• Cumartesi 31 ° / 17 ° Güneşli
  • Pazar 30 ° / 16 ° Güneşli
  • Pazartesi 30 ° / 15 ° Güneşli


Kaybolan meslekler

Kaybolan meslekler

 ESKİLERİ BULMAK İÇİN İLLAKİ ANTİKACI DÜKKANINA GİTMEK GEREKMİYOR.

     Bazı gün şehirde bir evde,bazı gün bir köyde,bazen de kırda, bayırda yada bir esnaf dükkanında karşılaşabilirsiniz benimle.

      Kurban Bayramı geldi çattı.Koyunların,keçilerin ,büyük baş hayvanların sesleri duyulmaya başladı.Kurbanlık almak için tatlı bir araştırma içinde herkes.Kurban kesmenin dini vecibelerini Diyanete bırakarak bu işi meslek olarak yapan kişilere KASAPLIK-BESİCİLİK  mesleğini sordum.

    Yeni mahallenin üstlerinde ,çevre yolunun kenarında oturuyorum.Tam çaprazımda üst yolda yıllardır ilgimi çeken bir besicilik çiftliği var.

     Sizler için üç nesildir bu işi yapan bir ailenin çocuğu olan Gemlik'in tanınmış kasaplarından Hasan Uygun bey ile söyleşi yaptım.

Şimdi Hasan Uygun dedim ama onların ailede ilk erkek torunların adı; ya Hasan Ali,ya Ali Hasan.

Hasan bey de kasap dedesinin adını gururla taşıyor.

    Ticaret Odası arşiv araştırmalarımızda bir çok eski meslek ile bu işleri Gemlik de yapan kişilerin fotoğraflarına ve kayıtlarına ulaştık.Çoğu rahmetli olmuştu.Çoğu kişinin ailede fotoğrafı bile yoktu.Görünce mutlu oldular.Bir çok aile bireyleri ölmüş ,torunlar ise anlatamıyordu dedelerini ama Hasan bey maşallah zevk ve istekle ağzından bal damlayarak bir çırpıda anlatıverdi.

İşte onlardan 1944 yılı Ticaret Odasına resmi kayıtlı bir esnaf.

"HASAN UYGUN

KASAP

KASAPLAR ARALIĞI NO.29/23

15-4-1944"

    Dededen toruna bu mesleği üç kuşaktır sürdüren ,hatta yeğenle dördüncü kuşaktır celeplik yapan aile kimlerdir ve bu mesleğin incelikleri nelerdir? hazır bayram da gelmişken öğrenelim.

    "Dedem 1926 yılında Arnavutluğun Vlore kentinden İzmir Cuma ovası'na ,oradan Mudanya'ya,7-8 ay kaldıktan sonra da oraları beğenmeyerek Gemlik'e gelmiş yerleşmiş.Geldiğinde 16 yaşındaymış.Babamın dedesi Ali dede.Çanakkale ve İstiklal savaşına katılmış,memlekette Yunan köylüleri ile yaptıkları bir çatışma esnasında şehit düşerek ölmüş.Sonra dedemler Mübadeleyi  duyuyor,annesi üç çocuğunu yanına alarak Türkiye'ye göç ediyor.Babaannem Mudanya da ölüyor.

     Dedem tek erkek,iki de kız kardeşi Rukiye  halam(Deli Cemal'in annesi)ve Ayşe halam.Burada mübadele ile gelen tanıdıklar onlara sahip çıkıyor.

     Dedem buranın en zengin ağalarından Canip bey'in kasap dükkanına çırak olarak giriyor,orada kasaplık mesleğini öğreniyor.Kız kardeşlerini askere gitmeden çok küçük evlendiriyor.

   O yaşta bu sorumlulukları almak çok kolay değil."Nasıl başarmış bu işleri ?"diyorum.

 "O zamanlar komşuluklar çok iyiydi,sülale de burada hepsi dedeme yardımcı olmuşlar "

 "Canip bey buranın yerlisi, çok güvenmiş dedem'e.Onun çalışkanlığını görünce, dedemi askerden geldiğinde kendine ortak olarak alıyor.

    Eski karakolun orası (eski) Yapı Kredi Bankasının olduğu yer bizim kasap dükkanımızmış.

Canip bey vefat edince dükkan dedeme kalmış.

   Geldikleri yerde köyde malları varmış ama ticari hayatı Türkiye de başlamış.Hayvancılık işi de yine o döneme dayanır."

Biraz da bu kuşağın ikinci kişisi babanızdan söz edelim.

Dedem askerden gelince evlenmiş.Yedi çocuğu oluyor.Babam bu mesleği devam ettirdi.

