• Çarşamba 13 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 ° / 6 ° Güneşli
  • Cuma 18 ° / 6 ° Parçalı bulutlu


Uzun Yolculuklar Tek Bir Adımla Başlar

Uzun Yolculuklar Tek Bir Adımla Başlar

Uzun Yolculuklar Tek Bir Adımla Başlar

"BEN ŞARKICI OLMAK İSTİYORUM"DEDİĞİ GÜNÜN ÜZERİNDEN 45 YIL GEÇMİŞ.

ADLİYE KÖYÜNDEN ASSOLİSTLİĞE UZANAN SAHNE SERÜVENİ.

Sesi güzel,yüreği güzel, iyi bir eş,iyi bir baba,sanatçı ve dost ;

OKTAY YILDIRIM.

22 Yıl kadar önce bir yaz günü Kumla da tanıştık.Çok güzel bir yazdı."Gün batımı "cafe de fasıl akşamlarında buluşur,keyifli saatler geçirirdik koro arkadaşlarımızla.

    Oktay bey de Kumla da olursa evinin önündeki o bahçeye iner,ısrarları geri çevirmez ,bizlere bir kaç şarkı okurdu.İstanbul da sahne alıyordu ve gidip geliyordu.

    Dernek Başkan yardımcımız Nuran Işık ve eşi Osman Işık  meğerse yakın akrabalarıymış.Oktay bey; bizleri eşi Mürvet hanımefendi ile Kurşunlu'daki çok güzel ,bahçe içindeki evlerinde misafir ettiler.

Bu güzel sohbetin hiç olmazsa birazına sizleri de ortak etmek istiyorum.

Kimdir Oktay Yıldırım.?

SAHNE YILLARIM..

    Adliye köyü doğumluyum.1973 Yılında müziğe başladım.Öncesinde Gemlik Terme Hotel de komilik yapıyordum.Oraya çeşitli sanatçılar gelir kalırdı.Bir gün Türk Müziğinin önemli sanatçılarından Mualla Mukadder hanım kalmaya geldi.Bursa Romans Gazinosunda proğram yapıyordu.Ona "ablacığım ben şarkıcı olmak istiyorum "dedim.Beni aldı Bursa'ya götürdü ve ilk kez sahneye Romans gibi bir gazino ile başladım.İlk okuduğum şarkı "Elbet bir gün buluşacağız-İntizar"zaten üç şarkı okuyordum.Parla Şenol,Atilla Ercan gibi sanatçılar da kadrosundaydı.

    Mualla hanım sonrasında bu kez de İstanbul'a götürdü beni.Bir yıl onun evinde yaşadım.Evi Etiler de çok güzel bir evdi.Terasa çıkıyor köprünün ayaklarını seyrediyordum.

    Sonra Gemlik'e döndüm.Bursa da Taylan gazinosunda çalışmaya başladım.Taylan üç bölümdü.Gece kulübü,gazino ve düğün salonu.Ben üçünde de sahne alıyordum.7-8 sene  yoğun bir şekilde çalıştım.2250 lira o zamanda her gece kazanıyor,Diyar otelde bana ayrılan odada kalıyordum.

    İzmit'te çok çalıştım.Adapazarı Çark Gazinosuna Nesrin Sipahi solist olarak geliyordu.Onunla sahne alıyorduk.

    79 Yılıydı sanırım.Seda Sayan ile İzmit Değirmendere Mangal Restorant da tanıştık.Seda ile İstanbul'a gittik.Bir yıl da onun evinde kaldım.

     86 Yılında Gemlik de ilk festival oldu.O zaman Erol-Emel Büyükburç,Ali Gürlü,bazı sanatçılar ile ben sahne almıştık.Yoğun bir kalabalık vardı.İlk gece meydandaki kalabalığa konser verdik.İkinci akşam yemekliydi Milton Gazinosunda sahne aldık.

