• Cumartesi 17.3 ° / 11.7 ° Light rain
  • Pazar 14.1 ° / 12 ° bulutlu bulutlar
  • Pazartesi 17.4 ° / 11.3 ° kırık bulutlar


BİR DENİZ EFSANESİ İZZET KAPTAN (2)

BİR DENİZ EFSANESİ İZZET KAPTAN (2)

BİR DENİZ EFSANESİ İZZET KAPTAN (2)

Sen çok yaşa İzzet amca..!!

AAH MÜZEYYEN HANIM...!!

"Sene 1952_53.Küçük teknem Kumla'da.Siteler henüz yok.

Çınarların yanında aşçı Mustafa bina yaptı.Vakıflar Bankası'nın yerinde lokantası vardı.Şarapçı Ali bey daha ilerisindeydi.Kumla'da da lokanta açtı.Üzerine de pansiyon yaptı.Yol yok.Ben sandalcıyken Kumla'ya giderdim.K. K... jip ile geldi.Aşçı Mustafa beni çağırdı.Müzeyyen Senar'ın Kumla'da dairesi vardı.Kızına da daire aldı.

"Bana dedi ki! Sen bunları alacaksın,ben meze hazırlayacağım."

K.K.. için,Müzeyyen Senar şarkı söyleyecek.Bir de D.. hanım var.K.K..'un arkadaşı.Ankaralı bir hanım.Kumla kalabalık değil.

Ben arkada dümende.K. Bey bana" Kaptan beni öyle bir yere götür ki dağın dibi olsun"dedi.

Bende tın tın gidip Dalyankaya'yı geçiyorum.Demir atıp gemiyi vuup kıyıya bindiriyorum.O zaman oralar boş.

Müzeyyen şarkı söylemeye başlıyor,D..hanım,K..Bey ile rakı tokuşturuyor.İki kere yaptı bu işi.Dil..d Hanımın kocası trafik kazasında ölmüş.Ankara'da deniz yok.Ankara'da Anfartalar çarşısında iki üç dükkanı var.İpekli çamaşır satıyorlar.İki üç gün misafir ettik..

Sonra ben yanımızda çalışan kadına bilet almaya terminale gidiyorum.

Karşıda resmi var.Şöyle bakıyorum resme"Ey ... "diyorum!

"Sen öldün,Müzeyyen öldü..Dil..d Hanım ne oldu bilmiyorum.?Ben hayattayım"

K.K.... ile birlikte Müzeyyen Senar dinledikten sonra bana “Kaptan” dedi, “Bak sen bu tekneni büyüt, senin için daha iyi olacak”.Bu da bana bir yol gösterici oldu.

DENİZDEN KARAYA GEÇİŞ..

59 senesinde "Ka..Bey gel bakalım!" dedi..Yapma etme dedi, yine de bir minübüs verdi .Gemimi sattım,karaya yatırdım paramı.Bir otobüs aldım.İki yıl çalıştırdım.Gemlik -Kumla-Bursa arasında yolcu taşıyorum.Kaza yapınca çalışan çocuk geri verdim.Doğan Körfez ile Kirazlı yayla,Beceren Otel'e çalıştık.Ağır vasıta ehliyeti aldım,iki sene çalıştım.Benim kara taşımacılığım da var.Fakat bir türlü bu işi sevemedim.Aklım denizdeydi.

Kızımın ölümünden sonra denizden soğumuştum.O zamanlarda karayı tercih edişimde bunun da rolü oldu ama gece rüyalarımda ben gene denizi görüyordum.Çırpına çırpına dalgalarla boğuşuyordum.

Tekrar denize döndüm.Tekne artık küçük gelmeye başlamıştı.Sürmene'den 22 metre boyunda bir tekne aldım1978 yılına kadar bu tekne ile yine turizm ve balıkçılık yapmaya devam ettim.

