• Çarşamba 25.3 ° / 12.3 ° kırık bulutlar
  • Perşembe 17 ° / 9.5 ° bulutlu bulutlar
  • Cuma 20.5 ° / 10.5 ° Bulutlar


GEMLİK'İN RENKLİ SİMALARI..(1) ÇEKİRDEKÇİ MEHDİ

GEMLİK'İN RENKLİ SİMALARI..(1) ÇEKİRDEKÇİ MEHDİ

GEMLİK'İN RENKLİ SİMALARI..(1) ÇEKİRDEKÇİ MEHDİ.

Gemlik Haber Gazetesinde bir yıldır beraberiz. Haftada iki gün bu satırlarda buluştuk, Gemlik'in değerli insanlarını sizlerle buluşturduk.

Canlı tarihimize erişmek artık çok zorlaştı. Gemlik tarihini bize anlatabilecek kişi sayısı artık çok azalmış. Kaybettiklerimizi rahmetle anmak için hiç olmazsa evlatlarına, yakınlarına ulaşmaya çalışıyoruz. Bu da kolay olmuyor elbette. Herkes bir yana savrulmuş. Ama en azından belleklerde kalan ne yarsa onlar bile kayda geçse çok önemli.

Bana yazılar yazıp sayfalarca gönderenler, değerli vakitlerini ayırıp benimle söyleşiler yapanlar, beni birileri ile buluşturmak için çırpınan gönül dostları, bana bu sayfası ayıran gazetem, Kios Dergisi, değerli büyüklerim, yorumları ile moral veren tüm dostlar her birinize ayrı ayrı gönül dolusu teşekkür ederim.

Gazetede yazarken yeni yayın hayatına başlayan bir dergi ile tanıştık. Kios Dergisi. Bu dergi aynı zamanda Gemlik Haber Gazetesi'nin sahibi Serhat Seferoğlu'nun sahibi olduğu matbaa da basıldı. Kios Dergisi'nin sahibi Serkan Kaynar Bey'in teklifi üzerine bende orada Gemlik'in Renkli simalarını yazmaya başladım. İnşallah yaptıkları işlerde markalaşmış kişileri, hala unutamadığımız, sevgi ile andığımız kişileri yazmaya devam edeceğim.

İkinci yıla dergiyi okumamış olanlar için bu yazılar ile başlayacağım.

Bende küçük bir molayı hak ettim sanırım.

Sonrasında yine yeni yazılarımızla, konu ve konuklarımızla devam edeceğiz..

Lütfen ben sizlere ulaşamasam bile, sizler bana ulaşın. Hazırlayacağımız seri kitaplarda yazılmayan bir değer kalmasın. Hatta yazdıklarımıza bile ilave edecekleriniz olursa, memnuniyetle yer vereceğiz. Yanlışlarımız varsa uyarmaktan ve düzelmekten çekinmeyin.

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Öğretmeyi seviyorum ve öğrenmeye çalışıyorum" demiş Konfüçyus..

Öğretmek haddim olamaz, ben sadece sizlerden öğrendiklerimi yine sizlerle paylaşmaya ve bizden sonra ki kuşaklara aktarmaya çalışıyorum. Ben her " BEN" dediğimde, unutmayın ki; beni ben yapan bir çok kişi, sayamadığım isimler vardır.

Hadi okuyalım bakalım, Gemlik'in efsane Çekirdekçi Mehdi amcası hakkında neler öğrenmişiz.

MEHDİ UÇTU KİMDİR?

Bu şekilde onu çok az kişi tanır ama; FISTIKÇI MEHDİ desem, hemen aklınıza bembeyaz giysileri, camekanlı seyyar kestane yada fıstık sattığı tezgahı ile aklınıza geliverir..

ERBABI BİLİR sözü onun dilinden herkesin anladığı şekilde gelirdi kulağımıza.“ Erbaaabiliiirrr” diye anlayan da var, Mehdi amca sokakta bağırırken "Tazeaptük" diye bağırırdı diyen de..

Hakkında yazılmış yorumlar, yazılar, kimi doğru kimi kulaktan dolma. En güzeli onu ailesinden birinden dinlemek.

Şeyme Uçtu hanım; babası ile kardeş çocuğu olan Mehdi amcasını anlattı..