     İlk yıllarımda Allah uzun ömürler versin Kumla da Milton da Nuri Ofluoğlu abimizin gazinosunda sahne aldım.Kulakları çınlasın,keyifli,heyecanlı,dostlukların pekiştiği günlerdi.

     Sonrasında İstanbul'un muhtelif gazinolarında çıkıyordum.Sene 81 de ;Erenköy Kulüp 33 de çıkarken,oraya Ercüment Batanay(tambur üstadı),Muzaffer Özpınar geldi.Beni aldılar Stardast Gazinosuna solist koydular.Orası Kibariye'nin ilk çıktığı gazinodur.Onun proğramı bittikten sonra ben başladım.

Mahmut Tuncer,Ateş Böceği Ercan,İşte saz,işte caz,gibi sanatçılar benim altımda çalışıyordu.

Seda Sayan orada çalışmama vesile oldu.Boy boy afişlerim Bağdat caddesinde asılıydı.

    Satardust Gazinosundan sonra Reşat Kulüp de 10 yıl sahne aldım.Kulüpde komiler bile benim yaptığım iş ile ev sahibi oldu.Rezervesiz kimse gelemiyor,günler öncesinden rezerve yapılıyordu.

Galatasaray kulübünde de yine çok çalıştım.

Bir çok ünlü sanatçı ile proğramlarım oldu.

Çalıştığım her yerde anılarım var.

Bir anımı anlatayım.

     Bir gün İzmit'te Kocaeli Spor Lokalinde çalışıyorum.Lokalin sahibi ile 40 günlük anlaşma yaptık.Bir gecede üç düğüne gönderiyor beni.Ben her gece paramı alıyor,gerisine karışmıyorum.Her bir düğünde beş şarkı okuyor,diğerine gidiyor,aynı şarkıları tekrar okuyorum.Ben otomatiğe bağlamış gibiyim.Zaten sahne ışıklarından,kalabalıktan bir şey gözükmüyor."genç evlilere ömür boyu mutluluklar dilerim "diyerek proğrama başlıyorum.

Yine aynı dilekleri diledim,meğerse sünnet düğünüymüş.

    Yine 12 Eylül öncesiydi 15 gün çalıştım.Seksen ihtilali oldu.Otelde kaldık.Patron paramı vermedi.Bu da kötü bir anıdır.

     Eski garajın olduğu yerde Asya Oteli vardı.Terasta odalar olurdu orada kalırdık.Onlara proğram yapardım ,ailece beni çok severlerdi.

    2000 yılında Türkan Kandıralı ile çalışmaya başladık.(Klarnet üstadı)O zamandan beri hala onunla devam ediyoruz.Mustafa Kandıralı'nın yeğeni olur.Onunla çalışmaktan hala keyif alıyorum.

    İstanbul Erenköy de 30 senedir ikamet ediyorum.45 yıllık sahne hayatım var.

    Hanım(eşim),telefon numaram,evim hiç değişmedi.

    Mürvet hanım marifetli,samimi,cana yakın,hamarat bir bayan ve karşımda gayet uyumlu bir çift gördüm.

Nasıl tanıştınız? diye sormadan edemedim.

     "Eşim Kurşunlu'dan.Biz görücü usulü ile evlendik.90 Yılında bir oğlumuz,93 yılında bir kızımız oldu.Oğlumuz reklam şirketinde video çekiyor.Bilgi Üniversitesi sinema televizyon mezunu.Bir süre dizi oyunculuğu yaptı.İsmi Ahmet Yıldırım.Pis yedili de pisi rolünü oynadı"  diyerek bazı fotoğraf ve çalışmalarından videolar gösteriyor Oktay bey.Belli ki her anne baba gibi onlar da gurur duyuyorlar çocukları ile.Yolu açık olur inşallah.

    Kızımız da yine Marmara Üniversitesi Eğitim fakültesinden mezun.Türkçe öğretmeni.Özelde çalışıyor.

Sanat hayatı ile evlilik nasıl gitti? diyorum.

Mürvet hanım hemen kısa ve öz cevaplıyor.

"Evde Haydar,sahnede Oktay.."

