• Cumartesi 17.3 ° / 11.7 ° Light rain
  • Pazar 14.1 ° / 12 ° bulutlu bulutlar
  • Pazartesi 17.4 ° / 11.3 ° kırık bulutlar


Sarıbal; yurt meselesi politik ve siyasi bir meseledir

Sarıbal; yurt meselesi politik ve siyasi bir meseledir

Sarıbal; yurt meselesi politik ve siyasi bir meseledir

     Gemlik CHP ilçe başkanlığında bugün basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasına Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, Gemlik CHP ilçe başkanı Şükrü Aksu ve Milletvekili Orhan Sarıbal katıldı. Basın toplantısından konuşma yapan Gemlik CHP ilçe başkanı Şükrü Aksu basın toplantısından önce zeytin mahsullerinin toplanmadan önce ilgili kurum kuruluşları ziyaret ettiklerini belirtti. Konuşmasını “üniversiteye gelen öğrencilerimiz için hangi partiden olursa olsun, hangi başkan olursa olsun lütfen çocuklarımızı yalnız bırakmayalım. Bu konuda öğrencilerimize yardım eden Belediye Başkanımız Mehmet Uğur Sertaslan’ı kutluyorum” diyerek noktaladı.

    Basın toplantısında konuşma yapan Gemlik Belediye Başkanı Sertaslan “Kampanyaya 170 çocuğumuz müracaat etti. Yaptığımız çağrıya halkımız büyük ilgi gösterdi. Bazı yurttaşlarımızdan ‘bizim evlerimizi de kullanabilirsiniz’ diye aramalar aldık. Tahmini 100 civarı çocuğumuzu biz konuk edebileceğiz. Çocuklarımız için eşyaya ihtiyacımız var bunu tekrardan duyuralım. TOGG’un çalıştırdığı işçiler Gemlik’te kiralık evleri doldurmuş vaziyette. Her şeyi siyasete alet edebilirsiniz ama benim çocuklarımı edemezsiniz! Buna izin vermem” ifadelerini kullandı.

Milletvekilli Orhan Sarıbal’ın yaptığı konuşma dikkat çekti.

    Milletvekili Sarıbal konuşmasında öğrenci yurtlarından bahsetti. “Uzunca bir zamandır yurt meselesini cemaate endeksleyen bir yapıyla karşı karşıyaydık. Aslında yurt meselesi politik ve siyasi bir meseledir. Gençleri cemaat yurtlarına zorunlu kıldılar” diye belirtti. Konuşmasında enflasyondan bahseden Orhan Sarıbal sözlerine “Enflasyonun temel kaynağı iktidardır. Politik ve siyasidir. İktidarın uyguladığı para, enflasyon ve kur politikasıdır. Geçen yıl çiftçilerimiz zeytine en çok atılan bakırlı gübrenin 10 kilosunu 200 liraya alırken bu yıl 400 liraya alıyor. Bu çiftçinin ne suçu var? Üçkâğıt ekonomisinin egemen olduğu tarihsel bir dönem yaşıyoruz” diyerek devam etti.

“Kent yoksulluğunu önlemek için kır yoksunluğunun önlemeliyiz!”

    Milletvekili Orhan Sarıbal “çiftçilerimizin aldıkları ilaçlara 1 yılda %50 ile %80 zam almış. Türkiye tarımsal gelir maliyet endeksine baktığınızda %29.38’lik bir artış var. Tarıma ciddi bir kaynak çıkaracağız. Şuanda çiftçinin hükümetten alacağı miktar tam 214 milyar TL. Eğer 214 milyar amacına uygun bir şekilde çiftçinin üretim biçimine uygun ve planlı bir şekilde verilseydi bugün çiftçinin hiç borcu olmazdı. Çiftçinin bugün en büyük sorunu borçlar. Planlı bir tarım politikası yapacağız. Desteklemeleri arttıracağız, üreticinin tohumu atmadan geliri belli olacak, doğal afet sigortasını yenileyeceğiz. Bugün tarımdaki en büyük problem küçük ve orta ölçekli çiftçinin bitmiş olmasıdır. Tarımda tekrardan küçük ve orta ölçekli çiftçiyi hayata kazandıracağız. Şirket modeli tarım çökmüş bulunmaktadır. Küçük çiftçiyi koruyacağız, kooperatif modelini değiştireceğiz ve onların hayatta kalması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Kısacası bizim bütün plan ve projelerimiz hazır iktidara geldiğimizde bu ülkenin çiftçisinin insanca bir iş, insanca bir gelir ve üretime dayalı bir tarım politikasını hayata geçireceğiz. Kimse tarım yaptığı için utanmayacak kimse çiftçilik yaptığı için Ziraat Bankası’nın kapısının önünde ezilmeyecek. Biz kent yoksulluğunu önlemek için kır yoksunluğunun önlemeliyiz onu önlersek bütün sorunları çözeriz. Onlar ithalat ile benim ülkemi, topraklarımı terbiye etmeye çalıştılar beceremediler, ama biz ithalatı terbiye ederek bu ülkede tarımsal kalkınmayı yeniden sağlayacağız” dedi.