• Pazartesi 26 ° / 14 ° Fırtına
  • Salı 18 ° / 11 ° Sağanak
  • Çarşamba 19 ° / 7 ° Güneşli


SELAM SANA KOCA BEY, SAYGI SANA DANİŞ BEY,

SELAM SANA KOCA BEY, SAYGI SANA DANİŞ BEY,

SELAM SANA KOCA BEY, SAYGI SANA DANİŞ BEY,

"Gemlik'imizin gerçek Beyi, Bursa yöresinin tek Beyi."

Rahmetli İnan Tamer değerli büyüğümüz..

Onun bir köşe yazısından( Gemlik Körfez) alıntı yaparak başlayacağım..

" SELAM SANA KOCA BEY, SAYGI SANA DANİŞ BEY,

Doğum gününü kutlamak için, kadim dostuna böyle seslenmiş İnan Tamer.

1996 yılında kaybettik Daniş Beyi. Yeri dolmadı, her zaman saygıyla ve rahmetle anıyoruz..

DANİŞ EKİM

1326 Gemlik doğumlu.

Tuzla Çiftliği sahibi Şükrü Bey'in oğlu

1938 yılında Cemil( Çipa) Bey'in kızı İsmet Hanımla evlendi.

1940 yılında Teoman, 1942'de Tülin ve 1945'de Şükrü adlı üç evlatları oldu. Bir evladını da 1 yaşında kaybetti.

Teoman Avukat, Tülin Üniversite'de öğretim üyesi, Şükrü eczacı oldular.

Gemlik Halkevi Başkanlığından sonra 1946-50 yılları arasında Belediye Başkanlığı,

Aralıksız 26 yıl CHP İlçe Başkanlığı görevinde bulundu.

1992 yılında 54 yıl aynı yastığa baş koyduğu eşi İsmet Hanım'ı kaybetti ve çiftliğindeki evinde yaşamaya başladı.

Vefatından bir yıl önce, eşinden kendisine kalan tarihi binayı çocuklarının da onayı ile çok sevdiği eğitim camiasına ÖĞRETMEN EVİ olarak kullanılmak üzere bağışladı.

12 Haziran 1996 günü 87 yaşında huzur içinde yaşama gözlerini yumdu..

Kısaca yaşam öyküsü böyle..

Daniş Bey'in dedesi Seyfullah Bey;  Sami Freşeri (Ali Sami Yen'in babası) ile dost. Birlikte ilk İstanbul'a geliyorlar. Arnavut-Türk Derneğini kurmuşlar ve İstanbul'a yerleşmişler. II. Abdülhamid‘in Yıldız Sarayında yaveri olarak Kaymakam Yarbay rütbesi ile Abdülhamit'in hizmetinde çalışmaya başlamış. Sonradan tam göç kararı verince Tuzla çiftliğini Fransız bir Madamdan alarak oraya yerleşmişler. 1800'lü yılların sonları. Seyfullah Bey Gemlik'te hiç yaşamadan vefat etmiş. Mezarı İstanbul'dadır ve ismi Arnavutluk Permit şehrinde bir sokağa verilmiştir.

Tuzla çiftliğine ve Daniş Bey'in babası Şükrü Beye Kuvayı Milliyeciler yazımızda yer verdik. Annesi Raife Hanımdır. (Raife Hanım Arnavutluk'un Kuzey Bölgesinden, kendisi Arnavutluk'un güney bölgesinden) Sonrası Tuzla çiftliği, Kuvayı Milliye ile vatan savunması. 1930 yılında vefat ediyor Şükrü Bey. Boşuna değil BEY denmesi. Himayesine aldığı köylüler ve kuvvacıları sahiplenmiş gerçek bir Bey. Tuzla çiftliği sonradan Gençali köyüne bağlanmış bir yerleşim bölgesi( Köy). Daniş Bey'in aile kütükleri de Gençali Mahallesinde.

Gazeteler Daniş Bey'in sağlığında neler yazmış öncelikle bir göz atalım.

Cihan Borçbakan ile yaptığı bir röportaj..

