• Cuma 13 ° / 4 ° Güneşli
  • Cumartesi 14 ° / 5 ° Güneşli
  • Pazar 14 ° / 3 ° Parçalı bulutlu


Dım dımcı Ekrem amca.. Ve; klarnetçi Rahim'in ardından

Dım dımcı Ekrem amca.. Ve; klarnetçi Rahim'in ardından

Dım dımcı Ekrem amca.. Ve; klarnetçi Rahim'in ardından

Sazlar çalınır Gemlik'in parklarında, bahçelerinde,düğünlerinde,Sunğipek'inde....

Bülbül sesi var şarkıların nağmelerinde..

Kimlerdi?..

Bülbül sesi dinleten,içimizi titreten,eğlendiren,hüzünlendiren müzisyenler..

Artık bir çoğu rahmetli oldu.

Eskilerin derin bir "Ahhhh !" çekerek hatırladığı,her biri farklı farklı işlerde çalışan,Gemlik Belediye Bandosunun müzisyenleri.

Düğünlerin vazgeçilmez erkek çalgıcıları..

Terzi Yücel Bey'e fotoğraflar götürdüm.Benim tanımadığım herkesi bir bir saydı.Musiki Cemiyetini kuran Hamdi Bey'den tutun,Kokani Zeynel,Pire Hasan,Hala Yılmaz,Fabrikatör Hüsnü,Bandocu Rauf,Sabahattin,Feti,Memduh,Klarnetçi Nazih,Trompetçi Abtül,Yumurtacı Veli,say say bitmez.

Lakaplar ise ilginçti.Eskiden bilirim Gemlik'de herkesin bir lakabı vardı.

Durdu; uzun uzun baktı, hatırladı.Arkasından aklına bir anı geldi, anlattı..

Hepsini unuttuk.Sandıklara hapsedilmiş o sararmış  fotoğraflar da gün yüzüne çıkmasa; belki de bilenlerin bile aklına gelmeyecek,yeniler zaten hiç tanıyıp,bilmeyecek.

Geçen hafta kaybettiğimiz Gemlik'in son duayen müzisyenlerinden Rahim'i rahmetle anacağım önce..

Hastaydı ama hiç ölecek gibi değildi.Dağ gibi adamdı.Nefesi kuvvetliydi.Klarnetine üfledimi konuştururdu.

Onun gibi Roman olan bir arkadaşı "Eskiden güzel içerdi ,güzel klarnet çalardı,kızdırırdık onu,güzel insandı,darbukaya iyi vurmazsak bize kızardı" diyor.

Saygılıydı,efendiydi.Ardında izler bıraktı.

Fasl-ı Hüzzam grubunun temel taşlarından biriydi.Grubun kurucusu Mehmet Yüksel bey, "Kardeşim Rahim Şute ,35 yıllık Musiki arkadaşımdı "diye yazmış.

     Yücel Bey'in dediğine göre;Bazı işlere çağırıyorlarmış ama o grup kurulduğundan beri gitmek istemiyor,"bana artık herkes HOCAM diye hitap ediyor,proğramlara önemli insanlar geliyor,saygı gösteriyorlar,gitmem!" diyormuş..

Gelmez böyle onurlu insanlar..Nurlarda yatsın.

Saygı ve sevgi ile hatırlayacağız.

ZEKİ ALÇİÇEK..

    Tesadüf ayakkabı boyacılarının orada karşıma çıkıverdi.Bir koşu eve gitti,bir torba dolusu fotoğrafla geldi.Hepsi 70 yıllık Gemlik Bandosu ve Sunğipek çalışanları ile ilgili hakikaten dura dura sararmış fotoğraflar.

Bir kaç gün önce,"Anılarda Yaşarken Gemlik"grubunda bir fotoğrafını paylaşmıştım.Mahallenin çocukları "dım dımcı Ekrem Amca "dedi.Akranları Tamburcu Ekrem,kimi de bandocu diye hemen tanıyıverdi...

