• Cumartesi 12 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 13 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazartesi 14 ° / 7 ° Sağanak


Memleketimi çok seviyorum .

Memleketimi çok seviyorum .

Memleketimi çok seviyorum .

VOLKAN ARDA İLE KEYİFLİ BİR SÖYLEŞİ.

BİRAZ DA GENÇLERE SÖZ VERMEK LAZIM..

Mustafa Kemal, 15 Ekim 1927 Cumartesi günü TBMM salonunda toplanan Cumhuriyet Halk Partisi Kongresinde Nutuk’u okumaya başlamıştır.

6 gün ve 36,5 saat süren bu okumanın sonunda ;

Ey Türk Gençliği!

Diyerek gençlere ne kadar önem verdiğini ,inandığını,güvendiğini göstermiştir.

     Sevgili Volkan'ın adını duyuyordum ama henüz tanışmamıştık.Dernek ve gruptaki çalışmalarımı takip ediyormuş,ben soru sordukça ve grup üyelerimden yardım talep ettikçe, sağ olsun bana çok yardımcı oldu.

     Bu arada onun ilginç ve oldukça güzel işler yaptığını farkettim.Küçük yaşta milli oyunlarımıza heves etmiş ve başarılı bir ekiple Gemlik'in adını duyurmuşlar.

     Volkan beni kırmadı.Onun iş yerinde oturduk, hem kahvelerimizi yudumladık ,hem de eski günlere doğru bir yolculuğa çıktık.

Tabi onun hayatında önemli yeri olan Rahmetli Ahmet Süren'i de sıkça andık.

Kimdir Volkan Arda.?

Daha önceki söyleşilerden birinde  babası Rüştü Arda'ya  yer vermiştik.Volkan onun evladı.

     "1978 Gemlik doğumluyum.İlk okul ve orta okulu Gazi İlk Öğretim Okulunda okudum.Gemlik Lisesi mezunuyum.

    Halk oyunlarına 1988 yılında kılıç kalkan ekibinde başladım.Rahmetli Ahmet Süren yine rahmetli Harun Pir ile beraber hocamızdı.

     1989 Yılında Ahmet Süren Halk Dansları Topluluğunu kurunca,bizi oraya aldı.1990 da resmi olarak faaliyetlere başladık.1991 Yılında ilk yurt dışı seyahatimizi SSCB'ye, o zaman kominist olan Letonya'nın baş kenti Riga'ya yaptık.30 ülkenin katıldığı "Sudınalinas" festivali on gün süren Uluslararası bir festival.1992 Yılında yine aynı festivale Letonya'nın başkenti Riga'ya giderek festivale katıldık.Ama bu kez kominist rejim ile yönetilmiyordu..Bizim çıktığımız o sahnede Sertap Erener Eurovision 1. si oldu.

     Sahneye çıktığımızda bayrağımızı hediye ettik.Biz Türkleri çok yanlış tanıyorlardı.Bizde kadı olup olmadığını,çarşafla gezilip gezilmediğini ,bu gibi geri kalmışlığın örneği soruları sordular.Biz de onlara broşürler vererek Gemlik'i tanıttık.Türkiye'ye davet ettik.Davetimiz üzerine geldiler.Gezdirdik,ön yargıları değişti ve çok beğendiler.O zamanki mihmandarımız Taysa idi.Sonraları ülkesinde Kültür Bakanlığı yaptı.

     1995 yılında yine festivale katıldık.1992-1999 yılları arasında Gemlik de tüm okullarda kılıç kalkan eğitmenliği yaptım.Bursa Keles kılıç kalkan,Adıyaman,Artvin,Elazığ vs oyunları sergilettim.Bir çok okulda yurt içi ve yurt dışı festivallere,yarışmalara katıldım.Gemlik Lisesi ile Liseler arası halk oyunları Bursa il birinciliği,yine bölge üçüncülüğü.Halk Eğitimciler Halk oyunları yarışmasında bölge Bursa 1.liği ve Türkiye finalinde dördüncülük kazandık.

    Gemlik'i Karadeniz den Samsun'a kadar,Antalya,Alanya,Türkiye'nin bir çok ilinin kurtuluşlarında temsil ettik.

     Rahmetli Ahmet Süren ile tek ikili oynayan benim.Ben o zamanlar küçüktüm.Her yerden ekip gelirdi.Kendi ellerimizle yaka kartları yaptık.Fotoğraf makinası iki-üç kişide vardı.26 poz yada 36 poz çekilirdi.Bitmesin diye oluru olmazı çekmez,toplu poz çekilirdik.O senelerde fotoğraf bile çok kıymetliydi.

Bülent Şakrak ile samimi bir arkadaşlığınız var,nasıl tanıştınız?