Şükrü Bey'in 1910 yılında bir oğlu dünyaya gelir. Çocukluğu ve gençliği Gemlik'te geçer. Çok yakışıklı ve atak bir delikanlıdır. 1929'larda Gemlik'in ileri gelenlerinden ve Gemlik deyince ilk akla gelen Dr Ziya'nın dikkatini çeker. Daniş Ekim'e bir pusula yazarak memlekete ve Gemlik'e hizmet etme zamanının geldiğini ve fırkaya kaydını hatırlatır. Daniş Ekim Gemlik'te siyasi hayata atılmasını öneren bu vesikayı evinin baş köşesinde muhafaza etmektedir.

Halk evi Başkanlığı, Ziraat Odası Başkanlığı, CHP Başkanlığını sırası ile yüklenmiş ve başarı ile yürütmüştür. En son 1946 yılında üstlendiği Belediye Başkanlığı görevini 1950'ye kadar sürdürmüş, 1950'den sonra siyasi ve sosyal yaşantısı yüzünden ihmal ettiği çiftliğinin başına dönüp orasını ihya etmeye başlamış.

Gemlik Belediye Başkanlığı döneminde bir yığın hizmetinin başında gelen su işi. O tarihte para yok. İller Bankasından Ankara'ya gide gele nihayet bir 150 bin lira koparır ve Gemlik'in su işini halleder.

Anlatıyor Daniş Bey; O tarihte Gemlik'te elektrik yok. Akşamları Sunğipek fabrikasından bir kaç saatliğine elektrik alabilirdik. Gemlik'in problemlerini halledebilmek için, Ankara'da Bakanlık kapılarını aşındırdık. Hiç unutamadığım bir anıyı nakledeyim. Gemlik'in iki konusu için Ulaştırma Bakanı Kasım Gülek, Bayındırlık Bakanı Nihat Erim'le Ankara'da bayağı mücadele verdik. Neticede isteklerimizi kopardık. İşimiz bitince İsmet Paşa'ya bir nezaket ziyaretine gittik. Niçin geldiğimizi sorup, bir arzumuz olup olmadığını sordular. İki bakanlıkta işimiz olduğunu ama ikisinin de halledildiğini anlatınca, bize " Öyle ise bana iş bırakmadınız haydi işinizin başına gidin" dediler.

Çiftliğinde hububat yetiştiren Daniş Bey'in üzerinde önemle durduğu uğraşı zeytinlikleri. Yıllanmış zeytin ağaçlarının bakım programını bizzat bu yaşında kendi hazırlıyor. Çiftliğin mali işleri ile Gemlik'te oturan Avukat oğlu, teknik işlerle de eczacı oğlu (rahmetli oldu) ilgileniyor. Viyana'da okuttuğu kızı ise İstanbul Üniversitesi Alman Filolojisinde öğretim üyesi.

Çocukları ve torunları ile hiç yalnız kalmayan Daniş Ekim, son yıllarda beş kilometre ilerideki Gemlik'e dahi inmiyor. Bunun sebebini şöyle izah ediyor. " Gemlik'te bizim kuşaktan kimse kalmadı. İndiğimde bazı gençler hürmetle selamlıyor ama ben onları tanımıyorum."

Ve yine, ölümünün ardından rahmetli Emin Bora'nın yazdığı köşe yazısına yer verelim..

13 Haziran günü toprağa verdiğimiz ilçemizin tanınmış eşraflarından Daniş Ekim'i çocukluğumdan beri tanırım.

1930'lu yıllarda doğup büyüdüğüm Engürücük köyüne sürekli atla gelip giderdi.

Kendisini ilk Halk evleri zamanında tanımıştık. Askerden geldikten sonra da beni çağırarak;  " Köyüne sahip çık, muhtar ol" demişti.

Daniş Ekim ile yakın görüşmemiz 27 Mayıs 60 ihtilalini takip eden günlerde oldu. 27 Mayıs ihtilalini takip eden günlere dönecek olursak, fanatik CHP'lilerin neler yapmak istediklerini çok iyi hatırlarız. Kim ne derse desin; 1960 İhtilalinde ilçemiz CHP'nin teşkilatı başında Daniş Ekim olmasaydı, Gemlik'te pek çok kişi işinden, canından olacağı gibi, pek çok kişi de hapislerde yatardı.

Daniş Ekim'in emrinde olan CHP Gençlik kollarında; Orhan Ayhan, Galip Kaçiğ ve Necdet Buluk'un bulunmaları, aynı zamanda kendisine yardımcı olmaları, kin kusan ve aynı zamanda kendilerinin her şeye hakim olduklarını sanarak hakaret edenlerin taşkınlıklarını önleyebilmiştir.

