• Cumartesi 12 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 13 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazartesi 14 ° / 7 ° Sağanak


Bir okul ve bir ışık....

Bir okul ve bir ışık....

Bir okul ve bir ışık....

"Eserinin üzerinde imzası olmayan yegane sanatkar öğretmendir".

Bir toplum daha ziyade aile yoluyla, bilhassa kadın yoluyla kazanılabilir.

İlkler önemlidir hayatımızda.İlk okula başlayış,ilk öğretmen,ilk Okul Müdürü,İlk Milli Eğitim Müdürü..vs

Öyleyse İlköğretim haftası kutlu olsun çocuklarımıza..

Ve ilçemizin ilk kadın İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldız Şiretoğlu'nu tanıyalım.

ATATÜRK.

     Atatürk tarafından 1934 yılında, eğitimcileri yabancı ülkelerden getirilerek açılan Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu unutulabilir mi ?

Unutulamaz elbet.O okuldan yetişen öğretmenler de unutulamaz.

Gemlik'e gelişiyle gerçekten bir ışık olmuştu Gemlik'in genç  kızları için Yıldız öğretmen.

O ADI GİBİ PARLAYAN BİR YILDIZDI.

     Güzel,zarif,modern ,çağdaş bir kadın. Onun eğitim neferleri öğretmenler, yol arkadaşları.Bugün her biri emekli olmuş memurlar,terziler,ressamlar, kadınlar.. Tanıyacağız hepsini.Yarın yine onlara bakacak bizden sonraki nesiller ve aynı bizim dediğimizi diyecek belki de."Eskiden ne güzelmiş her şey,insanlar ne şıkmış,ne güzel giyinirlermiş,ne kaliteli yaşarlarmış" İnsan üzülüyor oysa .Onlar ilericiydi,daima ileri gitmeyi öğrettiler bizlere ,neden öyleyse bu haldeyiz?...

Hiç mi ders almadık?

     Onu kendine örnek almış bir öğrencisinin sözleri ile başlamak istiyorum.Öğretmenlik hayatında hep onu ideal seçmiş ve öğretmenini hiç bırakmamış.

Ümitser Ergen

     Hayranlıkla okulun içindeki koşuşturmasını izlerdim.Güzeller güzeli müdire hanımın.O kadar güzel kahkaha atan bir insanın, nasıl o kadar da otorite olması ender insanda bulunan meziyet olmalı.Müdürlerin en neşelisi, en zarifi, en anne, abla olanıdır.Yalnızca müdürümüz değil ,giyim dersimizin de öğretmeniydi.Meslek yaşamımın mihenk taşlarından ilki....

HAKKINDA BU KADAR GÜZEL SÖZLER SÖYLENEN  YILDIZ ŞİRETOĞLU KİMDİ..?

    Gemlik Kız Meslek Lisesinin idarecisi.İlk İlçe Kadın Milli Eğitim Müdürü. Üretken,özgürlükçü,Cumhuriyetçi,ilerici,adaletli,bağımsız Atatürk ilke ve devrimlerine inanmış,modern,çağdaş bir Türk kadını.Bir öğretmen.

     "1941 Giresun'un Keşap doğumluyum.Cumhuriyetin köy öğretmenlerinden olan babam gezici Başöğretmen.Annem ağa kızı,Keşap'ın ilk asri düğününün gelini.Genç kızlığında ata binen,yaşadığı ilçedeki kadınlara okuma yazma öğreten,elinden her türlü iş gelen,güzel dikiş diken,Osmanlı bir aile kızı imiş.Genç kızlığım 3 Kardeşin en büyüğü ve yol göstericisi olarak geçti.