    Biz Bülent ile 1990 yılında Halk oyunları oynamaya başladık.Bir çok yarışmaya beraber katıldık.O da benim gibi Halk oyunları,kılıç kalkan oynuyordu.Mehmet,Mustafa,Bülent,ben aynı yaş grubundaydık.Diğerleri bizden büyüktü fakat aynı ekipteydik.Şimdi Ak Parti Milletvekili olan Zafer Işık da bizim ekipte oynuyordu.

    Bülent ilk arkadaşımdı.Babamın yanında ihtiyacı olduğundan değil,eğlenceli oluyor diye çalışıyordu,hoşumuza gidiyordu beraber olmak.O zamanlar  arkadaşlıklar başkaydı,bizim şimdi de öyle.Moral verir,insanın motivasyonunu yükseltir,espiri yapar,hadi gel şunu yapalım der.Gecenin bir vaktinde arar,bir yerden geliyordur,"uğrayacağım gezelim "der.Gezerken "kapalı çarşıda filanca vardı "der ,aklına gelen kişileri sorar."Gemlik Spor'un maçı var gidecek misin ?"der.Gemlik Sporu yakından takip eder.Her sene sezon açılışında bana video yollar,başarılar diler,ben onu Gemlik spora yollarım.

    Cumhur Başkan(Gemlikspor'un Başkanı) da ona Gemlik Spor atkısı,forması,şapkası yolladı,Onları "hangimiz sevmedik-Aşkın kanunu"dizilerinde giyerek oynadı.O dizide "Dereler "diye Bursa Türküsünü çok güzel söyledi.Her zaman" ben Gemlikliyim "der.Bu yere tırnakları ile kazarak geldi.

Gemlik'e gideceğiz şarkısı nasıl çıktı?

    Bülent yine Gemlik'e ziyaret için gelmişti.Başka arkadaşlarımız da vardı.Gemlik de gezdik,Çağlayan'a ,Karacaali'ye Göksel Noca'ya gittik.Müzisyen arkadaşlar da geldi.Bülent Çetik'in bir şarkısı vardı.Arap Şükrü de söyletirdik.Bülent "Gemlik'in bir şarkısı var mı ?"deyince benim o hatırıma geldi.Ben mırıldandım,klarnetçi arkadaş çalmaya başladı.Müzisyen arkadaşlar eşlik etti.Bir iki söyledikten sonra Bülent "çekin bakalım" dedi ve akşam paylaştı.O gece 200 bin seyredilmiş.Sonra Gemlik'in şarkısı oldu.Sonraki ile biraz farklılık var ama çok da güzel oldu,diğer arkadaşlar da emek verdiler.

    Bülent 1995 yılında Gemlik'den taşındıktan sonra bağlarımızı koparmadığımız için, beni bir çok sanatçı ile tanıştırdı.Annesi Meral Şakrak da Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin müdürlüğünü yaptı.4-5 yıl burada kaldılar kimse onları fark etmedi.

    Ben onlara gidip geldikçe başka sanatçılar ile de arkadaş oldum.Vartolu Erkan Kolçak Köstendil Bülent'in yeğeni olur.Gemlik'i iyi bilir.

    Müjdat-Leyla Gezen,Şevket Çoruh,Günay Karacaoğlu,Mustafa Üstündağ,Ersin Olgaç,Ceyda Düvenci gibi bir çok ünlü ile de tanıştım.Ben onları ünlü,şöhretli birileri olarak değil de,daha çok ailen biri gibi tanıdım.

    Bursa da Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin açılışına Meral teyze ile gittik.Türkan Şoray,Uğur Dündar,Emel Sayın,Levent Kırca,Zeki Alasya gibi sanatçıları görme tanıma fırsatı buldum.Sunumu Bülent Şakrak,Mustafa Üstündağ,İlker Aylık,Şevket Çoruh yapıyordu.MSN'nin açılışından sonra bütün sanatçılar Kervansaray Otel'e Müjdat Gezen'in davetlisi olarak geçti.Yıldız (KENTER)hoca orada kalmış.Bülent geldi,Yıldız hocayı benim arabam ile Kervansaray'a aldık götürdük.Belki 20 sefer teşekkür etti,belki 10 sefer sarıldı.Çok naif ve nazik biriydi.Kendisi ile bir fotoğrafımız yok.Diğerleri ile de çekilmedik.Neden çekilmedik ?diye hala üzülürüm.

    Sanatçıların bir çoğu Meral teyzeyi tanıyor.O nedenle biz de Müjdat hocanın odasındaydık.Şevket abi ile şakalaşıyorlardı.Şevket abinin isteği ile bu fotoğrafı çekildik; iyi ki de çekilmişiz.O günden hatıra kaldı.

