BAŞYAZAR - Özcan Vural


30 Ağustos.. Büyük Coşku.

30 Ağustos.. Büyük Coşku.


30 Ağustos.. Büyük Coşku.
Türk ulusunun kurtuluş günü olan 30 Ağustos'u  (tüm unutturma çalışmalarına rağmen)  Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyet devrimlerine  
bağlı yurttaşlar olarak coşku ile kutladık.  
Varsın bir takım meczuplar, yarım akıllılar  “Kurtuluş Savaşı'nın keşke Yunan kazansaydı…”  
diye dövünedursun… Vatan hainleri. 
Varsın bir takım gerici çevreler milli bayramlarımızı  önemsizleştirmeye çalışsın… Gemlikte de yobazlar var. 
Varsın Atatürk ve Laik Cumhuriyet'e düşmanlık tuzakları kurulsun, kin ve nefret kusulsun… 
Atatürkü anmayan yobaz yangın evi yaptık diye  sanatçı Demet Akalının yaptırdığı evin resmini  face book koymuş . Yalan  ( Gemlik te) 
Yangını bizim uçaklar söndürdü diyor. 
Yel kayadan ne alır ki? Gerçek şudur:  
Bugün ülkemizin büyük çoğunluğu ( Yobazlar hariç ) 
Cumhuriyet'ten ve çağdaşlıktan yanadır.   
Uygarlık mücadelem 99 yıl önce Anadolu,  haklıyla haksızın savaşına sahne oldu.  
Yoksul, yorgun ulusumuz, kadınıyla, erkeğiyle  düşman işgaline karşı çıkmış, coşup şahlanmıştı…  
Mustafa Kemal Atatürk'ün dehası ve askerimizin  kahramanlığı ile zafer çok şükür ki,  ulusumuzun oldu.  
622 yıllık uzun bir ömürden sonra batarak tarihe gömülen  Osmanlı İmparatorluğu, arkasında (Onu da yobazlar yıktı ) yüzde 95'i okuma-yazma bilmeyen, yoksul, yorgun,  
cahil ve bitik bir toplum bırakmıştı…  
İlk 300 yılı parlak zaferlerle geçen Osmanlı Devleti,  son 300 yılda (bilim ve teknolojide çok geri kaldığı için)  
devamlı yenilgilerle yavaş yavaş gerileyerek batmış,  1900'lü yıllara gelince, Avrupa'nın “Hasta adam” dediği  Osmanlı'nın işi tamamen bitmişti.   
Mustafa Kemal, destansı mücadelelerle, yıkık, ezik, perişan  
toplumdan, yepyeni, dinamik, genç ve güçlü bir ulus yarattı.  
Fakat biz bunun kıymetini bilemedik!  
Bugün geldiğimiz nokta, ne yazık ki, eski günler kadar  
karanlıktır ve yaşanan acı olaylar, tüm yurtseverlerin  
yüreklerini parçalamaktadır.  
Atatürk'ün “Kazanmak mecburiyetindeyiz” dediği  
“Eğitim ve aydınlanma” savaşını, başka bir ifadeyle  “Uygarlık mücadelesini” kazanmamız şarttır!  
23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim gibi ulusa moral veren, güven aşılayan kutlamaları savsaklanarak unutturulmak isteniyor. Ancak…  
Milletimizin büyük bölümü, gurur duyduğu ulusal bayramları asla unutmayacak, unutturmayacaktır!  
“Ey yükselen yeni kuşak” Mustafa Kemal Atatürk, “Uygarlığın yeni buluşları, olağanüstü teknik başarıları,  
dünyayı değişimden değişime sürükleyip durduğu bir evrede,  
yüzyılların eskittiği davranış ve düşüncelerle,  geçmişe saplanıp kalmakla varlığımızı korumamız imkânsızdır.  
Gençler! Geleceğe güvenimizi güçlendiren ve sürdüren sizsiniz.  
Siz, almakta olduğunuz eğitimle, bilgiyle, insanlıktaki üstünlüğün,  
yurt sevgisinin, düşünce hürriyetinin en değerli örneği olacaksınız.  
Ey yükselen yeni kuşak! Gelecek sizindir!  
Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek,  
yüceltecek ve yaşatacak olan sizsiniz. 
“Ne mutlu Türküm diyene” Dünya lideri Mustafa Kemal Atatürk..