    İlk okul ve orta okulu Giresun'un değişik ilçelerinde okuduktan sonra Giresun Kız Enstitüsüne devam ettim.Okul yıllarında başarılı bir öğrenciydim.Okuldaki disiplin ve eğitim konusunda verdiğim özen rahmetli babamın eseridir.Kar ,kış demeden bazen yaya,bazen at sırtında yaptığı köy teftiş proğramlarını her koşulda yürüten gerçek bir eğitmendi.3 çocuğunun daha iyi eğitim alması düşüncesi ile tüm zorluklara rağmen büyük şehirde yaşamaya karar verip İstanbul'a tayin isteyince ,Üsküdar Mithatpaşa kız enstitüsüne kaydedildim.En büyük idealim öğretmen olmak ve Ankara Kız Teknik Yüksek Öğretmen okuluna devam etmekti ve bunun için sınavları kazanmaktı.

    O dönem sınavlar bir hafta sürer,bu süre içinde el becerileri kıymetli hocalar tarafından gözlemlenir ve not verilirdi.Sınavları başarı ile verip biçki-dikiş bölümüne girmeyi hak kazandım ve yüksek okul hayatım başlamış oldu.Okulum Ankara dil Tarih Coğrafya Fakültesi ile Ankara Radyosu arasında,güzel bir mimariye sahip ,her köşesinde mezunların yığınla anılar biriktirdiği,çok özel ve güzel bir okuldu.Türkiye'nin her bölgesinden hatta Kıbrıs'dan öğrenci geliyordu.1958-59 yıllarında çok hareketli günler geçirdik.Öğrenci hareketleri alabildiğine yoğundu.Anarşi ve kargaşa hakimdi.Okula haber gelirdi,mitinglere katılırdık.

   Şimdi çocuklarım o şartlarda okuyor olsa çok tedirgin olurdum ama bizim yanımızda ve arkamızda her zaman Harp Okulu öğrencileri vardı.Sürekli korunduğumuzu hissederdik.

    1961-62 Eğitim ve öğretim yılında mezun oldum,kuralar çekildi.Muğla'nın Milas ilçesinde bir yıl önce açılmış Akşam Sanat Okuluna hem öğretmen ,hem de müdür olarak atandım.Branşım dikiş olmasına rağmen ,öğretmen olmadığı için nakış, çiçek derslerine giriyor,hiç bir sınıfımın öğretmensizlik nedeni ile kapanmaması için uğraşıyordum.Yıl sonlarında çok başarılı olan öğrencilerime sınıflar açıyor,büyük beğeni kazanıyorduk.2 yıl Milas görevinden sonra Gemlik günleri başladı.

     Eski bir Gemlik evinde 2 yıl önce açılmış Akşam Sanat Okuluna atandım.4 öğretmen ,bir memur bilikte çalıştıktan sonra, eskiden Orta Okul olarak kullanılmış,papazın evi olarak bilinen binaya geçtik.68-69 Yılında artık Kız Meslek Lisesi olmuştuk,Bakanlık ve genel müdürümüz Müjgan Dericioğlu tarafından takip ediliyor,taktir görüyorduk.Yıl içi ve yıl sonu çalışmalarımız Gemlik ve Bursa da çok beğeni kazanıyor,açtığımız sergiler,yapılan defileler çok konuşuluyordu.Birlikte çalıştığım tüm öğretmen arkadaşlarım idealist ve sevgi dolu idiler.kız çocuk yetiştirmenin ve meslek edindirmenin ne kadar önemli bir husus olduğunun bilinci ile alınırdı her karar ve atılan her adım ,dolayısı ile öğrenci velileri de bu durumdan memnuniyet duyduklarını ifade ederlerdi her fırsatta.

