• Pazar 22 ° / 13 ° Bulutlu
  • Pazartesi 23 ° / 15 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 27 ° / 13 ° Güneşli


Şükrü Şenol

Şükrü Şenol

Biz bize sohbetlerde bu kez "eğitim" dedik ve  Gemlik de eğitime katkıda bulunmuş bir değerimize yer verdik.

Geçen hafta Bursa'ya 5 okul yapılacağı kararının meclisten geçmesi ile birlikte İyi Parti Meclis üyesi Sedat Akkuş bey "Gemlik için birlik zamanı" diyerek bir açıklama yapmıştı.

Bursa'nın en büyük ilçesi iken, Gemlik de 65 okul/625 derslik bulunuyormuş..

Eğitimin geldiği durum ortada.Eski okullarımız bir bir yıkılıyor.Dün yine Atatürk Okulunun yeni binası depremde dayanıksız oluşu nedeni ile yıkıldı.

Durum ne yazık ki ! içler acısı.

Bir değil,bir çok okula ihtiyaç var Gemlik de.

Tabi ki her şeyi Devletten bekleyemeyiz. İmkanı olan herkes taşın altına elini koymalı.

Okulları olan bir milletin, istikbali emniyettedir. (Bismark)

"Bırakın olmasın mezar taşımız, bir okul bahçesine gömsünler bizi ,çocuklar koşsun üzerimizde. "

Aziz Nesin böyle vasiyette bulunmuş ve bağışladığı okulun bahçesinde bir çok çukur kazılarak kapatılmış.

Müjdat gezen anılarında bu hadiseyi anlatıyor ve "mezarın yerini yedi kişi biliyor "diyor..

"Müjdat Gezen, eşi, Aziz Nesin’in üç çocuğu ve Adalet Ağaoğlu’ndan başka kimse bilmiyor mezarın yerini… Tabii o naaşı gömen iki çocuğu da unutmamak gerek.

Biri daha var mezar taşında FAKİR BABASI yazısını hak eden.

O ÇOCUKLARI ÇOK SEVEN,ÜŞÜDÜKLERİNDE ÜSTLERİNE GİYSİ ALAN,AÇIM DİYENİN KARNINI DOYURAN ,SPOR YAPSINLAR DİYE FORMA ,TOP ALAN,OKUSUNLAR DİYE OKUL YAPTIRAN BİR HAYIRSEVERDİ..

Biz bize sohbetlerde oğlu Ahmet ,torunu Banu Şenol ve akrabaları ile görüştüm.

Hatta hakkında yazılmış yorumları da okudum.

Hepsi aynı şeyi söylüyordu.

GEMLİK'İN FAKİR BABASI ARNAVUT ŞÜKRÜ'DÜR..

KİMDİR ARNAVUT ŞÜKRÜ(ŞENOL)?

1895 Ohri doğumludur.(Ohrid yada Ohri Makedonya’nın incisi diye adlandırılan gerçekten gezmeye doyamayacağınız balkanların popüler şehirlerindendir.)

1930 Yılında dört kardeş Ohri'den gelerek Gemlik'e yerleşmişler.

Kız kardeşleri gazinocu Abdurrahim'in annesidir.Şükrü,Abdullah ve Recep.Bu kardeşlerden Şükrü işte herkesin tanıdığı ve bildiği Arnavut Şükrü'dür.

Mal varlığının bir kısmı Ohri şehrinde varlıklı bir aile olmasından kaynaklanıyor.

Diğer kardeşleri Ankara ve Bursa'ya yerleşiyor ama o buradan ayrılmıyor.

Joker Bar'ın üzerindeki o meşhur ve güzel evi yapıyor.Şu an kokoreççinin önündeki eski kahve onun evinin bahçesi.

Adnan Menderes Gemlik'e geldiğinde bu evin birinci katının balkonundan halka hitap etmiş.

Evinin balkonunu hep bayraklarla süslermiş.

Yine Park pide salonu karşısındaki ev de onunmuş.Tedi'nin olduğu yerdeki bina da.