Babası cümbüşçü Ekrem'i anlatmasını istedim;

Oğlu Zeki Alçiçek'den.

KİMDİ CÜMBÜŞÇÜ EKREM?

Dedem Kavalalı,Arnavut göçmeni.1922 yılında Mübadele ile Gemlik'e göç etmişler.Yeni Mahalledeki Rum evlerinden biri onlara verilmiş.Yani 98 yıl önce.

Mahalleye geldiklerinde kimse Türkçe bilmezmiş.Kavalalı olanlar Rumca,Arnavutca konuşurlarmış.

Mesela Ayhan Ünal, şakır şakır bu dilleri konuşurdu.Doğan Malgil Matbaasında çalıştı.

Dedeme Mezarcı Mahmut derlermiş.Mezar kazarmış.

Babam 1927 doğumlu.Gemlik Yeni Mahalle-Tepe Sokak'da  dünyaya gelmiş.

Askere gidene kadar İstanbul'da,Gemlik'de çeşitli işlerde çalışmış,balıkçılık yapmış.

Askerliğini Trakya'da yapıp geldikten sonra annem ile evlenmiş.

Annem Samimet 1937 doğumlu.Annemin ailesi Bulgaristan göçmeni.Onlar da mübadele yıllarında gelerek Gürle köyüne yerleşmişler.

Biz beş kardeşiz.Bir kız ,dört erkeğiz.Bir erkek kardeşimiz 1979 yılında vefat etti.

    Babam Askerlik bitince iş arayışına girmiş ve 1949 senesinde Sunğipek fabrikasında çalışmaya başlamış.Hisar bölümünde torba gibi şeyler dikilirdi.Fabrika  da çalışan kişiler arasında Arnavut çoktu.Babam en uzun yaşayanlardan biriydi.

    Akordiyon ve cümbüş çalmayı askerde öğrenmiş.Çeşitli müzik aletlerini çalardı.

    Atatürk Sunğipek fabrikasını açmaya geldiğinde okul çocuklarını karşılamak için götürmüşler.Babam da; o çocuklardan biriymiş ve Atatürk'ü görmüş."Atatürk'ün yanlarına gelerek onları sevdiğini,bunlar büyük adam olacak,memlekete sahip çıkacak"dediğini söylerdi.O zaman yokluk vardı,takunya ve tahta çantalarla okula giderdik"diye bizlere anlatırdı.

Babanızın Sunğipek yılları nasıldı...?

Sunğipek de yaşantı çok güzeldi.Biz işçi çocuklarıydık ama bizlere kuponlar verirlerdi.O kuponlarla sinemaya giderdik.

Pilav günleri yapılırdı.Personele o gün gelince yemek verirler,çok kalabalık olurdu.

Uludağ kampında günler çok güzel geçerdi.Bizde ailece giderdik.Havası,suyu çok temizdi.10 kilo giden,20 kilo dönerdi.Barakalar içinde iki oda vardı.O zamanlar Uludağ yolundan iki araba zor geçiyordu.

Babam Sunğipek fabrikasında bir fiil 25 sene çalıştı.1976 yılında emekli oldu.

Doğum tarihi 9-8-1927,ne tesadüf ki;9-8-2009 senesinde, aynı tarihte, Berat gecesi rahmetli oldu.Mezarı eski Gemlik mezarlığında.

BANDOLU GÜNLER...

Gemlik de bando fotoğrafları 1914 yıllarına kadar dayanıyor.Gemlikli Rumlar müziği seven, evlerinde piyanolor olan kişilermiş.Rum meyhaneleri varmış,sandal sefaları yapılırmış.

Terzi Yücel'in dediğine göre Tamburcu Ekrem'in de içinde olduğu orkestra Gemlik parkında müzik yapar, Gemlik'in modern hanım ve beyleri de bu eğlencelere katılarak danslar ederlermiş..

50'li yıllardan sonra bando en güzel,en coşkulu zamanlarını yaşamış ve yaşatmış.