1999 yılı Temmuz ayında 37.5 metre boyunda Ereğli de 180 kişilik tekne yaptırdım bu kez.Hafta içi Gemlik sahilinde,cumartesi günleri sabah 10'da başlayıp Gemlik_Kurşunlu_Güzeliyle_Mudanya_Armutlu_Erenköy_Büyükada _ Heybeliada ve Boğaz gezisini kapsayan gece 23'de biten turlar düzerledim.

Pazar günleri de yine saat 10'da başlayıp Gemlik_Kumla_Armutlu_Erenköy_Büyükada ve Heybeliada gezisini kapsayan gece 23'de biten turlar olurdu.

Herkes beni tanımaya,şöhretim günden güne her yere duyulmaya başladı.

Bir yerlere gidip gelenler anlatıyordu.Gemlikliyim dediklerinde ilk sordukları ben oluyormuşum.

"Limanı bulamazsa evine gidemez reis."diyerek yine tehlikeli bir macera canlanıyor gözünde.

120 kişi gezmek istiyor.

"Şimdi beni açılışa çağırıyorlar.Fıstıklı, Armutlu gezisi yapacağız.Çocuklarını tebrik edeceğim,babaları arkadaşımdı.

Dayıoğlunu tuttum.Yarısını sen al,yarısını ben alayım dedim.Armutlu,Fıstıklı,Kapaklı gezi yapacağız.Ben sabah kalktım.Baktım Mustafa'nın motor yok.Bir baktım ceviz dokuyor."Ya dedi pervane halat sarmış"Ne yapacağız 120 kişi hazırlandı.Hocalara dedik ne olacak?"Yarın olmaz" dediler.Kaç kişi alır bu motor 55 kişi.Ama ben kaptanım 70 kişi bindirebilirim.Biniyorlar, yapma etme derken oldular 80 kişi."Motor alabora olur,imbat olur" diyorum hocalara, bunlar inmediler,baş taraftan hoca halatı çözüverdi."Yapmayın kanuna aykırı "dediysem de;"Sen iyi Kaptansın" dediler."Herkes yerine oturacak "dedim.Ama az gittik gençler ayakta.

İsmail Kaptan beni salı günü gördü."Sen köyün önünden geçtin,batıyordu motor,sen bunu bilerek mi yaptın ?"Diye sordu.

Ya kaptan kimse laf anlamıyor,herkes ayakta hocaya söylüyorum dinlemiyorlar!

Biz böyle gittik ama imbat başladı.Görenler şikayet etmiş tel gelmiş.İsmail kaptana "Yarısını sen al" dedim."Ben 40 kişi için motoru çekmem,hepsini alır giderim ama parayı ben alırım" dedi.Bende "Parayı almıyorum,hepsini o alsın,bir kaç kişi de bana binsin" dedim.Bir motor daha geldi."Parayı o motora veriyorsunuz" dedim..

Yine bir gün,Fıstıklı Armutlu gezisi yapıyorum.55 kişilik motorumun olduğu zamanlar.

Sahili tanıta tanıta gidiyorum.Fıstıklı da mola vereceğim,oradan Armutlu'ya gidip döneceğim.

"Sayın yolcular size bir şey göstereceğim" diyorum.

Fıstıklı Armutlu arasında bir Çobankaya var.Saati ona göre ayarlıyorum.

"İyice bakın Atatürk'ün büstünü göreceksiniz "diyorum.Öğlende gözükmüyor,bir yarım saat var ki! o zaman çok güzel gözüküyor.

Motoru boşa alıp yan yatırıyorum insanlar" Aaa Atatürk" diye şaşırıyorlar.

İzzet Kaptan'ın buluşları işte..

ARKADAŞIM EŞREF KOLÇAK

Bir gün evine ziyarete gittim.O karada çok ünlü oldu,ben denizde.Karısı öldü,oğlu öldü kalmıştı yanlız.Bir bakıcısı,kimsesi yok.Üzüldüm haline."Komşu al şu anahtarı ,üç gün benden haber alamazsan aç kapıyı gir içeriye ,kokmayayım "dedi.

"Bak biz yengene bakıcı tutuyoruz tut birini sende" diyordum ama yaşlılığını düşünmedi.Yanlız kaldı.