Kasap ALİ..

    Önceleri Sunğipek de makine başında vardiya ustasıydı.Sonra o da babası gibi kasap oldu.Dedem öldüğünde ben 14 yaşındaydım.İsmini taşıdığım için beni çok severdi.Çocuk yaştan beri babam ile çalıştım.Benim ömrüm çalışmakla geçti.Dağlarda odun da kesiyordum.

    Eski minübüs garajının olduğu yer hayvan pazarıydı.Gemlik'in 8300 nüfus olduğu günleri hatırlıyorum.Benim hafızam çok iyidir, hiç unutmam."

   Bu söyleşiyi önce Balıkpazarı'ndaki ciğerci dükkanlarında yapıyoruz.Dükkana Sunğipek fabrikasından baba dostlarından biri geliyor.O bey de fabrikada tabldot şefliği yapmış.

" Babası koyu sağcıydı ama Ecevit Gemlik'e geldiğinde kurbanı kesti,alnına kanını sürdü" diyor.

     Hasan bey babasının babamla olan dostluklarını,kurbanlarımızı onlardan aldığımızı,şimdiki çiftliklerinin yanındaki bizim havuzda nasıl yüzdüklerini de anlatıyor.

Gemlik'in yerlisi olunca ortak bir çok mevzu çıkıyor,anılara dalıp gidiyoruz.

    "Yukarıdaki besihane'yi yapmadan önce bizim Çukur bahçe'deki evin altında devamlı 365 gün hayvan olurdu.Adaklık,kurbanlık lazım olunca bizden temin ederlerdi.Gözümüzü orada açtık.

    Hatta hangi fabrika temeli atıldıysa,Demirel,Ecevit,Mesut Yılmaz gibi buraya kim geldiyse,Gemlik de, Manastır da temellere kesilen kurbanları da hep biz kesmişizdir.

    Kafoğlu fabrikasının açılışında büyük bir dana kesmiştik.Çok yabani bir hayvandı.Asker Halit'in çiftliğinde az kalsın bizi öldürüyordu.Fotoğrafa bakarak" mübarek vay be; rahmetli babam amma gençmiş, bende yeni yetişiyorum, ne güzel günlerdi"diyor.

Koyunun keçinin, büyük baş hayvanın profesörüyüm.

    Canlı hayvanın insana göre dezavantajı var.Hayvan konuşamıyor.Onların dilini anlamazsan hayvanı kaybedersin, maddi zarara uğrarsın.Hasta mı,bunalmış mı ruhunu anlaman lazım.Veteriner bile işin içinden çıkamayınca bize soruyor.

    Hayvanları Eskişehir'den, Susurluk'dan alırız.Kasaplara  kuzu lazımsa temin ederiz.İnegöl,Kemalpaşa her yerin köylerinden hayvan topladık.Konya Meram'a 72 saatte gidip geldik.Şimdi teknoloji gelişti,telefon ediyoruz gönderiyorlar.

Bu ahırı 94 senesinde yaptık.Dükkan ise daha önce Alemdar caddesindeydi,oradan buraya taşındık.

Bu işin zorlukları nelerdir.?

Doğru çalıştığın zaman hep ayaktasın.Bu hangi iş olursa olsun değişmez.

    Hayvan bulmakta zorlanıyoruz. Köylüler şehre göçtü, hayvan beslemiyorlar,nesli azaldı.Bu işin kolayı var ama ben hayvanlara doğal bakmaya çalışıyorum. Tarım Kredinin yemini alıyorum,yonca alıyorum. İnsanlar aldıkları malın kalitesini etini yiyince anlıyor.Ben istesem çok daha hayvan alır beslerim. Küçük baş 50,Büyük baş 25 tane ancak bakabilirim.

    Biz kurbanlığı anahtar teslim müşteriye veriyoruz. İslami şartlara uygun ,müşteri nasıl isterse öyle kesip parçalıyoruz. Kesim çok önemli."

    İslami şart son günlerde çok söylenir oldu.Ben de çocukluğumdan beri bu kesimlere şahit olan biriyim. Kayın pederim rahmetli İstanbul'da kasaptı.Bayramlarda oraya gider kurbanımızı keserdik.En büyük yardımcısı da bendim.Yüzmesine,parçalamasına yardım ederdim.

İslami şart nedir, eskiden farklı mı kesiliyordu?

Gülüyor Hasan bey ve benim de bildiklerimi söylüyor.