    Müjdat Gezen'in ablası ,yengesi geldi Meral teyzede kaldı.Abisinin hanımı" beni pazara götürür müsün ?"dedi.Alışveriş yaptık birlikte.Akşam bir yemekler yapmış tatlısına kadar.Öyle hamarat bir kadın tanımadım.

    İnşaat 2 Filmini Şevket Çoruh,Emre Kınay Fıstıklı da çektiler.Filmin bir çok işini ben üstlendim.Sette kullanılan olay yeri inceleme bantından, kalacakları villaya kadar .

Biraz da senden ve bu sektörden söz edelim ,neler yapıyorsun?

    2000 Yılından beri Gayrimenkul Emlak Danışmanlığı yapıyorum.Yalnız çalışıyorum.Sektör o kadar dışarıdan görüldüğü gibi kolay değil.İnsanlarla uğraşmak çok zor.Bir gün söylediğini ertesi gün inkar eden mi?,yüz lira için vaz geçen mi?,her türlü insanla karşılaşıyoruz.Bir daireye30-40 sefer gittiğimiz oluyor.Çok masraf yapıyoruz.Emlakçılara güven yok.Müşteri de haklı ama güvenebilecekleri insanlarla iş yapsınlar.Koltuğunun altına defteri alan "emlakçıyım "diyor.Biz kira, vergi veriyoruz.Ben Bursa Emlakçılar Odasına kayıtlı üyeyim.Mümkün olduğunca oda kaydına dikkat etsinler.Doğru analiz,doğru fiyat,İnsanlara istediği ürünü güvenli olarak satmak hedefimiz.

Peki ya Gemlik senin için ne ifade ediyor?

Ben tam bir Gemlik aşığıyım.Memleketimi çok seviyorum.

    Yurt dışında yaşamam için bir çok teklif oldu, bırakıp gidemedim.Sanırım bundan sonra da buradan ayrılamam..

   Sevgili Volkan içini dökmüş satırlara.Yaşı bizden genç olmasına rağmen müthiş keyif alarak ,aynı zamanda üzülerek okudum.

   Onun yazısı ile sizleri baş başa bırakıyor ve eski Gemlik'e bir kez daha veda ederek hoşça kalın diyorum.

Yeni bir söyleşide buluşmak üzere Volkan kardeşime teşekkürler.

Reyhan Çorum..

Gemlik

Nereye gitsem ,"Gemlikliyim" desem; Konuşmalar değişiyor,uzun uzun konuşulmaya başlanıyor.

"Gemlik vay be ! "diye başlanıp;"Zeytin çok güzel, bir zeytin aldım harika ,Vay be; Gemlik he !" diye devam ediyor.

"Bir balık aldım çok güzeldi ",mevzu uzuyor da uzuyor..

"Vay be; Gemlik ! "diye devam ediyor muhabbet ."Körfezin manzarası müthiş ,evet çok güzel manzarası."

    "Vay be; Kumla'ya geldim ,bilmem kaç sene önce .Deniz harikaydı ,zeytin ağaçlarının içinde müthiş bir doğa ,mükemmel bir sahil" diye devam ediyor ,o kadar uzuyor ki ! muhabbet saatlerce Gemlik'i konuşuyoruz.

    Eski kabadayılarını soran da oluyor;eski zeytin halini soran da ,Tibel Oteli soran da. Kapalı çarşıyı soruyorlar en çok. "Nerden biliyorlar Gemlik'i?" diye kendi kendime düşünüyorum.Nereden biliyorlar, bu kadar iyi tanıyorlar?

   Ama dikkatimi bir şey cekiyor, hep eski Gemlik'i soruyorlar . Konuşulanlardan sadece Boksör Restaurant'ın kaldığını anlatınca; bir hüzün çöküyor sanki ortama. "Vay be !sadece Boksör mü kaldı? hani şu Yilmaz Güney'in adadan gelip rakı içtiği Boksör, bir tek Boksör."

    Eskinin muhabbeti hararetle devam ediyor, tanınmış zeytinciler, iş adamları konuşuluyor, kelimeleri tek tek seçip ,o da kalmadı, orası da yıkıldı, gemi seferleri kalmadı, iskele boş duruyor; anlatıyorum, aslında anlatamıyorum, Gemlik'in ne kadar değiştiğini, büyük olduğunu.

ANLATAMIYORUM...

    "Anlatacak bir sey bırakmadılar aslında" deyip, kendi içimde ne anlatabilirim ?diye düşünüyorum, düşünüyorum, düşünüyorum.Benden, senden daha iyi Gemlik tarihini anlatan birilerine; ne anlatabilirim.?

"Evet abi" diye başlayan cümlelerimde, dilimden istemeden de olsa dökülüyor sözcükler..

"Balıkhane yok Gemlik de; ne acı bunu söylemek. Balığı ile meşhur Gemlik de; balıkhane yok."