47-48 yıllarında Kumla'da sahilde ev yaptık.Bir baktım gemiler geldi,ışıklar yanıyor.Askeri muhrip,Yavuz eğri baca.Yavuz gemisi tadilattayken bir hafta çalıştığımı oraya verdim.Orada saçım var.Dört ,beş gün sonra depremden bir ay evveldi.Milliyet Gazetesinde resmim çıktı.

ÜNLÜLER BİNDİ Mİ MOTORUNA?

Çook..2002 senesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geldi gemiyi kullandı.Kenan Evren de bindi.

Bursa'dan Belediye'den bir heyet geldi."Sekiz kişi alacaksın,bunları gezdireceksin"diyorlar.Mudanya iskelesine yanaştım,bunlar tenteli ufak motora sabah gelip bindiler.Güzelyalı'da pek apartmanlar yok(Burgaz).Almanya'dan Belediye Başkanı ve maiyetinde gelenlermiş.Belediye'nin adamı yanıma geldi,"Tenteleri kaldıralım,sıcak güneş istiyorlar" dedi."Burgaz'a geldik ben sesleniyorum,"Çok değerli Burgazlılar gemimde çok değerli misafirler var.Damstad Belediye Başkanı gemimde"diyorum. Balkonlardan el sallıyorlar,adam şaşırdı,"Nasıl kaptan bu?"Dedi ve o sırada Gemlik'e de gelmiştik.Yanında iki de bayan vardı.Bir kutu çıkarıp bana bir rozet taktı.Ben sonra yine onları Mudanya'ya bıraktım.Sonra beni aramış ve heyetle beni Almanya'da bir hafta misafir etmek istemişler "Ben gelemem" diye haber gönderdim üzülmüşler.

İbrahim Akıt"Kaptan Bulgaristan'dan Belediye Başkanı geldi"dedi onları da gezdirdim.Çok memnun kaldılar,o da beni davet etti.

Kumla'da kalan ve gelen bütün sanatçılar beni tanırdı.Gemimle bir çoğunu gezdirdim.

Haftada bir gün çarşamba günü bayanlar matinesi yapardım.Kumla,Armutlu'ya giderdim,oynarlardı.Armutlu'da çay molası verirdim.Kumla,Gemlik'den 150-180 kişi biner,saat 2.5 da hareket ederdik.Sonraları Güzelyalı'da da yaptım.

Gemlik gibi bir körfez yok.Her yerde çalıştım;Dalyan,Marmaris,Ölü Deniz,vs.İstanbul'un en güzel yeri boğaz,Marmaranın Gemlik Körfezi.

Sene 75-76 güzel bir mehtap var.Bir gece Armutlu Bozburun'dan geliyoruz(Zeytinbağı).Yunus balıkları bayramları varmış gibi gösteri yapıyor.Ben genelde kaptan köprüsü üzerinde dururum.Gemlik göründü,"Eyy güzel Gemliğim,sen ne güzel koysun"dedim..

Gemlik'de daha binalar az,ışıkları gördüm sıralı.Bandırma'da sekiz sene çalıştım çok dalga tutar,burası öyle değil.Tıplı inci kolye gibi.Ortada iskele büyük,yanlara doğru ışıklar evler gittikçe ufalıyor.Sıralanmış bir kadının boynuna dizili inci sanki..

Ağlayan kaya,fil kaya..

1947'de ben sandalcılık yaparken bir çınar ağacı vardı.Orada bir kaya vardı çok yaklaşmazdım.Hani o ilk teknemi anlattım ya,makinesiz olan.Yolcu aldım kürek çeke çeke geliyorum.Ağlayan kayanın orada üç kaya vardır,makine istop etti,kayaya vurmuşum,delinmiş.Su gelmeye başladı,tekne devrilirse içindekiler boğulacak.Hemen ceketi pantalonu çıkardım,motoru karaya çekmem lazım.Elimde halatla atladım çıktım yüzerek kıyıya.Tekne sancaktan yara almış,bu tarafa geçin dedim.Halatı çekmeye başladım tekne kayadan kurtuldu.İçinde kadınlarda vardı.O arada motorcu amca oradan geçiyor,oğlu sinemacı Necdet.(Bulut Motoru)Bağırdım ona geldi beni çek dedim,Allah'tan bizi kurtardı..