Gelelim isim hikayesine..

     İlk İstanbul'a gittiklerinde Mualla Mukadder Haydar ismi sahneye uymaz diye değiştirmek istemiş.Böylece Haydar bey'in ismi Oktay olmuş.Çok yakınları dışında herkes Oktay olarak biliyor.Köyde bile bazen karıştırıyorlarmış..

     Köy deyince: Adliye köyünün Haydar'ı köyünden de hiç kopmamış.Şimdilerde orada da küçük bir yer yapmışlar bahçelerine,zaman zaman giderek ektikleri sebze,meyveleri topluyor,köy havası alarak,hafta sonları misafirleri ile giderek zaman geçiriyorlar.

Pandemi'den sonra bu yazı Gemlik de geçirmişler.Ve en büyük zevkleri bahçe ile uğraşmak.

     Sebzeler ekilmiş,patlıcanlar,bamya,domates,ne ararsanız var.Her çeşit meyve de mevcut bahçelerinde.Elma,armut,nar,üzüm ,incir,ayva dalında sallanıyor.Ayrıca kaktüsleri,çiçekleri de toprakta,saksılarda renk katıyor bahçeye.

Oktay bey sahne almak için gittiği yerlerden fideler getirip ekmiş,aşılamış.

     Kurt ,kuş yedikçe onlar mutlu oluyorlar.Bizlere de birer torba elleri ile ektikleri ürünlerden hazırladılar.Onları toplarken Oktay bey gerçekten şarkı söylerken olduğu gibi zevk alıyordu.Kendi ürettiklerini yemek,yedirmek ve vermek güzel bir duygu.Hele üzümlerinden ürettikleri pekmez ve bulama muhteşem bir lezzetti.

Çaylar,kahveler içilirken bir yandan da Oktay bey anlatıyor.

    "Şarkıcılık çok sevdiğim bir meslekti ama hastalık nedeni ile ara vermek mecburiyetinde kaldım,Geçen günlerde bir akraba düğününde uzun zamandan beri ilk kez şarkı söyledim.

     Sahne bir ruh olayıdır.Sanatçı sahnede taktir edilmek ister.Ben sahneye çıktığımda şöyle bir salona göz gezdiririm,kim ne düşünüyor,istiyor hissederim.Karşılıklı keyif almak lazım.Müşterim beni dinlemiyorsa o bana keyif vermez.

Alkış...alkış...alkış..Sanatçıyı besleyen alkıştır.

Ben 65 yaşında hala sahneye çıkıyorsam,gördüğüm ilgi nedeni ile çıkıyorum.

      Hiç bir zaman kötü yerlere adım atmadım.Sıkıntılı zamanlarım oldu,zeytin ekmek yediğim de oldu ama sanatımdan ve kişiliğimden ödün vermedim.Çok ünlü olmaktan daha önemli olan ,insanların seni sayıp sevmesi, çok şükür bunu da elde ettim.

     Zeki Müren ile Bodrum Bardakçı koyunda tanışmıştık.Beni yanına oturttu.İlgi gösterdi.Çok samimi davrandı.Gemlikliyim dedim,kendimi tanıttım.Hemen "tanıyorum,beğeniyorum" dedi,ismimle hitap etti.

Ajda Pekkan ile bir ortamda birlikte olduk.Şarkım bitti,oturmadı beni ayakta alkışladı.

    Bunlar güzel şeyler.Sahne bana maddi her şeyi kazandırdığı gibi, güzel de dostluklar kurmamı sağladı.

Dünyaya yine gelsem sanatçı olurdum.."

Çocukken herkes bir sanatkardır, zor olan yetişkinken sanatkar kalabilmektir.”

- Pablo Picasso

    Oktay Yıldırım beye sanat hayatında başarılar, bu güzel aileye evlatları ile birlikte sağlıklı,mutlu,huzurlu günler diliyorum.

Yeniden görüşmek dileği ile bu güzel sohbet için sonsuz teşekkürler.

Reyhan Çorum.