İlçemizin siyasi nabzının attığı Balıkpazarı fanatiklerinin Daniş Ekim'i atlayarak yaptıkları şikayetler bile, kendisi tarafından önlenmiştir.

Kısaca: Kendisi o zamanlar öyle bir otorite kurmuştu ki, şikayet nereye yapılırsa yapılsın, kendisinin haberi olmadan işlem yapılmazdı.

O zaman sendika başkanı olduğum için, fabrika işçi ve memurları ile ilgili şikayetlerini bana bildirir, hiç kimsenin tahriklere cevap vermemesini isterdi.

İlçemizin sayılan ve sevilenlerinden olan Daniş Ekim'in, en büyük özelliklerinden birisi de, muhtaçlara çok iyilik yapması ve iyiliklerini kimseye söylememesiydi.( Emin Bora)

Sağlığında verdiği röportajlar, ardından yazılan köşe yazıları ve taziyeler Daniş Ekim'in ne kadar sevilen biri olduğunu göstermekte..

Gemlik'in büyük değer ve kayıplarından birisi.

ONU BİR DE YAKININDAN DİNLEYELİM..

Teoman Bey'in oğlu, torunu Hüseyin Ekim'i Tuzla çiftliğinde ziyaret ettik. Fotoğraf arşivleri, belgeler, kartlar, hatıralar, gazete yazılarından oluşan büyük bir koleksiyonu hayranlıkla inceledik. Hüseyin Bey dedesinden kalan bu tarihi hatıralara büyük değer veriyor. Bizlere( Kadriye Komit, Nuran Demirtaş Işık) çiftliğin kapılarını açtığı, misafir ederek dedesi ile ilgili bilgiler verdiği için teşekkür ederiz..

Zeytin, yağ, hububat

İskele caddesi no.25

79-270

15-4-1944

Gemlik Ticaret Odası kayıtlarında adı görülen Dedem Daniş Ekim aynı zamanda Gemlik Ticaret Odası'nda meclis ve yönetim kurulu üyeliği de yapmıştır.

Kara Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'nın Gemlik Şubesi onursal üyesi ve Polis Güçlendirme Vakfı üyesidir.

Bunların dışında; Kızılay, Tüccar Kulübü, Türk Hava Kurumu, gibi bir çok yerde üyelikleri olmuş, iktisat Kongresine GTSO temsilcisi olarak katılmıştır.

CHP'de 26 yıl aralıksız yürüttüğü İlçe Başkanlığını Nezih Dimili'ye teslim ederek siyasi hayatını sonlandırmış ve bayrağı devretmiştir.

Dedemin ilçe Başkanlığı döneminde, gerek CHP'de, gerekse DP'nin siyasette büyük etkinliği varmış. Teşkilatların her kademesindeki kişiler önemli işler başarmış. Çok partili dönemde iktidar ile muhalefet ilişkileri örnek bir biçimde yürütülmüş. Gemlik'e Sunğipek itfaiyesi hizmet vermekte, Gemlik içinde ve köylerdeki yangınlara yetişmekteydi. İtfaiye teşkilatı da onun döneminde kurulmuş, Gemlik halkına hizmet vermeye başlamıştır.

Dedemin döneminde Gemlik'in ilk Bandosu da kurulmuştur.

Gemlik'teki evinizde İsmet İnönü'nün fotoğraflarını ve  dedenizle iyi ilişkiler içinde olduğunu görüyoruz.

Biraz o günleri anlatır mısınız?

Dedemin İsmet İnönü ve daha sonrasında CHP İlçe Başkanlığını İnönü'den devir alan Ecevit ile çok yakın ilişkileri vardı. İsmet Bey Bursa'ya geldikçe dedeme uğrardı. Tibel Otel'de  misafir etmişti. Her Ankara'ya gidişinde İsmet Beyi mutlaka ziyaret ederdi.

Ecevit'te dedemi aynı İsmet Bey gibi ziyarete gelir, toprak reformu politikası nedeni ile dedemi konuşmalarında örnek gösterirdi. Babasının vefatından sonra ziraat mektebini de bitirmiş , bir toprak sahibiydi ama gerçekten bu konuda örnek bir kişiydi.