Babam"Üzülme yaparız!" diyerek beni teselli etti.Zaten marangozdu..

Eski Gemlikliler mehtap turunu sever,Kumla pek sevmezdi.Zaten siteler de çok azdı.Anons yapıyorum"Saygıdeğer Kumla sakinleri bu akşam hava çok güzel, mehtap çok güzel ,bu akşam size fil kaya'yı göstereceğim"

Fil su içerken gelmiş oraya,tuzlu su içince donmuş kalmış.Maksat ilgi çekmek.Millet merakla biner,K.Kumla,B.Kumla'dan dönerim.Tam oraya yaklaşırken taşçı Behçet'in oradan projeksiyon sıkarlardı bana."İbrahim'e selamlar"derim.Dağın dibinde,kayanın dibinde otlar çıkmış,Projeksiyon yakınca Harmankaya'nın orada fil ortaya çıkıyor.İşte böyle insanların ilgisini çekerdim..Bunlar benim bulduğum şeyler.

Gemlik'de mehtap turları benimle başladı.62 yılında bir anfi yaptırdım,buzdolabı,oturma yerleri yaptırdım.Daha kaptan ehliyetimi almamışım.Sonra işte biliyorsunuz.Kumla'ya gidene kadar balkonlardan el sallayanlara selamlar gönderiyorum,çocuklara yemeğinizi yiyin,kahvaltınızı edin,annenizle gelin diyorum.Motorda çalgılar oyunlar,müzikler,tam bir neşe.Dışarıdan gelenler sevgi tezahüratları yapıyor.

Bir keresinde bir grup subay öğrenci geldi.Mezuniyetlerini kutlayacaklar.Benden eğlence istiyorlar.Yeni Mahalleden iki kızla anlaştım.Oynayıp eğlendirecekler gençleri.Ama tembih ettim öyle sulu hareketler yok.Kızlar memnun ayrıldı,kucak dolusu para kazandılar.

Bir gün Gemlik'den biri askere gitmiş.Farklı bir komutan kendini alsın istiyormuş.Subayı sormuş "Sen nereden geldin?"Gemlik deyince İzzet Kaptan'ı tanırmısın? diye sormuş."Onu kim tanımaz efendim"Meğer subay o gençlerden biriymiş.O günden sonra askeri el üstünde tutmuş,çocuğu var diye izinli göndermişler.Geldi bana teşekkür etti.Giderken kestane şekeri alıp gönderdim.

Motor gezileri,sünnet ,düğün gezilerinde ;

Ohhh maşallah maşallah diyerek yol alıyoruz.Önceleri eş ahbap dost ailemle ücretsiz gezdim,sonra alıştı herkes,koşa koşa geldiler.

Hayatım denizlerde geçti.Gemlik'de bir akşam üstü şöyle iskeleyi dolaşayım diye çıktım.Beş on kişi tanıdığım Gemlikliler var."Buraya deniz uçağı gelecek" dediler."Burada uçak çalışmaz.Biz bu iskeleye zor yanaşıyorduk.Bu uçak imbat olduğunda iskeleye çarpar.Danışsalar bana söylerdim,yarın görürüz"dedim.Kaptanlar beni dinler,bana akıl danışırlardı..

KABOTAJ BAYRAMLARI..

1.Temmuz Kabotaj Bayramı'dır,biz deniz bayramı deriz.1962 senesinde İbrahim Reis,Hüseyin Toplu,Sait Reis dediler ki;"Kabotaj Bayramı yapalım.Denizdeki işi İzzet Kaptan'a verelim,Hüseyin Reis hediyeleri ben vereyim,Sait Reis balıkları ben tutayım,İbrahim Reis ben denizden iskeleden sorumlu olayım" diye aramızda konuştuk.O zaman Abdurrahim'in balık lokantası ve gazinosu var.Kaymakam,protokol,banka müdürleri vs oradan seyredecekler.