Babaannem anlatırdı; dedem ile abisi Arnavutluk'tan birlikte gelmişler. Mehdi amcam babamdan yaşça daha büyükmüş. Babam 33 doğumluydu, Mehdi amcam da 25 doğumlu olabilir. Ailemiz hakiki Arnavut. Aslında kardeş çocukları ama öz amcam gibiydi. Annem onların işlerine yardımcı olur, Mehdi Amcamın kıyafetlerini yıkar, ütüler, o da tertemiz giyinirdi...

Yeni Mahalle'de yıkık dökük evleri vardı. İki kardeştiler. Kardeşi Veysel anacığı ve yengemle birlikte yaşardı. Yengem yatalaktı, önce ona bebekler gibi bakardı ama anlaşamadılar boşandılar. Amcam ne kadar temiz titizse, eşi de tam aksiydi.

Bir üvey oğlu vardı evlenerek yurt dışına gitti, Almanya'da yaşardı. Ölünce babasının cenazesine bile gelmedi.

Amcam çok temiz, titiz, kalbi de, yüreği de güzel bir insandı. Kimseye zararı olmayan bir garibandı. Herkes onu sever sayardı. Biraz da sinirliydi. Malum Arnavutların damarlı olduğu söylenir..

Kardeşi Veysel bir çitlikte çalışıyordu. Bir kızı sevmiş vermemişler, sonradan hastalandı. Önce öyle değildi. Aklını bu aşk yüzünden oynatmış. Veysel amcamın matematiği çok kuvvetliydi, bize ilkokul , ortaokulda matematik derslerimizde hep yardım ediyordu, yüreği güzel insanlardı.

Amcam kardeşi ile hiç anlaşamaz kızardı ama hiç kini yoktu. O'na da, annesine de o baktı. Yengemi çocuklar kızdırırdı, çocuklara taş atardı, korkar kaçarlardı.

Onlara bizden başka sahip çıkan olmadı. Her zaman amcam olduğu için gurur duyardım. Yazları küçücük camekanı, bembeyaz kıyafeti ile fıstık, çekirdek satardı. Kışın kestaneyi kaynattığı büyük bakırdan bir kazanı vardı.

Gazete kağıdından yapılmış külahlara doldururdu kabuklu fıstık ve kestaneleri, iskele de esnafları dolaşarak elindekilerini tüketmeye bakardı. Sık sık da fıstık diye bağırırdı. Onun o bağırması meşhurdu. Bize de uğrar "Bir ihtiyacınız var mı?" diye sorardı. Çünkü bizler de garibanlıkla büyüdük.

Amcam evde kalp krizi geçirerek rahmetli oldu.(2010)

Bir kaç kişinin anlattıklarına da yer verirsek onu daha iyi tanıyabiliriz....

Bakalım neler anlatmışlar?

Anılar diyelim!!!

Tuğal Kösemen.

Ben fıstıkçı Mehdi'yi ilkokula başladığım yıllarda 1949-50 yıllarında tanıdım. Yaz aylarında fıstık satar, kış aylarında ise boynunda asılmış sele içinde haşlanmış kestane satardı. Kestane satarken ona özel bir satış sloganı vardı. "Çongaranın kestanesi-okka çeker beş tanesi" diye hem bağırır ve hem de boynunda sele yürürdü. Tanıdığım yıllarda fıstığı da, kestaneyi de boynuna astığı sele içinde, küçük kese kağıtları ile satardı. Tanıdığım çok çalışkan insanlardan birisiydi. Mekanı cennet olsun.

Ali Türen

Yıllarca komşuluk yaptık. Rahmetli Hano teyze Fıstıkçı Mehdi'nin annesiydi. Gerçek ismi Hanife idi. Herkes ona Hano teyze derdi. Onun bakımını kardeşi Veysel abi yapardı. Mehdi amca evin geçimini sağlar, Veysel abide annesine bakar ev işlerini yapardı. Hano teyze herkese hep Mehdi amcayı sorardı. "Mehdi nerde? "... Komşular "Ne yapacan Mehdi'yi, senin bakımını Veysel yapıyor, onu niye sormuyorsun" diyerek, tatlı sert şakayla karışık azarlarlardı. Hano teyze son zamanlarında iyice yaşlandığından çocuklara taş atmaya başlamıştı. O taşlardan bir kere bende nasibimi almıştım. Anneannem Hano teyzeye kızmıştı. Şimdi Ananem de; Hano teyzede, Mehdi amcada, kardeşi Veysel'de hepsi rahmetli oldu. O yıllarda fakirlik çoktu ama insanlık ve komşuluk vardı.