   "Gerek kurbanlık, gerek adaklık, gerekse kasap için hayvan kestiğimde abdestli olmaya çalışıyorum.Kıbleye karşı gözlerini bağlayarak yatırıyorum hayvanı. Duamı ediyor,besmele çekiyorum. Boynuna bıçağı vurduğunda yerini bilmek,kanını iyice boşaltmak gerek, hayvan çırpınmayacak, kanı iyice boşaldıktan sonra canını alacaksınız

   80 bin hayvan kesmişimdir. Biz profesyoneliz.Bu işi para kazanmak için yapıyoruz..Ben tavuk keserken bile zorlanırım ama bu benim işim. Hangi işi yaparsanız yapın işinizi severek yapacaksınız.Kendime çok kızdığım, bu işi bırakmak istediğim zamanlar oldu fakat vazgeçemedim.

    27 yaşında oğlum var Ali.Fabrikada çalışıyor,hafta sonları beni dinlendiriyor.Sıra ile hayvanlar çalınmasın diye burada kalıyoruz. Yine de çiftliğe çıkamadan duramıyorum, o kokuyu almam lazım.

   Bu meslekte çok insanla tanışırsınız. Çok temiz, düzgün insanlar da var, tehlikelisi de. Eşimle tatile giderdik, gittiğimiz yerlerde mutlaka tanıdık birilerine rastlardık.

   Kurban bayramlarında ve sene içinde 1000-1500 arası adaklık,kurbanlık satıyorum.Müşteri ile pazarlık yaparım. Bu işten amacım para kazanmak. Kendi kurbanımı ise özenle seçerim ve hiç pazarlık yapmam.

Son bir soru.

Kurbanın ne kadarını dağıtmak gerekiyor?

    Kurbanın 3/1 kısmını eve bırakabilirsin.3/1 kısmını pişirip misafirlerine ikram edebilirsin. Gerisini dağıtırsın ama şimdi hepsini eve bırakanlar da oluyor.

Ya marketler onların kestiği kurban oluyor mu?

    Biz ticaret yaparız, onlarda ticaret yapıyor. Kuralına göre kesilmezse kurban olmaz.Onlar kurumsal. Çok alıp yüksek fiyata satıyorlar. Bu işe bir kota konması lazım.

    Biraz da eski kasaplar, dericilerden bahsediyoruz. Eski arşivleri karıştırdığımda Kasaplar sokağında, tahıl sokağında çok kasap ismine rastladım.

    Kimi dericilik de yapıyormuş. Belki bir söyleşiyi de yine başka bir büyüğümüzün çocukları ve yakınları ile yaparız

    Ben bu mesleğin çok tanınan bir rahmetli olmuş kişisi ile ilgili araştırmalara başladım bile.

   1944 yıllarında kayıtlı rahmetli büyüklerimiz;

   Kasap Musa, Canip Güvez,Muharrem Çakıcı, Rasim Tuganer,Ali Muğla,Hasan Uygun,Halil Güven, Bayram Bulut, İbrahim Mutman, Mehmet Mutman, Namık Mutman, Abdil Çakıcı, Zeynel Ulugök, Hazım Piroğlu, Hakkı Öz Kandikat, Ahmet Tayan, Ali Kara, Mizan Yüzücü, Süleyman Cidan,

    Öncesinde ve sonrasında daha niceleri Gemlik halkına hizmet etmiş bu mesleği yürütmüşler. Ölenleri rahmetle anıyoruz.

    Bayram ve kurban için söylenmiş bir çok hadis var.Hayvan sevenler bana kızmasın.Kurbanı amacına uygun kesmek lazım. Bir çok insanın evine et alamadığı bu günlerde yemeyenleri de düşünmek, bayramı mahzun karşılayacak çocukları sevindirmek lazım.

    Tüm Müslüman aleminin Mübarek Kurban Bayramını kutluyorum.

    Hasan beye bu yoğun günlerinde bana vakit ayırdığı için teşekkür ediyorum.

   Bu sütunlarda bundan sonra çeşitli mesleklerden kişilere rastlayacaksınız. Hala aynı mesleği yapıyorlarsa sakın reklam gibi algılamayın.

   76 yıl önce kayıt yaptırmış bir dedenin torunu olmak ve onun işini sürdürmek zaten başarının ispatı.

   O Arnavut olan dedesinden, babasından ve diğer Arnavutlardan bahsederken çok namuslu, disiplinli, doğru ama yüzleri çok gülmeyen sert insanlar olduğunu ifade etti.İçlerinde bir ben çok konuşkanım dedi.

   Uzaktan gördüğüm o yere(çiftliğe) giderek  fotoğraflar çektim. Hayvan pazarlıklarını, hayvanlarını görüntüledim.

Doğrusu çok keyifli bir sohbetdi. Umarım sizler de beğenirsiniz.

REYHAN ÇORUM