Hüseyin Reis "Ben para toplayayım "dedi,bana da "Hiç bir yere gitmek yok ,motordan yarışları sen yapacaksın.İznik'e de haber verdik."dediler.

O zaman Cengiz sağ,Ünal'da yarıştı ve üçüncü geldi bu yarışlarda.Mustafa,abisi kimler yoktu ki!.Ben onları alıyorum götürüyorum.Motordan atlayıp sahile yüzüyorlar.

Önce Atatürk'ün büstünün önüne gider parkta saygı duruşu yapardık.Sonra protokol gelir benim motora binerlerdi.Sahile 8 tane asker gelir,Boksör'e doğru dururlar..Denize çelenk atarız,bunlar  sabah yapılır.Akşam yarışlar başlar.Kurbağalama,sırt üstü gibi ayrı dallarda yarışacaklar sıraya girer,isimlerini yazdırır.İznik'ten otobüslerle gelirler.Gemlik'den,çevre köylerden Bursa'dan bile gelenler olur.Bayram başlar.Saat 4.30'dan sonra ödüller verilir,"Motorlara buyrun" diye anons yapar halkı davet ederiz.Önde İzzet Kaptan,Karacaali,Narlı'dan 10-15 motor açılırız halkla birlikte.Ben açıkta dururum,bandocular içinde çala çala Manastır'dan Kumla'ya gündüz gezdirirdir,dönerdik.Hüseyin,Sait Reis,Taytüydü'nün orada tekir balıkları avlarlar Liman Lokantası yada Boksör'de protokole,dışarıdan gelenlere yemek verilirdi.

Çekirdekçi Mehdi gelirdi bembeyaz kıyafetleri içinde Balıkpazarı'nda İsa vardı,kestane ,şam tatlı yapardı.

Çakal Mustafa'nın babası sağdı.Çakal Mustafa'nın botları vardı,takma motorlu,kik yarışları,sandal yarışları yaparlardı.Balıkçıların piyadeleri vardı Aşçı Ahmet'in,Şeker Dayımın ,balıkçıların motorlarıyla,Çakal Mustafa tek başına yarışırdı.

Cengiz iyi yüzücüydü rahmetli.Yarışlarda birinci,ikinci gelirdi.İznikliler birinci gelirlerdi.İznik'in gölü tatlı,bizimkiler tuzlu suya alışık.Tatlı suda yüzmek daha zor.O nedenle antremanlılar,hep birinci olurlardı.Tuzlu su onları kaldırırdı.Gemiyi sattıktan sonra 165 metre teknem ile de yaptım.Bu her sene aynı şekilde devam etti.

Cengiz Alemdar'ın kayboldu haberi geldiğinde Muhtar Alemdar benimle aradı.O kadar arandı bulunamadı.Duygulanıyor İzzet amca,tam kızının denizde boğulma olayını anlatacakken biz yine de sormuyor, anlattırmıyoruz.Kolay değil evlat kaybetmek.İzzet Amca'nın kızı 1964 yılında kayalardan düşerek boğulmuştu.O zamanlar Kayıkhaneye giden yol bir yerde biter,evlerin arkasından  geçerdi.Evler tepede kalır,aşağısı uçurum ve denizdi.Nasıl olduysa bir anda düşüvermiş talihsiz çocuk.Onu da aramışlar,deniz düştüğü yere geri vermiş bildiğim kadarıyla.Mezarı Kumla'da aile mezarlığında.İzzet amca satın alıp aile mezarlığı yapmış.Allah rahmet eylesin.Gemlik'in kaderine yazılmış acı olaylar.

İZZET KAPTAN'IN DÜRBÜNÜ..

Balkonumda oturuyorum(ikinci kordonda).Elimde dürbünüm,bakıyor bakıyor,denize sesleniyorum..

"Ey deniz!!Ben senin nelerini gördüm..Evladımı verdim gene de senden vaz geçmedim.Ne dalgalarına ne fırtınalarına dayandım."

