• Çarşamba 13 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 ° / 6 ° Güneşli
  • Cuma 18 ° / 6 ° Parçalı bulutlu


Eski Çarşı Esnafları

Eski Çarşı Esnafları

Eski Çarşı Esnafları

SERPİL YILMAZ KEREY, ESKİ ÇARŞI ESNAFI BABASI EŞREF YILMAZ'I ANLATIYOR..

Serpil hanım dedesinden söz etti önce.Gelin bu aileyi tanıyalım.

ÇANAKKALE'DE BİR YİĞİT ASKER..

     Rahmetli babamın babası İsmail Yılmaz,Çanakkale savaşına katılmış.Büyük babamların taburuna "İngilizler çıkarma yapıyor "diye Basra körfezinden haber geliyor. On kişiyi seçerek gönderiyorlar.Dedem de içlerindeymiş.Büyük babam orada esir düşüyor.8 yıl esaret yaşıyor.Gemilerde aç ,susuz,kılık kıyafet yok çalıştırıyorlar.Esirlerin birbirleri ile konuşmalarına bile izin yok ama dedem ile arkadaşı bir  şekilde anlaşarak kaçmanın yolunu buluyorlar.Gece yürümüş,gündüz saklanmışlar.Bazı gördükleri evlerin kapılarına gidip ekmek istedilerse de ;kimileri "Allah versin"diyerek kapılarından geri çevirmiş.Dedem iki yılda ancak köye gelebilmiş,kurtulduktan sonra vasiyet etmiş ve "sakın kapınıza gelen olursa geri çevirmeyin"demiş.

    Babaannem halasının kızıymış,çok güzelmiş..Dedem savaşa gitmeden önce nişanlanmışlar,savaştan dönmeyince isteyenler olmuş ama halası kızını kimseye verememiş."Ya yeğenim geri dönerse ,ben abime ne derim "demiş.

     Sonra babaannemle evleniyorlar.Dedem" köyde yapamayız" diyerek,köyden ev sattıysa Gemlik'den ev,arsa sattıysa arsa,zeytinlik sattıysa zeytinlik alıyor.Gemlik'e yerleşiyorlar.

     İki halamdan sonra babam Gemlik de doğuyor,sonra bir kız kardeşleri daha olmuş.Kızlar da ilk okula kadar okumuşlar.

Babam Eşref Yılmaz;

     1932 doğumlu.Atatürk İlk Okulu'nda okumuş.Babaannem Katırlı köyünden Pembe hanım(Kurşun dökermiş,herkes öyle tanır)tek oğlu olduğu için okumasını istememiş.Okursa bizi terkeder diye düşünmüş.

    Dedem esirlik hayatında çektikleri nedeniyle hep hastaymış.Babam 7 yaşındayken evin kesesini babama teslim ederek "bundan sonra evin erkeği sensin "diyor.

    Askerde sıhhiye çavuşu oluyor.Aslında "sıhhiye çavuşu olarak yazdırıp tezkere bırakayım" diyor ama babaannem yine izin vermiyor.Oğlunun hep onları terketmesinden korkmuş.Zaten babamın askerliğinin son aylarında dedem 64 yaşında vefat etmiş.

1956 Yılında annemle nişanlanıyorlar.Annem Gürle köyünden meşhur camcıların kızı.

Bu hikaye de oldukça acı ..

   Aşağı Gürle Ermeni(gavur)Gürle.Dedem İstanbul da İmam Hatip Okulunda okuyormuş.Savaş zamanı bütün köy dağa kaçmış.Halasının kızı doğum yapmış.Bebeği ile kaçamamış,samanlığa saklanmış.Büyük babam köye gelince köyde kimsenin kalmadığını görmüş.Samanlıkta eşeğin semerinin altına kadını ve çocuğu paramparça keserek kapatmışlar.Onları öyle görünce büyük babamın belden aşağısı tutmuyor.Neden sonra düzeliyor.

     Anneannem büyükbabamın ikinci eşiymiş,büyükbabam 27 yaşında,anneannem 14 yaşındaymış. Büyükbabam eve gelene kadar kayınvalidesinin dizinde uyurmuş.

Annemin babası köyün zenginlerinden. Annemler beş kardeş.4 Kız,bir oğlan.

     Annemle babam görücü usulü evlenmişler. Düğün alışverişine bile babamı götürmemişler.Dedem çok sert biriymiş,ne annem babamı görmüş nikaha kadar,ne babam annemi.Ayrılma sebebi falan olur diye görüştürmemiş.Güngörmüş biriymiş ama ne çare.Sonradan sevmişler birbirlerini.Annemin göğsünde sakladığı bir fotoğraf var babama ait.

     Önce Askerlik Şubesinin yan sokağının başında han gibi bir evde oturmuşlar.Sonra o evi Yörüklere satmışlar.

    Ev yangın geçirmiş. Hatta yola bakan duvar yıkılınca yerlere altınlar saçılmış.Alan kişi İtfaiyeciye bunlar benim deyince adam toplayıp elleri ile altınları vermiş.Halbuki kaçan Ermenilerin altınlarıymış.O evde doğmuşum..Ben doğmadan önce bir erkek,bir kız çocukları vefat ediyor.Benden sonra da yine bir erkek çocuklarını kaybetmişler.

    Gemlik de çarşıya Belediye dükkanları yapılınca,babam da baş vurmuş.O zaman müracaat çok olunca kura çekmişler.Nişanlısının(annemin) niyetine çekmiş ve çıkmış.Babam küçük bir tezgah açıyor.Hatta bir kaç pantalon, gömlek koyuyor,onları da fazla gözüksün diye yan yana diziyor.Ablasının eşi Bursa da terziymiş,ilk zamanlar kumaşı orada kestirir,getirir evde dikermiş.Annem de ona çok yardımcı olmuş.İlik,düğme ne olsa yaparmış.

