine getirmek değil,  

Atatürk'e lanet okumak ve siyasi şov eşliğinde  

oy avcılığı yapmaktı, onu yaptılar.   

Bence şu anda yapılması gereken ilk iş,  

bu caminin isminden Ayasofya sözcüğünü çıkarmaktır.  

Yerli ve milli bir isim bulmak zorundayız.  

Yeşilköy'ün adı geçmişte Aya Stefanos (Ayastefanos) idi.  

Sonra Cumhuriyet yönetimi bu ismi kaldırdı ve Yeşilköy yaptı.  

İşte o nedenle diyorum ki Ayasofya yerine  

“Yerli ve milli” bir isim bulsunlar!   

Efendim, Ayasofya ismini değiştirirsek Hıristiyan dünyası  

buna karşı çıkar ve kıyameti koparırmış…  

Yavvv.Bizim başımızda bütün kâinatı titreten  

muhteşem bir dünya liderimiz var.  

Ne tesadüfse Lozananlaşmasının tarihi gününde 

Anıt kabir kapatılıyor. Efendim ilaçlanacakmış.. 

Benim tanıdığım liderimiz “Ayasofya-i Kebir” gibi anlamsız, 

Rumca-Arapça karışımı ifadelere yer verilmesine karşı çıkar.   

Naçizane, haddim olmayarak önerim şudur:  

Bir emir versin, bu caminin adı örneğin “Tayyip  Han” olarak değiştirilsin!  

Yakışır valla, hem yerli olur hem de milli!  

Haydi Sayın Erdoğan, liderimiz, sana güveniyoruz