• Çarşamba 0.3 ° / -4.2 ° Mix snow/rain
  • Perşembe -0.6 ° / -8 ° kırık bulutlar
  • Cuma 2.9 ° / -1.6 ° Bulutlar


GEMLİK'İN KÖKLÜ ESNAFI RADYOCU HÜSEYİN...

GEMLİK'İN KÖKLÜ ESNAFI RADYOCU HÜSEYİN...

GEMLİK'İN KÖKLÜ ESNAFI RADYOCU HÜSEYİN...

Hüseyin Kökçü; atadan, dededen esnaf ve hala artık neredeyse antika olmuş dükkanında Gemlik halkına hizmet etmekte, daha çok da iş yerinin kapısına oturup bir grup arkadaşı ile derin sohbetler etmekte..

Ticaret odası kayıtlarını incelerken dört kayıtlı kadın esnafa rastladık. O tarihlerde(1940'lı yıllarda kayıtlar Türkçe olarak yenilenmiş. Daha önce de olması muhtemel) kadın esnaf bir hayli şaşırtıcıydı. Çünkü benim esnaf olduğum 90'lı yıllarda bile kadın esnaf parmakla gösterilecek kadar azdı. Sorduk soruşturduk, Aktar dükkanı dedesine aitmiş. Ve eşi Naciye Hanım adına kayıtlıymış.

Hüseyin Bey çok sıcak karşıladı beni. Sorularıma içtenlikle yanıt verdi. Sıcak bir sonbahar gününde (2021. Ekim) iş yerinin kapısına oturduk ve hem yazdık, hem de uzun uzun Gemlik üzerine sohbet ettik. Hatta dertleştik diyebilirim. İki Gemlik çocuğu olarak konuşacak çok şey vardı. Özlemlerimiz genellikle aynı olduğuna göre bir yerde yanlış gitmiş şeyler vardı..Kapısının önünden geçip de bilmeyenler için, radyocu Hüseyin kimdir? sorduk.

Hüseyin Kökçü ..

Dedeme Aktar Mehmet derler. Naciye Hanım dedemin eşi, babaannem. Babam Aktar Mehmet, Umurbey Köyü ile bağlantısı var. Babamın anne tarafı ise Cihanköy'den. Cihanköy Orhangazi'ye bağlı şirin bir Boşnak köyü..Hüseyin dedemin tek çocuğu babam Mehmet. Onunda üç çocuğu var, Hasan( Amerika'da), Hüseyin(ben), Yurdanur kız kardeşim.

Babam semerciler yokuşunda aktarlık yapıyordu. Aktarlık baba mesleği. Sizin bulduğunuz kayıtta dedemin dükkanına ait sanırım..

NACİYE KÖKÇÜ

AKTAR

SEMERCİLER CADDESİ. NO.4..

Askında yazılışı AKTAR değil, Attar olarak yazılır, içinde boya, ilaçlar, baharatlar bulunur. O zamanlar iki tane Attar vardı, babamın anne ve babasından kalma, Aktar Şemsettin de bilinen eski bir esnaftır ama o bizden sonra. O zamanlar zaten nüfus 5-6 bin kadar.

Babamın 70'li yıllarda İstiklal caddesinde bakkal dükkanı vardı; fakat dükkan daha önce açılmıştı, zaten 72-73 yıllarında kapattı.

Babamlar Umurbey'de oturmuş. Annem 60 yılının sonunda, babam 64 yılında rahmetli oldu. Kız kardeşim de annesinin yanında. Babamın mezarı Umurbey'de, babaannem Gemlik'te gömüldü. Bende nasipse Umurbey'e küçük mezarlığa babamın olduğu yere gömülmek isterim.

Birazda sizi tanıyalım..

Gemlik'te İstiklal caddesindeki evde 9. Kasım.1946 yılında doğdum. Nüfusta 1 Temmuz. Eskiden ya önce , ya sonra alırlarmış.. İlkokula önce Atatürk okulunda, sonra Abdullah Fehmi okulunda devam ettim. O sene Celal Bayar geldi. Bursa'da okumak istedim ama gidip gelmek kolay değildi, gitmedim. Zaten çalışma hayatına alışmıştım.

Ben ilkokulda bile yazları çalıştım. 59 yılında çırak olarak işe başladım. Sabahattin Özanadolu'nun dükkanı Yeni çarşı No.4'te, elbiseci Hicri'nin arka tarafında idi. Şimdi eski çarşı diyoruz.

Askerliğimi Ankara Mamak, Adapazarı usta birliğinde 24 ay yaptım.

