• Pazar 22 ° / 13 ° Bulutlu
  • Pazartesi 23 ° / 15 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 27 ° / 13 ° Güneşli


Kadın girişemez ise ne yapsın?

Kadın girişemez ise ne yapsın?

Kadın girişemez ise ne yapsın?

KİMİ KAMU ARAZİSİNDE ŞİRKET KURAR,KİMİ KINA, MEVLÜT YAPAR EĞLENCE SEKTÖRÜNE  EL ATAR,KİMİ ......?

OKUYALIM GÖRELİM NE YAPAR,NE YAPMAZ..

Hayalleri vardı,umutları vardı,bel çapa yapıyor,zaten çalışıyorlardı.

Toprağı oya gibi işliyor,kınalı elleri ile fasulye topluyor,dağlarda çalılardan yırtılıyordu dizleri.

Ojeli değildi elleri,toprak kokuyordu,kekik kokuyordu.

Şalvarı gösteriş için çekmediler ayaklarına.

Topuklu ayakkabıya imrenerek baktılar.Dağların tozlu ,çamurlu ,taşlı tarlaları ancak lastik ayakkabıya izin verirdi.

Onlar anaydı,eşti,geri kalmış bir köyün kadınlarıydı.

1 Ağustos da resmi olarak kuruldular.

Hayaller kurdular,projeler ürettiler,destek istediler.

Esnaflar Derneği Başkanı İsmail Beki bey'in  Kadın Girişimciler hakkında bir şikayeti vardı gazetemizde.

Acaba hangilerinden?

6 Resmi Kadın Girişimciler Derneği var ilçemizde.

Oysa genel söylemler hepsini kapsar.Yani Gemlik Belediyesinden kamu arazisi alarak Esnaf ile aynı şartlarda çalışmayan hepsini.

Hani günahımı alma derler ya!!

Belki çoğunuz Güvenli(Asayiş) nerede ?onu bile bilmiyorsunuz!!

Keşke bu kadınlara da fırsat verilseydi de onlar da köylerini tanıtsaydı..

Olur olur bir kaç yıl sonra diğerleri holding olunca belki bir yerleri olur..

Daha fazla yorum katmayacağım..

İçim acıyor..

Haksızlıklara ,eşitsizliklere,adaletsizliklere üzülüyorum.

GÜVENLİ(ASAYİŞ) KADIN GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ BAŞKANI NURİYE USLU DEMİRİZ İLE GÖRÜŞTÜM.

KİMDİR ?.TANIYALIM ÖNCE.

     "1964 Gemlik/BURSA doğumluyum. Gemlik Lisesi mezunuyum. İki yoldaşım var, biri anam , diğeri oğlum.Yol arkadaşım,eşim rahmeti Mesut Uslu hakka yürüyeli yirmi seneye yaklaştı. Kendimi bildim bileli araştırmacı kimliğim   yaradılışıma işlendiği için ;defterim,renkli kalemlerim, silgim, kalemtraşım benim için bu yaşımda da hâlâ çok önemlidir. Vazgeçilmezimdir. Uzun senelerdir Pc başındayım, iyi derece pc kullanıcısıyım(Oğlum sayesinde). Word dosyalarım bir sürü araştırmalarımla doludur. Bu birikimler ve biriktirdiklerim benim her daim kaliteli yaşamama vesile olmuştur. Boş zaman kavramım yoktur. Okul yıllarımdan devam eden  akrostiş  türünde şiirlerim,  Muhammed-î Teknik Tasavvuf öğrencisi Nuriye olarak, çok sayıda İyelik hikayelerim, makale ve biyografiye dönüşen yazılarım var. 

    2 Tasavvuf  sitesinin birinde moderatörlüğüm  8 yıl sürdü, diğerinde hala devam ediyor. Bloğum da yazdığım iç alemimin seslerini yayınlarım. Son yazım Mitokondridir.  

    Benim için kitap çok önemlidir. Son okuduğum kitap Salvador Dali’nin güncesidir. Kişisel gelişim, kendini tanıma, dini ve ilmî pek çok kitap okudum. 4 yıl diyanetin Kur’AN kursuna devam ettim. Bir dönem Arapça dili üzerine kurs aldım. Her kadının ehliyeti olmalı ve araç kullanmalı. Bizim gibi kanatları kırıkların, ayakları üzerinde dik durmaları gerekir, buda öz güvenin sağlamlığı ile sergilenir.

    Tolstoy derki; "Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın.. "

   Bir dönem rahmetli Ecevit zamanında DSP kadın kollarında çalıştım,oğlum Gazi ilk-öğretimde okurken Koruma Derneğinde görev aldım. Aynı okulda Okul Aile Birliği Başkanlığı yaptım. Senelerdir  yardımlarım ve hizmetlerim devam eder. Bilen bilir. Reklama gerek yok!

