BAŞYAZAR - Özcan Vural


Batan adamın malları!!!.

Batan adamın malları!!!.


Batan adamın malları!!!.

Meclis kürsüsünde “İşte CHP’nin yaptıkları ve 

AKP’nin sattıkları” diyerek metrelerce uzunluktaki 

listeyi yere sermiş CHP ‘li milletvekili..

Büyük önder Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 

başlattığı ekonomik savaş ile Türkiye Cumhuriyeti 

sayısız eser kazanırken, özel sektör de bin bir 

emekle bu çabaya katkı sağlıyordu.

Böylelikle bugün hâlâ kullandığımız

nice güçlü marka çıkmıştı ortaya.

Ancak AKP zihniyeti bu markaları da yok etti.

Şu anda hepimizin “Türk malı sandığı” birçok marka 

ve şirket aslında yabancıların elinde.

Yahu “milli içki” diye bilinen rakı bile artık yabancıların elinde.

Taaa 1926’da kurulan efsane otobüs şirketi 

Kamil Koç, artık Türk malı değil.  

Bankalar , limanlar ,köprüler , otoyollar halkım ( NAH ) senin.

Beymen, Yargıcı gibi yılların emeği ile kurulan

moda devleri Arapların olmuş.

Çayımız bile Almanların. Daha ne diyelim ki.

Öyle bir hasar verdiler ki, gittiklerinde

enkaz nasıl kalkacak bilemiyorum.

Bütçe görüşmeleriyle birlikte Meclis kürsüsüne çıkan 

AKP’lilerin ağzından inciler dökülüyor.

Erdoğan’ın “Evime ekmek götüremiyorum” diyen vatandaşa 

“Abartıyorsun” cevabını vermesi ..AKP’li yöneticiler fanatik biçimde 

“Türkiye’de açlık yok, yoksulluk yok” deme yarışındalar.

Aslında AKP üst yönetimi bu görüşünde haklı.

 AKP’liler için durum farklı.Onlar için iki tür AKP’li var. 

“ Sizinkilerin kardeşleri, yeğenleri, çocukları

3 - 4 maaş, 5 maaş alıyor 

ama milletin çocukları işsizlikten kırılıyor, intihar ediyor” 

“Sizler sarayda ejder meyvesi yiyorsunuz ama 

milletin çocukları bir portakala-mandaline hasret..

“Sayın Erdoğan'ın sarayda hatırlatalım isterseniz: 

Beyaz çay, ejder meyvesi, efuli ..

aloe vera (starex meyvesi eşliğinde), orman meyveli spesiyal, 

bahçe naneli limonata , pataşur içerisinde 

Çerkez tavuğu ‘neyse bu artık’,

Okuyamıyoruz bile yani söyleyemiyoruz 

bile neler olduğunu. Sarayda bunları yiyor

“Sizinkiler bol bol ihale alıyor, milletin çocukları ekmek parası için 

rögar temizlerken yaşamını yitiriyor, zehirleniyor. 

Sizinkilerin kardeşleri, yeğenleri, çocukları 3 maaş, 4 maaş, 5 maaş alıyor

 ama milletin çocukları işsizlikten kırılıyor, intihar ediyor. 

Bakın, 2002'den beri 3 bini aşkın intihar olmuş Türkiye'de, 

son on yedi yılda yaklaşık 5 bin kişi geçinemediği için yaşamına son vermiş. 

İnsanlar intihar ediyorlar ama hiçbiri sizin umurunuzda değil 

çünkü keyfiniz yerinde, hayat size güzel, 

ondan dolayı hiçbir şeyi umursamıyorsunuz.”

Birincisi iktidar eliyle zenginleştirilen ve sınıf atlatılanlar.

İkincisi iktidar eliyle yoksullaştırılıp

yardıma muhtaç hale getirilenler.

Birinci gruptakilerin sayısı çok fazla değil ama 

ülke yönetimi ve devletin bütün gücü ellerinde.

İkinci grup ise çok kalabalık, milyonlarca kişiden oluşuyor, 

nitelik olarak hiçbir hükmü yok 

bu kesimin ama partinin oy tabanını oluşturuyor.

İktidar zihniyeti, yoksullaştırılan ve yardıma bağlanan kesimi 

sadece oy alacağı kesim olarak görüyor ve onları algılarla yönetiyor.

AKP’li üst yöneticilerin kıymetlileri

zenginleştirilmiş, sınıf atlatılmış olanlar.

Tabii ciddiye aldıkları bu kesim olunca da göğüslerini gere gere 

“ne fakir var ne de işsiz” diye bağırabiliyorlar.