• Cumartesi 12 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 13 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazartesi 14 ° / 7 ° Sağanak


Emine Tunca Kabakçı'nın Anıları

Emine Tunca Kabakçı'nın Anıları

Emine Tunca Kabakçı'nın Anıları

EMİNE HANIM İLE NARLI KÖYÜNDE DUYGUSAL BİR SOHBET...

     "Dedelerim Narlı'ya muhacir olarak gelip yerleşmişler.Dedem çok akıllı biriymiş.Köyde herkes tanır bilirmiş.

Yakın akrabam Fatma Akkır'ın anıları ve işgal yıllarında yaşadıkları benim ailemin de benzer hikayesi.

    Ailenin bir kolu dedem savaştan sonra Gemlik'e gelip yerleşmiş ve babam Gemlik'in eski esnaflarından biriymiş.Ben size ailemden bahsedeyim.

    O zamanlar yol yokmuş.Gemlik'e atla gidip gelirlermiş.Yada motor haftada bir gün, o da salı günleri pazara gitmek için kalkarmış.Dedemiz Gemlik'e  gittiğinde muhacirlere ev verildiğini duymuş.Köye döndüğünde eşine söylemiş.

Babam 1927 Narlı köyü doğumlu.Hacı Sait Tunca.

    O sırada babaannem ikinci çocuğuna doğum yapmış.Babam doğmuş.İlk oğlu Sait Tunca.İki çocuk olunca Gemlik de yaşamak ve çalışmak daha kolay olur düşüncesi ile dedeme "madem ev veriyorlar,sende git bir ev al" demiş.O tarihte Narlı da zeytincilik ve odunculuk varmış."İki oğlanı da götürelim sanatkar yapalım,burada iş yok", diye düşünmüş.

    Dedem yanına bir zincir ve kilit alarak Gemlik'e gitmiş.O zaman evlerin bir çoğu boşmuş.Şehit Cemal Okulunun köşesindeki evin kapısı açıkmış,orayı boş görünce kilitleyip köye dönmüş.Babamlar tabi büyükleri ile birlikte yaşıyor,hanımına evi tarif edince,annesi "İbrahim çavuş(dedem çavuşmuş)burada sahilde denizi görüyoruz,neden arkadan ev aldın?"demiş,evin deniz görmeyen bir yerde oluşunu beğenmemiş.

    Hanımlar istemeyince dedem tekrar ata binmiş yola koyulmuş,bakmış balık pazarı camisinin tam karşısındaki ev boş,zinciri ,kilidi diğerinden söküp oraya takmış.Hükümete müracaat ederek orayı almış.

     Babam 9 aylık olunca dedemler büyüklerini de alıp  Gemlik'e yerleşmişler.Bir de inek alarak babamı süt ile beslemişler.Babam o evde büyümüş.Biraz büyüyünce Sunğipek fabrikasının orada sandık çakılırmış babamı oraya iş öğrensin diye vermişler.Sandık çakmayı orada öğrenmiş.Biraz eli işe yatkınlaşınca da marangoz yanına vermişler.

    Babam çıraklıkta ustasından marangozluğu öğrenmiş.Balıkpazarı'ndaki evimizin altında marangoz aletleri ile bir hayli çalışmış.

    Dedesi hacıya gitmek için müracaat etmiş,o sıralar veba hastalığı çıkınca gidememiş.Pazar yerinin orada arsalar satılıyormuş, o para ile arsa almış,"sana dükkan yaparız" demiş.

   Dükkan da yapılınca babam kendi yerinde marangozluk yapmaya başlamış.      K.Kumla,Narlı,Karacaali,Gemlik de herkes marangoz Sait Usta diye tanırmış.Aslında ilk zamanlar fıçı tamiri yapıyormuş ,zeytinden önce köylere giderek fıçıları tamir edermiş..Köye geldiğinde hocalar babama ezan okuturlarmış.Sesi çok güzelmiş.Böylece herkes köye Sait Ustanın geldiğini anlar ,gelir ne işi varsa yaptırırmış..Zeytin zamanı bu işle uğraşır,günlerce eve gelmediği olurmuş..Asıl işi de yine kapı, çerçeve yapmak olunca, sonra bu işine dönermiş.Gemlik de babamı herkes tanırdı.İlk okul mezunuydu ama yazısı çok güzeldi.İstanbul Kasımpaşa da dört yıl askerlik yapmış.

