Dilay Nakış


Bir Mekân Olarak Gemlik’te Kadın Girişimciler Dernekleri

Bir Mekân Olarak Gemlik’te Kadın Girişimciler Dernekleri


Bir Mekân Olarak Gemlik’te Kadın Girişimciler Dernekleri

    11 Mart 2020 tarihinden itibaren yaşadığımız Covid-19 salgını nedeniyle yaşam tarzlarımız yeniden şekillenmeye başladı. Bu süreç, insanoğlunun temel özellikleri arasında kabul edilen sosyal bir varlık olma anlayışı doğrultusunda sosyalleşme mekânlarımızı değiştirdi.

    Teknolojinin bize sunduğu imkânlarla birlikte cep telefonlarımıza yüklediğimiz çeşitli uygulamalarda bir mekân hakkında beğenin, yorumun fazla olması, yer bildirimiyle o mekânı popüler adı altında gösteriş mekanizması haline getirerek menüdeki fiyatın yüksek olması ve mekândaki bir iki aksesuar veya tasarımla kaliteli misyonu yüklediğimiz yerlere salgın nedeniyle tehlikeli yerler diye görmeye başladık. Ailemiz ve dostlarımızla sohbet edebileceğimiz yeni mekân arayışlarında mekânın popülerliğinden ziyade açık alanda güvenli, hijyenik ve az kalabalık ortamlar bir mekânı tercih edebilme nedenimizi oluşturdu.

    Çeşitli nedenlerle yaşadığımız değişim dönüşüm süreci bizleri daha farklı mekânlara yönlendirdi. Salgın öncesinde genellikle ekolojik yaşamı savunan insanlarca gidilen mekânların tercih edilirliği günümüzde artış gösterdi. Doğanın koruyuculuğunu fark etmeye başladığımız bu dönemde emeğin doğrudan gözlemlenebildiği, doğal ortamda güvenirliğin arttığı bu mekânlardan biri de kadın girişimciler dernekleridir.

    2013 yılında Büyükşehir Belediye Kanunu ile Gemlik’te resmi anlamda mahalle olarak yer almaya başlayan; ancak günlük hayatımızda bizlerin halen köy olarak ifade ettiği Narlı, Karacaali, Büyük Kumla, Küçük Kumla, Umurbey ve Güvenli’de kadın girişimciler dernekleriyle karşılaşmak mümkündür. Kadın emeğinin ön planda olduğu bu derneklerin bulunduğu yerlerde doğal ortam içerisinde bir kahve veya çay yudumlayıp doğrudan kadın üreticinin eşsiz lezzetlerine ulaşabilirsiniz.

    Kadın girişimciler derneklerinin oluşmasında birçok kadının bir araya gelerek kendi çabalarıyla atıl durumda olan yerleri sevgi ile emeklerini birleştirerek güzelleştirmeleri ve “biz kadınlar olarak ayaklarımızın üstünde durabiliriz” i göstermeleri takdir edilmesi gerektiren bir durumdur. Bununla birlikte el becerilerini sergiledikleri bu mekânlarda çalışma süresi içerisinde dernekte çalışan kadınların da orada yediklerinin içtiklerinin ücretini ödemesi ve en son hesap yapıldığında kadınların işletme masraflarını ayırıp kalan parayı kendi aralarında bölüşmeleri emeğin eşit şekilde paylaşımcı gücünün önemini gösterir. En güzel özelliği ise dernekteki kadınların sosyal sorumluluk anlayışlarının yüksek olmasıdır. İsimsiz kahramanlar olarak nitelendirdiğim bu nedenle ismini vermek istemediğim bir kadın girişimciler derneği tarafından oluşturulan bahşiş kavanozunun gelirleri, Uludağ Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nde lösemili çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmakta ve çocukların odalarının kapılarına habersiz hediyeler bırakılmaktadır. Böyle bir duyarlılık karşısında bahşiş vermeye ne kadar karşı olursanız olun o kavanozu gördüğünüzde “çorbada tuzum olsun” dememek mümkün değil.