Şimdi Kabotaj bayramı oluyor,bir romorkör geliyor,protokol gidiyor 28-30 kişi.Romorkör bir su sıkıyor,denize bir çelenk atıyorlar o kadar.Ne arayan var,ne çağıran.Bütün arkadaşlarım öldü.Deniz bayramlarını biz şenlendiriyorduk.Satıcılar,çaycılar herkes para kazanıyordu.Biz para almazdık.Gönüllü yapardık.Ne yarış var,ne yağlı direk,ne bando..

Ben hayattayım.Bana sorsalar ,örnek alsalar anlatırdım.

Salı günleri anons yapardım,"Bugün salı pazarı ,gitmek isteyen hazır olsun,gelsin"derdim.B.Kumla'dan zembilini eline alan kadınlar biner,K.Kumla'da dolardı motor.Püfür püfür gider gelirlerdi.Akşam dörtte dönerdik."Afiyet olsun,iyi günlerde,güle güle yiyin"derdim.

Hep yalnız çalıştım ama 62-63 de artık dayanamıyorum diyerek bir tayfa aldım."Delikanlı şu ipi tut,bağla"diyorum.Çocuk işi bilmiyor."Delikanlı sen nerelisin?Diye sordum.Ben buralı değilim dedi."Adil ben bu gemiyi iki gün sonra kızağa çekeceğim,yanlızım,bana adam lazım.Sen al şu parayı git ailene söyle,ben İzzet Kaptana yardım edeceğim de"..Baktım Adil gelmiş.Hadi gel bakalım dedim,motoru karaya çektik."Ben boya sürerken sen al bu hortumu su sık.Bu motoru birlikte temizleyelim,altındaki yosunları kazıyıp boyayacağız..Bakalım yapabilecekmisin?"Onunla motoru temizledik.Daha sonra Ali Reis'in motorunda kolu koptu.

Ben çocukları çok severim..İsterim ki ufak çocuk gelsin.Sünnetlerini yaptığım çocuklar beni yolda görür ,yanıma gelir elimi öper.Yine  gelirler çocuklarının elinden tutmuş bu kez de kendi çocukları için motor gezisi isterlerdi.Kiminden eksik para alır,hediyem olsun derdim.

Engelsiz Kafe açılıyormuş.CHP'den bana davetiye verdiler."Buraya balık lokantaları olacak,dört büyük,dört ufak da dükkan olacak"  dediler.Fatih Mehmet Güler iyi bir kişi dedim ve gittim.Otobüsten Sena Kaleli indi.Hoşgeldin dedim.Gel benim yanıma otur diyerek beni onore etti.Kısa boylu bir kız.O da bana "Burada dükkanlar olacak" diye anlatıyor,bende dedim ki!!Bana bir büyük dükkan versinler,kapıya benim güzel bir fotoğrafımı koyarlar,İzzet Kaptan diye yazsınlar,bende gelir otururum.Karadeniz'de bir Ahmet vardı,çok güzel balık çorbası yapardı.Onu da çağırır getiririm.Turizme katkı olur.Dışarıdan insanlar geçerken uğrar..Ama sonra kaldı bu işler..

Sonra..Sonra ne arayan ne soran.

İzzet amca sigara kullanmıyor,"İçki içtin mi?" Diye sordum.

"Yok "dedi.Belki bir iki bira,biraz viski onu da çok az içmiş.

Yaşını ve sağlığını denize,pozitif olmasına ve çalışmasına borçlu.Herkese sevgi ile yaklaşıyor.

Bu uzun bir hikaye anlat anlat bitmez.Yazmışım da yazmışım.İzzet amca anlatan olunca ne konu biter,ne o anlatmaktan yorulur.

Tüm bu yazılardan sonra ne oldu.

Ben tabi bu hikayeleri yazdım ama benden daha iyi yazan,profösyonel yazan bir gençle tanıştım.Bu tanışıklık abla kardeş hikayesine dönüştü.Heyecanını,tecrübesini görünce aldım götürdüm İzzet Amca'nın evine."Bak Kerim,işte sana Atatürk'ü gören ,hem de Gemlik'in efsane kaptanı İzzet Kaptan" dedim tanıştırdım..