1964 senesinde Candan Hanım'la evlendim. Eşim Gemlikli Erenoğulları'ndan Muzaffer hanımın kızı. Işık sülalesinden. Işık ailesinden Hüsnü Işık'ın kızı.

Üç çocuğumuz oldu, bir kız iki erkek. Kızım Özkardeşler'den Salih Özkardeş ile evli, Umurbey'de oturuyor.

İş yeriniz çok eski biliyoruz. Bu dükkanı ne zaman açtınız?

1971 senesinden beri bu dükkandayım. 52 senedir bu işi yapıyorum. Sabahattin Özanadolu ustamdı. Mesleği ondan öğrendim. Tamircilik sanattır. O iyi bir sanatkardı.  Süper bir insandı. Aynı zamanda bando şefiydi, sonra bıraktı.

Sunğipek'te çalışmasına rağmen, dükkanı bana bırakıyor, oradan kalan zamanlarında dükkanda çalışıyordu. Çok faal biriydi.

71 senesinde ben bu dükkanı açarak ayrıldım. O zamana kadar onunla birlikteydim. İlk 18 sene dükkanda gece 2'ye kadar tamirat yapıyordum. Gece silahlar atılır, bayramlar olur ben hiç durmadan çalışırdım. Ne zaman Amerika'ya gittim o zaman bu kadar çalışmanın manasız olduğunu gördüm bıraktım.

Amerika'ya 88 yılında gittim. Gezi Amaçlı Avrupa'yı dolaştım. Dükkanda çok çırak yetiştirdim. Dükkan duruyordu, çırağıma bırakarak seyahat ediyordum. Seyahat etmeyi eşimle seviyoruz. Birlikte hem yurt dışını, hem Türkiye'yi dolaştık. Çıraklarımdan 1-2 kişi bu mesleği devam ettiriyor ama sakın isimlerini sorma, şimdi aklıma gelmez..

Şimdilerde TV tamirciliği de yok. Ben oto elektrik, buz dolabı tamir ettim. Teknelere müzik setleri yaptım. Artık insanlar eskiyi atıp sürekli yenisini alıyor. Eskisini tamir ettiren çok azaldı. Teknoloji hızla ilerledi. Bizim gibi tamircilerde de çırak yetişmeyince meslek günden güne ölüyor.

Eski bir Gemlikli olarak neler söylemek istersiniz?

Eski Gemlik'i özlüyorum. Gemlik'te 6 ila 10 bin kişinin yaşadığı yıllara özlemim. O zaman herkes birbiri ile iç içeydi. Arkadaşlık, dostluk, sosyal hayat çok vardı, şimdi maalesef yok.  Ondan sonrası Gemlik'te değişim başladı; doğayı, insanları her şeyi bozarak bu güne getirdi.

Daha ne kadar çalışmayı düşünüyorsunuz?

Ölene kadar mesleğimi devam ettirmeyi düşünüyorum. Eşim "Bırak artık gitme" diyor ama ben evde oturamam. Buraya arkadaşlarım geliyor, sohbet ediyoruz. Allah kimseyi yalnız bırakmasın.

Gemlik çok güzel bir yer. Kayıkhane'de oturuyorum. Eskiden İstiklal caddesinde oturuyordum, başka bir yerde oturamam diye düşünüyordum. Kayıkhaneye ancak yüzmeye gidiyordum. Şimdi denize bir karış yerde oturuyoruz ama denize giremiyoruz.

Hayat çok güzel yaşamayı bilirseniz. Allah fesat ve kötü insanlardan korusun. Yaşam artık herkes için zor oldu. Yaşamın da, böyle güzel çok çok güzel bir yerin de kıymetini bilmek lazım.

Bir söyleşinin daha sonuna geldik. Hüseyin Beye çok teşekkür ediyor, sağlıklı günler diliyorum. Böyle eski esnaf ve insanları gözümüz arıyor. TV kumandasından tutun dükkanında her şey mevcut. Hele o eski radyolar, radyolu günler unutulmaz. Evinizde hala bir radyonuz varsa kıymetini bilin ve bozulursa nereye gideceğinizi biliyorsunuz artık. Radyocu Hüseyin lakabı üzerine oturmuş 50 yıldır, bende öyle başladım söze. O sanırım bundan mutlu. Ne güzel mesleği ile anılmak, mesleğinin duayeni olmak. Bu eski mesleği, eski çınarlı kahvemizin karşısındaki dükkanında yaşatmaya çalışıyor, sağ olsun, var olsun..

Reyhan ÇORUM.