    6 sene Kilis ve Gaziantep’ten ithal çeyizlik eşyalar, giyecekler getirerek ticaretle meşgul oldum. Daha sonra yorucu olduğundan Bursa’dan pijama v.s satışlarına başladım. Yerleşik düzene geçelim bir dükkanımız olsun diyerek hamburger,ev yemekleri, kahvaltı, kumru v.s üzerine ortağımla dükkan açtım,esnaflık yaptım.

    Eşim rahmetli yol arkadaşımdı, onsuzluk beni derinden etkiledi.Daha fazla meşguliyetler yani hizmetler edindim.

    Bizde boş durmak yok! Bir dönem apartman yöneticiliği de yaptım ve halâ  yönetici yardımcısı olarak hizmet vermekteyim. Ataları Gemlik doğumlu olanların, zeytincilikle muhakkak ilgisi olur. Bizimde oldu , zeytinciliği de iyi bilirim. Pasta, börek v.s onlarda da çok iyi olduğum söylenir."

    Eşim rahmetli olunca annemin köyünden arazi aldım.Depremde konteyner satıldı,meğer dört duvarmış.İçini yaptırdım yavaş yavaş.Bomboş araziyi ağaçlandırdık annem ile.Oğlum okuyordu,Gemlikdeki evim eşimden hatıradır,duruyor ama vaktimin çoğu köyde geçer.Organik tarım yapıyoruz yıllardır.Yaptığım ürünler beğenilir.Köyümüzde su sorunu var.Sebzelerimizi günlerce sulayamadığımız oluyor.Bu  meyve ağaçlarını çeşmeden su taşıyarak büyüttüm.Tarlamı kendim çapalarım.Çiçeklerime,sebzelerime çocuğum gibi bakarım.Hiç bir şeyi ziyan etmem.

    Nuriye hanım'ın hayat öyküsü bu kadar değil tabi.Ben biliyorum ama sizler için Kadın Girişimciler hikayesi nasıl başladı? anlatmasını istiyorum.

"İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruşundadır.. "

    GÜVENLİ KADIN GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ olarak sarsılmaz duruşumuzu, bize gösterilen bütün zorluklara rağmen sergiliyor ve; "Söz gümüşse sükût altındır. " diyoruz. Başkanları olarak tek başına görünsem de, değilim! Bunu mazeret gösterenlere çok şaşıyorum.Yanımda omuz omuza verdiğim 16 arkadaşım var. Köyde olduğum zamanlarda bile çok zor görüşüyoruz, her birimizin ayrı ayrı sahada işleri  var..Çok meşgulüz. İşe tan yeri ağarırken başlarız,gece serindir,akşam da çalışırız.Kadın tarladan gelir mutfağa girer,anadır.Bizim köyümüz diğer köylere benzemez.Kadınlarımız mütasıp yetişmiş ve üreten ,boş durmayan kadınlardır.Araç bile yok köye.Ben her dakika onları nasıl şehre indirebilirim?.Onlar daha hayatlarında Belediye bilmez.Ben elimden geldiğince Belediye'nin ve Kent Konseyi'nin çalışmalarına katılıp onlar adına da destek oluyorum.

    Yer ve imalathane için yasal başvurularının hepsini titizlikle yaptık. Ve halada takip ediyoruz ve bekletiliyoruz. Bir yılda arpa boyu yol gidemedik,engellendik.Yinede hazırlıklarımıza aralıksız devam ediyoruz. Derneğimizin kuruluş amacı atalarımızın yolunu takip ederek unutulmaya yüz tutmuş geleneksel tatları kimyasallar kullanmadan yaşatıp, sunmak. Yerleşkemizde, sosyal statüyü geliştirmek, kadının güçünü desteklerle kuvvetlendirerek öz güvenlerinin gelişmesini sağlamak. V.b.

    Dernek gıda skalamızda; 30 çeşit reçel, 20 çeşit sirke, salça, sos,kekik, nane,sumak,tarhana,erişte, yufka,kürtüküne, mantar,yaş ve kuru sebze, yaş ve kuru meyve çeşitlerimiz, yabani yenilebilir otlar, tıbbi bitkilerden yağlar, sabun, zeytin, zeytinyağı v.b. Bakın burada pasta börek v.s dile getirmiyoruz..Her köy kadınının eli zaten hamur tutar. Bizler üreticiyiz.Her  köyün geleneksel  veya ortak çok tatları vardır, bizimde var.

    Gemlik de ilk Narlı onu ayrı tutuyoruz. Bizimle aynı yılda kurulanlar B.Kumla, Umurbey ve Güvenli ,Güvenli’den 8 ay sonra 8 marta resmi açılışını yapan K.Kumla  ve  sonra Karacali.

    Tabi ki buraya kadar sade bir vatandaşken kendimi kendimle ve dostlarımla yaşarken  temmuz ayının başlarında sen beni aradın ve "GÜVENLİ de KADIN GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ kursan nasıl olur?,Muhtarınız ile bu gün görüştüm ,bizim Güvenli de girişimci kadın falan yok!" dedi ne dersin? "Demiştin hatırlarsan.