Bir kaç kez gittik,ziyaret ettik,bu yazdıklarımın ve ses kayıtlarının ötesinde yine notlar aldık,yazdık.Albümlerini fotoğrafladık ve İzzet Amcanın hikayesi Kerim Bayramoğlu'nun yazısı Şehrengiz dergisinde yayınlandı..

Bu arada Kerim Bayramoğlu ile ikimiz konuşurken Dernek kurma fikri Milton kafe de çıktı,bir hafta içinde de kararlı olunca gerçekleşti.İzzet Amca ve Mustafa Abiye(Çakal) bir Gemlik Derneği olarak ahde vefa yapmak istedik.Artık denize dürbünle bakmamalı,bu bayramın içinde olmalıydılar.Her sene de başka iki kişi ile bu söyleşiler olabilirdi.Netice de iki maket gemiden fazlasıydı hak ettikleri.Bu bile onları çocuklar gibi mutlu etti.Tekrar Liman Başkanı Asım Sulu beye teşekkür ediyorum.Yaptığımız işbirliğinde bizi kırmadılar ve bu iki insanı onore ettiler.

İlk etkinliğimiz olarak Kaymakamlık resmi Bayram etkinliği içinde yer aldık.Bir fotoğraf sergisi ve bir söyleşi ile onları Gemlik halkı ile buluşturduk.Yeni göreve gelen Gemlik Belediyesi'de bu organizasyonlara büyük katkı sağladı.

Yıllar sonra güzeldi,mutluydu ve göz yaşları sel olmuştu.Gemlik yeniden ilk defa Deniz Bayramını kutluyordu.

Tekne yarışları,Memi Reis'de(K.Kumla)kutlama,K.Kumladaki etkinlikler,mehtap gezileri ile yıllar sonra tekrar eski coşku yakalanmıştı.

Hele köylerde bile bulunamayan teknelerin yerine yaptırılan tekneleri denizin üzerinde devrilmeden tutmaya çalışma çabaları da günün espirisi olmuştu.

Ahhh ah..

Tekrar olmasın,yazanın üstüne olmasın diye bu anıları ve notları defterimin arasında unutmuşum..Baktım her yerden aldığım notlar çıkıyor.

Yazılanlar amatör bir kalemden de olsa paylaşılmalı.Amacımız daha çok okunsun,daha çok yayılsın,bu da benden olsun.

Efsaneler hep yaşatılmalı.

İzzet Kaptan Bursa Kent Müzesinde yerini de aldı.Darısı tüm değerlerimizin başına.

Vee Tankut Öktem'in kızları Kumla da onun bir büstünü hediye olarak yapmışlar ve bu büst de Kent Müzesinde yerini alacak.

Peki GEMLİK'in adını bu kadar duyuran kişiye hiç vefa borcumuz yok mu?

Onu da szlerin taktirine bırakıyorum.!!

İzzet Amca turizm adına Gemlik'e çok değer kattı.Sadece yurt içinde değil,yurt dışında bile herkes onu tanıyor."Bir İzzet Kaptan vardı" demeden önce bu vefayı ona sağlığında göstermeli, adı bir cadde,bir sokak veya bir yere verilmeli.

Kabotaj Bayramında Uğur Başkanın sözü vardı.Denizdeki o çirkin beton görünümünün üstüne yapılacak yerlerin birine adı verilecekti.Umarım bu söz İzzet Kaptan'ın sağlığında yerine gelir..

El salla el salla...İzzet Kaptan sen bizim ve bizim çocuklarımızın ölümsüz masal kahramanlarından birisin.Biz senin her adını duyduğumuzda ışıkları yakıp söndüreceğiz..

Bayrak ailesine teşekkür ediyorum.Bugün İzzet amca süpriz konuğumla beni bekliyor..Sizlerin de selamınızı götüreceğim.

Yeni bir konu ve konukla birlikte olana kadar hoşçakalın..

Reyhan ÇORUM..