    Gemlik’te bulunan kadın girişimciler derneklerinin yaşadığımız bölge insanına etkisinin büyük olduğunu düşünmekteyim. Bu etkileri sıralamak istiyorum. İlk etkinin bölgemizde unutulmaya yüz tutmuş alanları doğaya zarar vermeden canlandırarak güzelleştirmeleridir. Bu doğal ortamda güler yüzleriyle kendi yaptıkları ürünleri sizlere uygun ücretlere vermek günümüz kentleşme mekânlarında aradığımız; ancak nadir bulabildiğimiz bir özelliktir.

    İkinci etki, kadın üreticiler olarak dayanışma içerisinde bir iş ortamı kurarak kendi ayaklarının üzerinde durabilmeyi göstermeleridir. Bu durum hem birey olarak hem de kolektif bir ortamda yer alabilen bir kadının yaşam özgürlüğünün temsilidir.

    Üçüncü etki, hayatın herkese aynı şartları sunmaması karşısında yaşamda her ne olursa olsun kadının gücünün bir araya gelerek mücadele ruhunu ortaya çıkarmalarıdır. Dernek üyesi olarak yer alan ve çalışan kadınların kendi özel yaşamlarında ne tür sıkıntılar yaşadığını bizler bilemeyebiliriz; ancak dernekte üye arkadaşlarının samimiyeti ve birlikteliği çözüm bulabilme imkânı yaratmakta, dost meclisi oluşturmaktadır.

    Bir başka etki, kadın duyarlılığını göstererek yardım bekleyen insanlara destek olmalarıdır. Kadınların bu sorumluluk bilinçlerinin olması ve bir el uzatmaları bölge halkının bilinçlenmesine yardımcı olmakta, birliktelik ilkesiyle topluma faydalı insanlar olabilme düşüncesini güçlendirmektedir.

    Son bir etki ise çevre esnafla yaptıkları alışveriştir. Her ne kadar kendi el emekleri ön planda olsa da birtakım malzeme temin etmek için bölge esnafıyla alışveriş etmek zorunda kalınmaktadır. Bu duruma nasıl bir bakış açısıyla baktığımız önemlidir. Kadın girişimciler derneklerini bölge esnaflarına karşı bir rakip olarak görmek ve esnafların da kadın girişimci derneklerini ekmeğimize göz dikiyorlar diye bakmaları doğru değildir. Burada “Gemlik halkının dayanışması” olarak durumu değerlendirmek, karşılıklı doğru etkileşim ve birliktelikle bölgenin kalkınabilme amacı ön planda olmalıdır.  Aksi halde bakmak başta bölge halkının bütünlüğünü bozmakla beraber kadın üreticinin haklarına, mücadelesine taş koymaktan başka bir anlam ifade etmez. Gemlik’teki her kadın girişimciler derneği kıymetlidir. El emeği göz nurudur. Bu nedenle her kadın girişimciler derneğinin birbirini desteklemesi gerektiği gibi biz, bölge halkı olarak da bu birlikteliğe katkı sağlamalıyız.

    Belki lüks restoranların ve kafelerin rahat koltuklarında oturamayabilir ve tabaklarda çeşitli sunum zenginlikleri ile farklı tatların birleşimini göremeyebilirsiniz; ancak kentleşmenin bizlere gösteriş olarak yüklemiş olduğu popüler mekânların cazibe merkezi haline dönüştürülmesine karşılık doğrudan kadın üreticiden elinden güvenilir, hijyenik el yapımı ürünleri uygun ücretlere alabilir, lezzetli tatları keşfedebilir ve samimi doğal bir ortamda dinlenerek huzurlu bir vakit geçirebilirisiniz.

“Kadın ruhuyla, mücadelesiyle dünyayı güzelleştirir.”