Keşke o güzel günleri tekrar yaşayabilsek.Tüm Gemliklilerin hafızasında o bayramlar,düğünler,balolar, bando sayesinde iz bırakmıştır.

Gemlik Bandosu Belediye Bandosu'ydu.Şimdi Postane Binasının olduğu yerde Gümrük Binası vardı,orada çalışırlardı.Sonra Balıkpazarı'ndaki yerine taşındı.

Zeki bey; babasının müzisyenliğinden şöyle bahsediyor...

    Babam Sunğipek Fabrikasında çalışırken müzisyenlik yapıyor.İsmail abi bandonun şefiydi.,Rauf abi trombon çalardı,Kavalalı İsmail abi trompet,saksafoncu Ziya abi,trombon da Feti abi,Arnavut İsmail davul,babam trombon çalardı hangi birini saysam.Bende çalışmalarını izlerdim.

Bayramlarda eski top sahasına giderdik.Bir tane apartman yoktu.Bandonun arkasından merasimle biz okul çocukları geçerdik.O günler çok güzel günlerdi.

Roman mahallesinde doğduk büyüdük.

Babam ve arkadaşları ekip kurdular,düğünlerde Tambur çalardı,sonra caz orkestrası kuruldu.Sunğipek'de sahne alırlardı.

Ne günlerdi...

Babanız nasıl biriydi?

Babam muazzam şakacı,espirili ,kimseyi üzmeyen bir insandı.Harika biriydi.

Gezmeyi çok sever,annemi alır gezerdi.O zaman ki insanların aşkları da,sevgileri de başkaydı.

Annemi de, babamı da kaybettik.

Annemin ölümünden sonra ev boş kaldı.Dört yıl önce de, mahalleye zarar vermesin diye yıktırdık.

Tepe sokak nasıl bir yerdir?

Romanlar ve Türkler Yeni Mahallede iç içe yaşar.Biz de Roman komşularımızla kardeş gibi yaşardık.Komşuluklar harikaydı.Kapılar açıktı.Kime ne lazımsa girer alır ve bir şey alsa söylerdi.

Televizyon yoktu.Her akşam eğlenceler yapılırdı.Yazlık sinemalar vardı.Atlas Sineması,İnci Sineması düğün olunca çok kalabalık olurdu.İpek studyosu vardı.

O zaman fotoğraflarda çoktu.

Romanlar harika insanlardı.Yan evde İbrahim Ağa,yukarıda Ahmet Ağa,Şerafettin,Klarnetçi pıy pıy Kazım ,15 hane bulunuyordu.

Tepe sokaktan bakarsak Gemlik'e nasıldı?

Eskiden Bursa'ya gitmek bile zordu.Eski yoldan günde iki kere minibüs gelir ve giderdi.302'ler vardı.Kağnı gibi bozuk yollarda ağır işlerdi.

Sokaklarında neşeli,güleryüzlü insanlar vardı.Müzik sesleri yayılırdı düğünlerinde.Herkes birbirini tanır selam verirdi.

Dönsem ;eski günleri tekrar tereddütsüz yaşamak isterim.

Hiç bozulmamış,orijinal Gemlik..

Bir söyleşinin daha sonuna geldik.

Umarım sizlere; bu söyleşilerle, Eski Gemlik'i bir nebze olsun yaşatabiliyorumdur.?

Aldığım fotoğrafları çektikten sonra iade etmek için tekrar Lostracılar çarşısına gittim ve Boyacı Cahit'e Zeki bey'in fotoğraflarını götürdüm.Yardımları için teşekkür ettim.

Ne demek Başkanım;"Sen ölüleri ayağa kaldırıyorsun"dedi.Hem güldüm,hem düşündüm.Aslında safiyane ama doğru bir söz.

Biz birlikte sizlerle bunu başarabiliriz..

Kaybettiğimiz hayatları,insanları yaşatabiliriz.

Daha nice kişileri anmak ,anımsamak dileğiyle,emeği geçen herkese teşekkürler.

REYHAN ÇORUM