Bir anımı paylaşayım sizlerle:

     Bir sabah okuluma, eşimde işine gitmek üzere hazırlanıyoruz, radyodan ihtilal olduğu  haberini aldık. 1980 İhtilali. Sokağa çıkma yasağı konmuş, evde kaldık. Kapı çalındı iki jandarma kapıda."Birlikte Kaymakamlığa kadar gideceğiz "dediler.Benim kalbim küt küt atıyor ama soğuk kanlılığımı da koruyarak kaymakamlığa gittik. Kaymakam bey, Askeri Hara Komutanı Orhan Paşa ve isimlerini hatırlayamadığım iki kişi ile birlikte toplantı halindeler ve ben gelince bana ülkenin ve günün durumunu anlattılar .Alınacak tedbirler konuşuldu, eğer gerek görürlerse bizlere verilecek görevler ve gerekleri bildirildi, elimize de bir görev kağıdı verildi, yani sıkı yönetim dışı bırakıldım. Güvenilir olmak güzel bir duygu ama ülkenin içinde bulunduğu durum hoş değil. İhtilal sonrası Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilatında bazı değişiklikler yapıldı. Her ilçeye bir Milli Eğitim Müdürü atanması kararı alındı.Bursa Milli Eğitim Müdürü İlhan bey beni bir gün arayıp Bursa da yapılacak toplantıya çağırdı.Bakanlıktaki değişikliği anlattıktan sonra benim Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne uygun görüldüğümü bildirdi. İhtilal hiç bir dönem ve koşulda güzel bir şey değil.Yaşananlar ve tanık olduğumuz olaylar tasvip edebileceğim şeyler değil.Okula korku ile gidip geliyor,tüm kadro ile ders sonlarına kadar tetikte oluyorduk.

     Siyaset ile hiç ilgim olmadı ancak sıkı yönetimin bana verdiği görevi ilk seçimlere kadar yürütüp,sonra tercih yapmam istendiğinde ,ilk günden itibaren çok mutlu olduğum ve severek yaptığım Okul Müdürlüğünü tercih ettim,verdiğim bu kararımdan ötürü hiç pişmanlık duymadım.Milli Eğitim Müdürlüğü yaptığım 4 yıl boyunca çok tecrübeler edindim.Öğretmenler arası sorunları çözmek,onlara yardımcı olmak,birlik ve beraberliği sağlamak,öğretmenler korosu,öğretmenler tiyatrosu gibi faaliyetlerle onları mümkün olduğunca bir araya getirmek beni çok mutlu etti.

    Gemlik de neredeyse tüm köylerde özellikle kadınlara okuma yazma kursları açtık.Geceleri Kaymakamlığın yönlendirme ve imkanlarıyla köy kahvelerine gidip erkeklerden eşleri,çocukları,kız kardeşleri için açılacak okuma yazma kursları için iş birliği ve yardım istedik.Bu ziyaretlerimizde jandarma komutanı,halk Eğitim Müdürü,bazen de müftü olur ,destek verirdi.Bu sayede 10-15 köye kurslar açtık

    Okulumuzda sosyal faaliyetlerimiz çok olurdu.19 Mayıs gösterilerine çok özenle hazırlanır,ve yaptığımız gösteriler çok konuşulurdu.Yıl sonu faaliyetlerimiz için çok özenle çalışır,defileler,sergiler,tiyatro,ve koro aktiviteleri günlerce konuşulur halk tarafından taktir edilir ve seyredilirdi.Bu arada Gemlik'deki ilk Turizm Festivalini de Kaymakamlık ve Turizm Derneği Başkanlığımızla birlikte okulumuzun korosu ile birlikte hazırlamıştık.Yurt dışından folklor ekipleri,Gemlikli Alagöz kardeşler(Selçuk-Rana Alagöz),Serpil Örümcer,Berkant,Erol Büyükburç gibi dönemin sevilen sanatçıları davetimizi kabul edip Festivalimizde konser vermişlerdi.Yabancı mankenlerin sunduğu çamaşır defilesi yapılıp,Gemlik güzeli de bu festivalde seçilmiş ve ödüllendirilmişti.

    Her yıl okul tatillerinde Türkiye'mizin görülmeye değer bölgelerine okul gezileri organize edip öğretmenlerimizin denetimi ve rehberliğiyle,öğrencilerimize gezip görme alışkanlığı edindirmeye özen gösterdik.Çok katılım olur bu geziler güzel anılarla nihayetlenirdi.