     Ben Orta Okul,Liseye giderken babam hazır giyime geçti.Malları toptan İstanbul'dan almaya başladı.72-73 yıllarında beyin kanaması geçirdi.Onu hiç yalnız bırakmadık.Biz de üç kız kardeşiz.İlk hastalandığında Dr.Abdullah(Öztemiz) bey gece dışarıya çıkmazmış ama evimizde taksici kiracımız vardı.Haber verdik onun taksisi ile geldi,yetişerek bir iğne yaptı.Babam sayesinde iyileşti,düzelmeye başladı.

    İçki ve sigarası yoktu.Ben Kız Meslek Lisesine gidiyordum.Bizi geziye götürdüler.Dönüşümüz gece gecikince, beni beklerken balkonda bir paket sigara bitirmiş.Ben doğmadan annemle babamın iki oğlu olmuş, ölmüş.Beni her yere adaklar adayarak büyütmüşler.Benden sonra da bir oğlu olmuş,o da yaşamamış.Babam bu nedenle hiç erkek evlat aramadı."Kız erkek ne olursa olsun" dedi.Evlatlarına çok şevkatli davranırdı.Özellikle kız çocuğu olduğumuz için harçlık haricinde yanımıza para verir,"öğretmen bir şey isterse verirsiniz" diye tembih ederdi.Biz o paraları biriktirirdik.

    Kız kardeşim üniversitedeydi, ben okuyordum,sıkıldığımız zamanlarda oldu ama bizi okuttu.Bayram olur,teyzeme bile kumaş alırdı.Annem terziydi,onları diker bize giydirirdi.

Babamın sesi çok güzeldi.Pazartesi ,cuma akşamları  Kur’an-ı Kerim duası yapılırdı. Aşır okurdu ama şarkı söylemezdi.

    2000 Yılında çarşıdaki dükkanlar yıkıldı.Katlı otopark'ın altına taşındık ama 2007 yılına kadar kapalıydı. Kirasından vergisine kadar her masrafı verirdik.O zamanın parası ile 50 bin lira kaybettik. Sonra AVM'ye taşındık.Babama giyim olmasın artık ,takı üzerine açarsak ben çalışırım dedim.2011Yılında bu dükkanı açtık.

     Babam çok özverili biriydi.Bütün ailesini çok severdi.Esnaflar arasında herkesle iyi geçinmiştir. Babamı tanırlar,özel müşterileri vardı.Hala gelir anlatırlar.Babacığım çok yardımcı olmuş.2014-17 yılları arasında rahatsızlandı.Prostat kanseriydi.Üç kez ameliyat oldu.Önce ilk ameliyatı Şevket Yılmaz Hastahanesi'ndeydi.Memnun kalmadık,Fakültede tedaviye devam ettik.Orada Lösemililer Derneği vardı.Onların kiraladığı odalardan birini kiralayarak,eşim babamı radyoterapiye götürüp getirdi.Karnı tümör ile dolmuş,Ne kadar çabalasak da babamı 2 haziran 2017 de kaybettik.Son nefesine kadar bilincini kaybetmedi ve Kelime-i Şehadet getirerek ruhunu ellerimizde teslim etti.Babamı Gürle köyünde defnettik.

     Annem 1937 doğumlu,hayatta.Gemlik de yerli çok az kaldı.Eskiden kim var, kim yok tanırdık.Babamdan kalan aile apartmanında oturuyoruz.Üstte eşimle ben,annem ortada,kız kardeşim altta.Bir kız kardeşim de Gemlik dışında.

     Okulu bitirdikten sonra Sinop Su Ürünleri Fakültesinde Öğretim Üyesi olarak bir yıl çalıştım.Sonra kız kardeşim evlenince biz iki kardeş dönmek zorunda kaldık.Buraya Halk Eğitime baş vurdum,kabul edildim.3 dönem çalıştıktan sonra Bursa'dan özel okuldan teklif geldi,oradan 2005 yılında öğretmenlikden emekli oldum.İki yıl takı kursuna gittim.Otopark'ın altında dükkanı açmadığım zamanlar kendimi takıya verdim.Flografi,koza,kağıt rölyef kurslarına giderek kendimi yetiştirdim.Hatta kolleksiyonumu ilk sergilediğimde taklit etmeye çalışmışlar.Beyin hırsızlığı çok.Kişiye özel çalışıyorum.Kıyafete göre takı tasarlıyorum.Ayakkabıdan saçındaki tokaya kadar düşünüyorum.

    Dükkanın ismini hanımlar koymuş.Günlerde takıcı hoca diyorlarmış,bizde tabelaya öyle yazdırdık.

    Şimdi babamsız iş yerime devam ediyorum.Hastalıktan sonra zaten azalan işler daha da kötü oldu.Esnaflık gerçekten zor.Kiraları bile ödemekte zorlanıyoruz.

    Babanız Umur amca ile babam hem mahalleden ,hem de çarşı esnafı olarak çok iyi iki dosttu.Bu vesile ile biraz olsun çalışmalarınıza katkım olduysa mutluyum.

   Ben babamdan razıydım,Allah da ondan razı olsun.Peygamber efendimize komşu eylesin.Herkesin babası kendine iyidir ama benim babam herkese iyiydi.Öyle bir babanın çocuğu olduğum için gurur duyuyorum.

    Serpil hanıma teşekkür ediyorum.Tüm çarşı esnaflarımızın hayat hikayelerine çıkaracağımız kitapta yer vermek istiyoruz.Benim babamda eski Gemlik esnafıydı diyorsanız herkesin desteğini bekliyoruz.

Başka bir hikayede buluşmak üzere hoşçakalın.

Reyhan Çorum.