    GEMLİK ZEYTİNİ FESTİVALİ de  (30-31 ağustos-1 eylül) tarihi olarak belirlenmişti.Zaman kısa ,hazırlık yapmakta lazımdı. Kolay değildi 150 çeşit üzerinde ürün sergilemek. Hepside GÜVENLİ de yetişen ve biz kadınların yetiştirip işlediği ürünlerdi. Her zaman söylüyorum biz GÜVENLİ KADIN GİRİŞİMCİLER GEMLİK de tekiz. Çünkü biz ÜRETİCİYİZ. Gemlik belediyesinin stantlarında onları en iyi şekilde temsil ettik. Bizim maddi kaygılarımız yok. Bizler şovda yapmadık, yapmıyoruz da. Yemek yarışmasında Kabak Çiçeği Dolması ile 2.cilik aldık. KIZILCIK Şerbetimiz festivale damga vurdu. Bursa Kahvaltı festivalinde de reçellerimiz ve salçamızla da bir daha damga vurduk. Duyanlar duymak istemeyenlere duyursun lütfen! Rekabet ortamımızda yok, hiç bir esnafla. Çünkü bakkalımız dahi yok köyümüzde. Haftada 2 gün Gemlik’ten gelen dondurmacımız, sabah ve akşam otobüs servisimiz var. Soruyorum yerleşke olarak sağında İZNİK GÖLÜ, solunda GEMLİK KÖRFEZİ, arkasını yemyeşil ormanlara dayamış, muhteşem manzarası, havası ile bereketli toprağımızı tanıtmak için daha ne yapalım. ?

    Makamlar mevkiler gelip geçicidir. Bütün mesele BİR HOŞ SEDA BIRAKABİLMEK. Yaşadığımız yere vefa borcumuzu ödemekte güzel bir duygudur. Hobi olarak başladığım bu yolculukta evimin fotoğrafları nereden nereye geldiğimin kanıtıdır.Çok büyük çaba gerektirir. Yabani ağaçların aşılanması da hobilerim arasındadır.bununla ilgili ilçe tarıma 2 proje sunduk. Facebook sayfamızda(Güvenli Kadın Girişimciler derneği) paylaşımlarda bulunuyoruz.

    Güvenli de yetiştirmek istediğimiz ağaçlar var.Dağlar yabani meyveler,otlar ile bir cennet.Aşılama yaparak hepsini kazandırabiliriz.Yukarılarda şahane piknik alanları var.Buralara pikniğe gelenler var.

    Bazen bir şey unuttuklarında bizlerin kapısını çalıyor ,ekmek,domates,ızgara istiyorlar.Bir toprak fırında ekmek üretebilirdik bizlerde.

    Kimseye zararımız olmayacağı gibi buranın turizme açılması için katkıda bulunacağız.

    Burada kiralık dükkan ,ev gibi şeyler yok.Dernek olunca müstakil ayrı bir yer gerekiyor.Üretim belgesi alabilmek için şartlar var.Yani biz mecburen destek istiyoruz.Önemli olan o ilk destek.Gerisini biz de çalışarak yapabiliriz.Kadınlarımız ayrı ayrı evlerde,birleşecek yerimiz olmayınca ne yapsınlar.Onların da ayakları üzerinde durmaya ihtiyaçları var.

Dağlarımız,köyümüz görülmeye değer.

    Bu yıl ilk defa yaylada bir gün düzenlendi.Annelerimiz ilk defa çocukluğunu yaşadı.Kültürümüzde mendil kapma,çuval yarışı gibi şeyler var.Bunları yaşatabiliriz.

    Az evvel bahsettiğim  tecrübelerimi arkadaşlarımla paylaşarak azmin zaferini göstermek istedim.

   Bilinmeli ki, yaşadıklarımızla değil yaşattıklarımızla anılırız. Ve Unutmamalı ki; ne yaşattıysak elbet bir gün onu yaşarız..

   İnsanların çoğu onu yapıyor diye yanlış, yanlış olmaktan çıkmaz..Tecrübelerimizle yoğrulduğumuz bizlerin, bir tek doğru üzerinde doğru yürümek için kimsenin üstüne basarak, ezerek, yok sayarak ilerleme yapmak bizim anlayışımıza aykırıdır.

Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir diye düşünmekteyiz.

Çünkü en güçlü iki savaşçı, sabır ve zamandır.. Oda biz GÜVENLİ hanımlarında var. Fırsat verilirse ispatlayacağız.

Bu yolda dürüst ve adilce yürüyen, kardeş dernek arkadaşlarıma  başarılar diliyorum.Teşekkür ederim.

Saygılarımla

Reyhan Çorum ile biz bize sohbetler...