Ayrıca "Ziraat bankasından tahvil alırdı babam "diyor oğlu Ahmet Şenol.Öldüğünde büyük miktarda Devlet tahvili ve mal varlığı bırakmış mirasçılarına.

Büyük çapta zeytin ticareti yaparmış.Evinin olduğu yerde beş havuzu,fıçıları ve dönümlerce zeytinliği bulunuyormuş.

"34 ton zeytin yollardı Rusya'ya.İskeleye gemiler gelirdi.Babamın en iyi arkadaşlarından biri içişleri bakanı Şükrü Kaya'ydı.8 Sene bizim evimizde kaldı.Sonra bizim evin yanını aldı ev yaptırdı.Üst katta kardeşleri ile kalıyordu.Alt katta ise onunda zeytin mağazası ve havuzları vardı.Kurşunludaki zeytinlikleri ile o da büyük çapta zeytin ticareti yapardı."diyor Ahmet bey.Annesi geliyor sıkça aklına,"Bizim evde yemek yiyen o kadar çoktu ki ,annem kazanla yemek yapardı ve hepsi bir günde biterdi."

Onu en iyi tanıyanlardan birisin ,oğlusun biraz anlatır mısın nasıl biriydi,nasıl bir aileydiniz ?diyorum.

"Babam iki kez evlenmiş.İlk eşi Kapaklı Köyünden.Çocuğu olmayınca ayrılmış.

Sonra Kasımpaşa'lı Mehmet'in kardeşi Memnune hanımla evlenmiş.

1958 Doğumluyum. Beni annem büyüttü.Çok iyi bir kadındı.

Babam biraz aksi,sert görünümlü,güçlü,kimseden korkmayan,lafını esirgemeyen,pervasız biriydi.Onu sevdikleri kadar,ondan çekinirlerdi.

Gemlik'in en güzel gazinosu ondaydı.

Babam sabah dörtte kalkar,bir duble rakısını içer,aşağıya gazinoya inerdi.Nargile içmek onun en çok sevdiği şeydi.İner bahçede nargile içer,sonra eve gelir uyurdu.Yine gün içinde defalarca nargile içmeye inerdi.

Gazinoyu Recep Yüzücügil'in çalıştırdığı zamanlar,herkes kravat,papyon takarak gelirdi.Ortada havuz vardı.Çakır amcaya para verir,elbiselerle atla der,o da atlardı.

Siyaset yapar mıydı?

Babam CHP'liydi ama siyasete aktif olarak girmedi.İbrahim Akıt ile iş ortaklığı da yapmışlar,sonra yolları ayrılmış.Onu Belediye Başkanı olması için çok destekledi.Seçilmesinde büyük payı vardır.

Liman Lokantasının evinin karşısına sırf partiyi tuttuğu için inatlaşma ile yapıldığını anlatırdı.

Evimde Sedat Simavi'nin imzalı ona hediye ettiği kitabı var.

Kirada evleri vardı.Diş Doktoru Özcan Vural,Doktor Karbay,Jandarma komutanı gibi hatırlı kişiler kiracısıydı.Herkesle arası iyiydi.Onu sever,sayarlardı."

"Kimi dinlesem onun çok iyiliksever olduğundan söz ediyor biraz da bu yönlerini konuşalım" diyorum.

"Evimiz bayramlarda dolardı.Hatır sayıp gelen çok olurdu.Kahve ve likör ikram ederdi.

Ramazanlarda koçanla fırınlardan üç bin pide fişi alır ,fakirlere dağıtırdı.Zaten Gemlik'in nüfusu 68 yılında 5100 kadardı.

Annem yine Sümerbank'dan kamyonet ile basma ,pazen alır onları merdiven altına yığar kadınlara dağıtırdı.

Sporcular gelir,top,forma ne isteseler onları kırmaz istediklerini alırdı.

Sadece iyilikleri ramazan ayı ile sınırlı kalmazdı.Fakir babasıydı.Kimsenin aç kalmasına dayanamazdı.İsteyene para,aş,ne lazımsa kapısından geri çevirmezdi.