    Her ay Ahmet Refik Paşa Tiyatrosunu takip ederdik.İstanbul'a Yıldız Kenter ve Şükran Güngör'ü izlemeye gittik.Gezi öğretmenimiz Mübeccel Özer'in bu konuda çok gayretleri olmuştur.

    1990'lı yıllara gelince Gemlik de özel Köseoğlu Lisesi açıldı ve idareciliği bana teklif edildi. Özel sektöre geçiş yaptım.Kadroyu kurdum,o zaman Gemlik'in emekli olmuş star öğretmenleri ile 1992 öğretim yılında çalışmaya başladık.3. yılın sonunda orta 3.sınıfımız Gemlik 1.si olunca sevincimiz katmerlendi.7 öğretim yılı görev yaptığım ,tüm öğretmen arkadaşlarımın çalışma ve gayretleri ile okulumuz güzel başarılar elde etti.Güzel öğrenciler yetiştirdik.Artık emekli olma zamanı gelmişti ve emeklilik kararı aldım.Dünyayı gezmek tanımak istiyordum.Öğretmen okulunda dört sene birlikte olduğum arkadaşımla dünyayı dolaştık,yeni yerler ,yollar,kültürler tanıdık ,keşfettik.10 yıl boyunca büyük küçük ülkelere  gitme fırsatı bulduk.

Bu arada Yıldız hanımın Diş Doktoru kızı da söyleşiye katıldı.

    "Annem eve çamaşırlarını yıkayıp ütülemeye geliyor,valizini hazırlayıp yeni bir maceraya yelken açıyor gibiydi.Çalışma hayatı boyunca hiç izin kullanmazdı,gerçekten hak etti.diyor gülerek.İnci hanıma soruyorum annesi Yıldız hanımı ."Annem dürüst,idealist,sevecen,koruyucu ve kollayıcı bir karakterde olup,benim ve kardeşimin hayatında tam bir rol model olmuştur.Mükemmeliyetçi,güçlü ve savaşçı yanı vardır.

    42 yaşında eşini kaybettikten sonra kendisini bize adamış,şık ve güçlü bir kadındı.Zordu ama o başarmakla kalmadı bizleri en güzel şekilde yetiştirdi,okuttu,hep arkamızda oldu ve bunu hissettirdi.Okul onun ikinci eviydi.Okuttuğu öğrencileri kızları gibiydi.

   Biz sevgili arkadaşım Nuran hanım ve Birgül hanım ile öğretmenleri Yıldız hanıma ziyarete birlikte gitmiştik.

Yıldız hanım duymadan hadi gelin bana fısıldayın öğretmeniniz hakkında ne söylemek istersiniz diyorum..

Nuran Demirtaş Işık:

    Öğretmenim tatlı sert biriydi.Hem öğretmenimiz hem annemizdi.Giyim sınıfında öğrencisiydim ama hayatımın her döneminde öğretmenimden öğrendiğim her şey bana örnek oldu.

Birgül Sönmez.

Biz sadece öğretim görmedik.Hayatın bizzat içinde olduğu bir eğitim dönemi de geçirdik.Bunu bize sağlayan okul Müdürümüz ve öğretmenlerimizdi.

    Bizlere ayaklarımızı nasıl yana almamız gerektiğini,oturmayı,genel temizlik,kılık kıyafet,ahlak,doğruluk yani lazım olacak her doğru ve güzel şeyi öğrettiler.Öğretmenlik yaşamımda onlardan öğrendiklerimi bende öğrencilerime öğretmeye çalıştım.

Kalbimde her zaman çok güzel bir yeri vardır.

Biz öğretmenlerimizin bize öğrettikleri ile biz var olduk.

Yıldız öğretmenimin nezdinde tüm öğretmenleri saygı,sevgi ve kaybettiklerimizi rahmetle anıyorum.

REYHAN ÇORUM.