Bir gün Mehdi amca bana üzerinde kendi resmi olan Gemlik kartpostalını gururla gösterdi. Bir de kendisinin adı geçen bir yerel gazetenin yazısını. Gemlik'e mal olmanın haklı gururunu hayattayken tattı. Allah rahmet eylesin.

Yunus Kardeştuncer

Gemlik Rotary Kulübü olarak 1999-2000 döneminde mesleklerinde diğerlerine örnek olarak gösterilebilecek meslek sahiplerine verilen, meslek hizmet ödülünü oy çokluğu ile alınan karar sonucu kendisine takdim etmiştik.. O dönem başkanı olarak o ödülün verilmesinden büyük onur duymuştum..

Canan Bölük

12 Eylül 1980 öncesi adı 27 Mayıs olan İlkokulumdan evime giderken Mehdi amcaya imrenirdim. Bembeyaz ayakkabıları, çorapları, pantalonu, gömleği, beline bağladığı önlüğü, şapkası ile onu TC Ziraat Bankası önünde gördüğümde, "Nasıl bu kadar tertemiz durabiliyor?" derdim.

Babür Balcı

Bembeyaz kıyafeti ile satış yapması karakterinin de aynasıydı bence. Gıda maddesi satanların hijyen olması gerektiğini kıyafetiyle anlatıyordu. Satış sloganı da; "Taze fıstık, erbabı bilir''. Kestane satarken de;' 'Hakiki Benli kestanesi ''idi. Karakteri de çok temizdi. Gemlik'in renkli simalarından birisiydi.

Ali İhsan Erdem

Çok iyi tanırdım komşumuzdu. Ara sıra ona pantolon falan dikerdi annem. Pantolonun parasını alırken cebinden tomarla para çıktığını görünce şaşırırdım. Kendi kedime derdim ki; "Bu kadar parası olan biri, eski evde neden yaşar?" Babamla şakalaşırlardı, babama derdi ki; "Fıstıklı'ya fıstık toplamaya yürü Belediyeci "Kışın kestane sattığı için babam da ona" ,sen Benni'ye yürü kestane toplamaya" derdi.

Salih Ertan Özkardeş

Camdan çerez kutusu vardı. Onun camına 25 kuruş ile tık tık yapardı. Tuzlu fıstık ve kabak çekirdeği yerdik. "Hep zarar, hep zarar "derdi"

Adnan Kapar

Kardeşi de tereyağlı diye bildiğimiz hamur işini satardı. Hastalanınca Mehdi amca bakmıştı, eski komşumuzdu.

Süreyya Üzmezler

Hadi bakalım bir anıda benden.....

Mehdi amcanın en meşhur sloganlarından biride erbabibilir idi......

Fıstık satarken tanıdık simalarıyla tek mi çift mi oynardı.....

Fıstık kese kağıdından masaya dökülür....

Çifter çifter sayılır.....

Müşteri "tek" dedi ise....

Tek çıkarsa kazanır..

Çift çıkarsa kaybeder iki paket parası öderdi....

Gençlik işte....!

Mehdi Amcaya tek mi çift mi oynamayı teklif ettim..

Kırmadı oynadık kaybettim.....

Bir paket fıstığa 10 TL ödedim......

Akşam babam eve geldi.....

Elinde 5 TL bunu sana Mehdi amcan yolladı, arkadaşlarının içinde seni kırmak istememiş, kaybetmişsin...

Al paranı bir daha Mehdi amcana oyun teklif etme........

O oyun, Gemlik'in ileri gelenleriyle Mehdi arasında bir oyun .....

Amacı da Mehdi'ye satış yaptırmak üzere kurgulanmış...

Sepetin bir tarafı tek bir tarafı çifttir.....

Bunu da herkes bilir ve ses etmezler....

Dedi.....

Düşünebiliyor musunuz.?

Gönül zenginliğini...

İste Gemlik buydu.....!!

Elbette ki anılar çok, anılar bitmez. Ben onu Atatürk Okulumun önündeki hali ile hatırlayacağım. Harçlıklarımız ile tezgahına koşardık.. Çocukluğumun Mehdi amcası,

Gemlik'in sembollerinden biri.

Dualarımızda yaşayacak..

Fotoğrafları( Volkan Arda- Gemlik Gazetesi), yorumları ile katkıda bulunan Anılarda Yaşarken ailesine teşekkürler.

REYHAN ÇORUM