     Balık yemek için gidilecek restaurant 3 yada 5'i geçmez ,zeytin halimiz yıkıldı ,Tibel otel yok, kapalı çarşı da yok.

    "Peki diyorlar kayıkhane nasıl ?" eski kayikhaneyi soruyorlar ,hani şu koca çınarın dibinden denize buz gibi su akardı?.Üzülerek yine aynı kelimeler dökülüyor ağzımdan, orası da kalmadi."Vay be; orasıda mı kalmadı? Manastır da denize girerdik, orası da damı maalesef?"

    Ağlayan kayayı soran var, kimse bilir mi, şimdilerde ağlayan kayayı?,şimdiki nesil adını bile duymamıştır. Ağlayan kayamız vardı, İzzet kaptan ile Kumla'ya gidip gelirken selamladığımız. Muhabbet İzzet kaptana geliyor ;"sağlıklı mı , yaşıyor mu? "diye. İste orada hemen başlıyorum anlatmaya."İzzet amca sağ geziyor Gemlik de, her hafta devamlı ziyaret ediyorlar, gazetelerde çıkıyor " diye. Tam giderken ,soruyor abinin biri masadan.

    "Peki mehtap turları devam mı ,Kumla Manastır diye bağırıyorlar mı yine iskelede?" .

     Yine içime bir hüzün çöktü ,"hiç biri yok" derken,boğazım düğümleniyor "maalesef yok" derken.Bir abimiz sordu ;kılıç kalkan ekibi vardı Gemlik'in, çok zaman önce. Samsun da okuyordum, Gemlik kılıç kalkan ekibi gelmişti seyretmiştim, çok güzel oynuyorlardı ,ekip hala  var mı? O da yok maalesef ama;" o ekibin içinde bende vardım" diyemiyorum .

   Yine Gemlik'i; soruyorlar ,muhabbet uzuyor da uzuyor," nereden biliyorlar ?"diye düşünüyorum. Sorulan eski Gemliklerin çoğunu ben tanımıyorum, aklımda tutmaya çalışıp gelip babama soruyorum."Evet oğlum vardı, çok iyi insandı, esnaftı "diye başlıyor anlatmaya babam."Vay be; kimler yaşamış Gemlik de" diyorum ama hepsi eskide kalmış, coook eskide ,heybetli kabadayılar, dürüst esnaflar, güler yüzlü mukallit amcalar, hepsi eskide kalmış çok eskide.

  Birden bir tanesi soruyor yine, "Fehmi nasıl, sağ mı? "Fehmi deyince, salakça soruyorum" ne iş yapıyordu abi? "diyorum .Tatlı bir gülümseme ile yüzüme bakıp, "demek istemedim; deli Fehmi diyorlar ama Gemlik de tanıdığım en akıllı insandı" diyor abi. Sigara izmaritlerini yerden toplar çöpe atardı."Yok artık;diyorum Fehmi'yi bile tanıyorlar. Oysa şimdi Fehmi gibi bir tane yok ,yüzümüzü güldüren ".Düşünüyorum da; bir sürü deli dediğimiz sokakta gezen insanları, artık hiç biri yok .Onlar bile Gemlik de çok büyük yer kaplıyolarmış aslında, değerlerini bilememişiz.

    Kim vardı? diye düşünüyorum.Rıza amca geliyor aklıma; ilk başlarda ne dinlerdik muhabbetini.Akıllı bir şey söylemezdi ama bizim de akıllı bir muhabbete ihtiyacımız yoktu .Belki de İsmet, Abes Cemal, Ferit ruhları şad olsun, en çok onları özledim...

"Peki kim kaldı, ne kaldı?" diye soruyor abiler, kafamı öne eğip,hiç diyorum.

Sonra düşünüyorum kim kaldı?

Kim kaldı biliyormusunuz?

    Gemlik de caf caflı kelimeler öğrenip, klavye başında sadece cumaları kutlayan, ezberlediği üç beş kelime ile yıllardır ezilmiş olan insanlar.Kimseyi beğenmeyen, baba parası ile bir yere gelmiş, insanlara tepeden bakan, öleceğini hiç düşünmeyenler.Hangi arsayı kapatayım da rant sağlayayım diyen, Belediye yada bir yerden ihale alayım, yolumu bulayım, onun bunun işini gücünü eleştireyim, ay sonu gelsin büyük caddedeki dükkanımdan kiramı alayım.

    Banka bu ay ne faiz verir? diye hesap yapan, cuma namazında bile yanındakine, zeytin emekçilerine verdiği paranın çok olduğunu anlatan, hiç bir yeşilliğe tahammülü kalmayan, klavye basında Gemlik'i çok sevdiğini söyleyen boş amcalar ,abiler kaldı ,başka kimse yok ! diyebiliyorum...

Volkan Arda..