Şimdi gelelim adını taşıyan okula.

"Babam eğitime önem verirdi.Çukurbahçe'deki kırk dönüm arazisinden on dönümünün arsasını Milli eğitim Bakanlığına şartlı bağışla bağışladı.Tek şartı adının konmasıydı.

O yere iki okul yapıldı.Şu an Şükrü Şenol İlk Öğretim Okulu olan okulun her şeyini kendi yaptı.Sonrasında da hep okula yardımda bulundu.

Diğerinin de arsasını verdi ,Okulu Milli eğitim Bakanlığı yaptı.

Öğrenciler kendilerine okul yaptıran hayırseveri çok severdi.

O Atatürk büstünü de yaptırmış, açılışında Orhan Paşa ile bulunmuştu..Hatta beni de yanında götürdü,okula sanki ben yaptım diye düşünmesinler diye çok gitmezdi ama Bando takımı her bayram ,yeni ders yılında bizim evin önüne gelir gösteri yapardı.

"YA YA YA,ŞA ŞA ŞA ,ŞÜKRÜ BABA ÇOK YAŞA.."

diye bağırırdı çocuklar.

Bayramda çocuklara balkondan para atardı.

Şükrü Şenol'un 1970 yılında bir milyon lira saf ederek 12 derslikli yaptırdığı ve arsasını bağışladığı okul,Gemlik'in en modern okuluydu.

O dönem Belediye Başkanı Emin Dalkıran'dı.Babam okulu bağışladıktan sonra Evin Restorant da şehrin ileri gelenlerine bir de kalabalık yemek vermişti.Gittiği böyle yerlere beni de yanında götürürdü.

Okulun ilk Müdürü ise Yusuf Şenocak'dı.Babama verdiği yazı hala duruyor.

Babamın ölümünden sonra okulun ismi Şehit Cemal İlk Öğretim Okulu olarak değişti.Üstelik benim ve mirasçıların izni alınmadan bir spor salonu yapılarak ilçemizle ilgisi olmayan bir şehidin adı konuldu.Babamın bu konuda şartı vardı.Dava açtım ve kazandım fakat okulun ismi yine değişmedi.

Bu şikayetlerimizi defalarca ilettik.Milli Eğitimin gerekeni yapmasını bekliyoruz.Ona büyük bir haksızlık yapılmıştır.

Babam bir sabah uykudan kalkamıyor.Felç gelmiş.Bursa da askeri hastahanenin doktoru arkadaşıydı.Yatak ve ihtiyacı olacak şeyleri yolladı.

Şükrü Kaya'nın oğlu Umur Kaya ziyaretine geldi.Yapılacak bir şey var mı ?diye sordu,başkaları da geldiler ama kurtuluş yok dendi,üç gün sonra öldü.

Cenazesinde yine en önde yaptığı okulun çocukları ve bando takımı vardı.1973 Yılında öldüğünde ben 15 yaşındaydım.Askere gittiğimde 80 yılında da annem öldü.

Babamın iki tabancası vardı birini çaldılar,altın köstekli saatini İbrahim Akıt aldı.Malları ailesi arasında bölüşüldü.

Geriye ondan hiç unutulmayan adı kaldı.

Şükrü Şenol eğitime yaptığı katkı ile bir efsane gibi anılmaktadır.

"En önemli ve verimli vazifelerimiz milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur.

Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur."

M.KEMAL ATATÜRK..

Eskiden çeşmeler,okullar yapan hayırseverlerimiz çoktu.Şimdi bakıyorum da her mahallede akan,mahallelinin dua ederek yapanı andığı çeşmeler de kalmadı.Artık prosedürün çokluğu mu,bu konulara eski ilginin kalmaması mı,yoksa akan suyun Belediyelere çok görünmesi mi ?anlamak mümkün değil.

Oysa bu pandemi döneminde suyun da ne kadar önemli olduğunu farkettik.

Böyle hayırseverlerimizin artması dileğiyle.

Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Reyhan Çorum.

Kaynak ve fotoğraflar,

Oğlu Ahmet,torunu Banu Şenol.