    Babam evlenme çağına gelince 1953 senesinin başlarında annemle evlenmiş.Annemler Yunanistan muhacırı(Vodina)Aynı yıl ben doğmuşum.Marangozluk yaparken bir ara iki yıl Radar da Amerikalılar ile çalıştı.Yine İstanbul Haramidere de de iki yıl Amerikan üstünde görev yaptı.Amerikalılar babamdan çok memnunmuş,Amerika'ya götürmek istemiş ama annem istememiş.

Annemin hazin bir hikayesi var.

      Onun hikayesi de oldukça uzun.Anneannem annemi dünyaya getirdikten sonra fazla yaşamamış.Ailesi burada değilmiş.Annem İki yaşındaymış annesi öldüğünde.Dayısı ile anneannesi cenazeye gelmiş.Annemler altı kardeşmiş,en küçük olan annemi anneannesi alarak Düzce'ye götürmüş.16 yaşına kadar ne babasını,nede kardeşlerini görmemiş.Hatta mektuplaşmamış bile.O yaşa kadar babasından ,kardeşlerinden ayrı yaşamak onun içinde derin bir yara açmış olmalı.Babama ben kardeşlerimden ayrı büyüdüm ,ne olur sende gitme"demiş.Babam marangozluğu yıllarca yaptı, marangozhaneyi sonra oğluna bıraktı.Kardeşim Veysel Tunca onun işini sürdürüyor.

    Tunca soyadının hikayesi de;büyük babamız Bulgaristan'dan gelirken Tunca nehrinden geçmişler, oradan esinlenerek Tunca soyadını almış.

    Babam eğlenmeyi, oynamayı,torunları ile şakalaşmayı çok severdi.Bazen giyinir,başına örtü bağlar,bizi eğlendirirdi.Şakacı,neşeli biriydi.2006 yılında rahmetli oldu.

Ben 1970'de İstanbul'da evlendim.Eşim Necdet Kabakçı çok iyi bir insandı.2017 yılında rahmetli oldu.

     1972 yılında ilk oğlum Gökhan doğdu,bir kızı bir oğlu var.Boğaziçi üniversitesi elektronik bölümünden mezun oldu ve kendi işini kurdu.İstanbul'da yaşıyor.

BEN BİR ŞEHİT ANNESİYİM..

     İkinci oğlum Cüneyt Kabakçı 1977 yılında İstanbul da doğdu. Askeri okul imtihanlarına girdi.Beylerbeyi Askeri Lise'yi bitirerek mezun oldu.10 Yıl gemilerde mecburi hizmet yaptı.Ast Subay olarak Gölcük de göreve başladı.Mayın taramaya geçince onların birliğini Erdek'e aldılar.Erdek de görev yaparken Gölcük'e tatbikata geldiler.Ocak 17 de telefon ettim doğum gününü kutladım."Oğlum iyi ki doğurdum seni oğlum"dedim."Pazartesi tatbikata gideceğiz" dedi.Ayın 20'sinde şehit haberini aldım.6 arkadaşı ile birlikte Gölcük de tatbikatta 2009 da trafik kazasında şehit oldu.

Mezarı Narlı mezarlığında, bir şehit mezarı var orada.

     Büyük oğlum kardeşi ölünce bana sarıldı ve "anne sen merak etme ,bir oğlum olacak ve ismini Cüneyt koyacağım "dedi ve ikinci oğlu bir yıl sonra(2010) doğdu.İlk bir yıl torunumun ismini söyleyemedim.Ama sonra alıştırdım kendimi.Benim için terapi oldu.

Çok doktorlara gittim.Aklımı yitirecek gibi oldum ama güçlü olmalısın dedim kendime.

Yazları Narlı da eski dost ve akrabalarla geçiyor,kışın İstanbul'a gidiyorum.

HAYAT ACILARA RAĞMEN GERİDE KALANLARLA DEVAM EDİYOR.

    Emine hanımın hatıralarından yola çıkarak babasını ,fıçıcılık mesleğini anlatırız diye düşünmüştüm. Oğlunu kaybettiğini bilmiyordum.

    Evine gittik birlikte. Oğlunun fotoğrafları duvarında asılıydı.Fotoğrafları çekerken derin bir üzüntü duydum.

    Hikayemizin sonu ne yazık ki acı bitti.İnşallah diğer evladı ve torunları Emine hanımın yüzünü  güldürsün.

Şehidimizin ve tüm şehit askerlerimizin mekanı cennet olsun.

Reyhan Çorum.