Öğretmen evi Gemlik'in Rumlardan kalan en güzel evlerinden biri. Dedenizin bu evi bağışladığını biliyoruz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Vodina mübadillerinden Cemil (Çipa) Bey babaannemin babası. O da Gemlik'in zeytin tüccarlarından. Bu ev ölümünden sonra mirasçılarına kalmış. Babaannem kızlarından biri, Dedem Daniş Bey diğer hisseleri de alıyor ve bu evde yaşamışlar. Babaannemin ölümünden sonra; eğitime ve öğretmenlere çok önem veren dedem, bu evi sadece Öğretmen evi yapılması koşulu ile bağışlamış..

Nasıl bir evdi, dedeniz evde değişiklikler yaptı mı?

Evin önü tamamen deniz.  Resimlerde de görüyorsunuz öyle büyük değişiklikler yapılmadı. Mutfağı sıradan bir mutfak, fakat en çok daha sonrasında girişteki mozaiklerin değişmesine üzüldüm. Çok güzeldi. Gelen gidenin çok olduğu, sofrasında herkesin ağırlandığı, samimi, sıcak, kalabalık bir evdi.

Bu çiftlik ise dedemin babaannemin ölümünden sonra çekildiği, burada tarımla, hayvanlarla ve anılarla zaman geçirdiği bir yerdi.

Çiftlik evi eski fotoğraflarda farklı, yeri hep burası mıydı?

Şu an Askeriyenin bulunduğu arazimize bir yüzbaşının uçağı arızalanarak ay çiçek tarlasına iniş yapıyor. Çiftlikte kendisini misafir etmişler. Uçak tamir edilip tekrar kalkması sağlanmış. Bu olaydan bir süre sonra, bu yüzbaşının "Ankara'daki hava alanına uygun bir bölge buldum" teklifi ile, tuzla çiftliğinin o zaman tarım yapılan( Ayçiçeği, buğday ekilirdi) en verimli toprakları Türk silahlı Kuvvetlerine geçmiştir. 1946-47 yıllarında ise o zamanki Hara Taburuna  devredilmiştir. Bu alanın 1250 dönümü de şimdi Türk Otomobil fabrikasına verilmiştir.(TOGG)

Çiftliğin evleri, mezarlığı da aynı arazinin içinde kalmıştır.

Türkiye'nin sanayileşmeye dönmesi itibariyle; önce BP, sonra Azot, Borusan, Çimtaş, Marmara Kimya ve orada aslında Ankaralılar Kooperatifi olarak kurulan Gemsas, Tuzla çiftliği arazisi içinde idi.

1968 yıllarında zeytin dikimi gerçekleşmiştir.

Geriye kalan yerler Kız kardeşi Raife Kumla ve Daniş Ekim'in varisleri tarafından işletilmektedir.

Çiftlikte neler yapardı?

Dedemin bulmaca merakı vardı, kitap okur, fotoğraf çekmeyi severdi( Diyerek fotoğraf makinesini gösteriyor) Hüseyin bey. Dedem çok arşivciydi. Kartlar, gazete kupürleri, kitaplar, Osmanlıca belgeler her şey tıpkı onun gibi benim de ilgimi çekiyor ve ona ait manevi hatıraları korumaya çalışıyorum. Gelen giden hiç eksik olmazdı, misafirlerini ağırlar, çiftliğin işleri ile uğraşırdı.

Son olarak..

İnan Tamer'in söyleri ile başladım yazıma. Sonrasını da yine onun sözleri ile bitireceğim.

" Açları doyurmuş, garipleri kollayıp korumuş, itilip kakılana sarılmış, horlanana arka çıkmış, hami hayrını, gizli yapan hamiyetperver.

Çocukla çocuk, büyükle büyük. Şen şakrak hayatı bilen, hayatı her anlamda yaşayan, hayat dolu insan

Büyük Atatürkçü, devrimci, demokrat..

CHP'den ayrılması karşılığı teklif edilen her türlü menfaati elinin tersi ile itebilmiş, paranın satın alamadığı namus timsali babayiğit.

Ay yıldızlı bayrağımızı Milli Bayramlarda , tatil günlerinde gözyaşları ve elleri ile göndere çeken, bu güne kadar bu görevi ihmal etmemiş gerçek milliyetçi.

Selam sana, saygı sana, sevgi sana AĞA-BEY...

Kaynak: Torunu Hüseyin Ekim. Fotoğraf, gazete yazıları ve belgeler Hüseyin Ekim arşivi..

REYHAN ÇORUM