• Pazar 16.5 ° / 11.3 ° Dağınık bulutlar
  • Pazartesi 20.7 ° / 13.8 ° kırık bulutlar
  • Salı 18.1 ° / 10.4 ° Hafif yağmur


ADLİYE KÖYÜNDE BİR DEMOKRASİ ŞEHİDİ..

ADLİYE KÖYÜNDE BİR DEMOKRASİ ŞEHİDİ..

ADLİYE KÖYÜNDE BİR DEMOKRASİ ŞEHİDİ..

AV. M. CENGİZ GÖRAL.

"Hain tuzaklarda

Kan uykularda

Vurulduk ey halkım

UNUTMA BİZİ"

Her yıl dualarla andığımız bir demokrasi şehidimiz var. Hakkında çok şey yazılmış, onu tanıyanlar tarafından anlatılmış. Adliye köyü araştırmalarımız esnasında Gemlik Manastır'da oturan abisi Metin Göral ile görüştük, tanıyanlara sorduk, araştırdık.. Bu görüşmelerde yanımda olan, bana her zaman manevi destek olan Nuran ve Osman Işık'a teşekkür ederek başlamak isterim yazıma..

Neler yazılmış...

BURSA GAZETECİLER CEMİYETİ: (Gemlik Adliye köyü 1946-Bursa 1979) Hukukçu, şair, gazeteci ve siyasetçi.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Artvin'den göçerek Gemlik'e bağlı Adliye (Kavakdibi) köyünde yerleşmiş bir ailedendir. İlk ve Orta öğrenimini Gemlik'te tamamladı. 1963'te Bursa Erkek Lisesini, 1969'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Askerliğini yaptıktan sonra 1972'de Bursa'da Avukat Şebip Karamullaoğlu'nda staj yaptı ve 1973 te stajyerliği kaldırılarak serbest avukatlığa başladı.

1974'te öğretmen Ayhal Göral ile evlendi, bu evlilikten İlksev (onuncu yaş gününde lösemiden öldü) ve Özgür adında iki kızları oldu. 1976'da Gemlik'te yayımlanmakta olan Gemlik Körfez gazetesinde köşe yazmaya başladı ve yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. Cumhuriyet Halk Partisine (CHP) kaydoldu, bir yıl sonra partinin il yönetim kurulu üyeliğine getirildi. 11 Aralık 1977'de yapılan yerel seçimlerde CHP'nin Bursa Belediyesini kazanmasına önemli katkısı oldu.

Bursa'da 1975 yılında başlayan ve giderek tırmanan terör olayları sürecinde, öldürülen bir gencin babası adına müdahil vekili olarak girdiği bir davadan çekilmesi için tehdit edildi. Sol görüşlü aydın ve demokrat kimliğiyle, her türlü tehdide karşın hukuk savaşımını sürdürdü ve bu nedenle eylemli sağ kesimin hedefi haline geldi. Ölümle tehdit edildi. Bursa Emniyet Müdürlüğü, bu konuda uyarıda bulundu. Bursa Barosu, 11 Mayıs 1979 gün ve 321 sayılı yazısıyla, can güvenliğinin sağlanmasını istedi. Ne var ki 3 Temmuz 1979 günü evine giderken, silahlı sağ eylemciler tarafından kurşunlanarak öldürüldü. Uzun uğraşılardan sonra katiller belirlendi, yakalandı ve yargılanarak ölüm cezasına çarptırıldılar, ancak 1989' da sonra çıkartılan af yasasından yararlandılar ve tahliye edildiler.

Öğrencilik yıllarından itibaren şiir yazan Göral, sağlığında bu şiirlerini yayımlamadı. Ölümünden sonra arkadaşları, yazılarıyla şiirlerini, aynı zamanda Gemlik Körfezdeki son yazısının da başlığı olan Demokrasi Adına adlı bir kitapta topladılar.

KADRİ GÜLER: Avukat, Gazeteci Mehmet Cengiz Göral’ın sorumlu müdürlük ve yazarlığını yaptığı Gemlik Körfez Gazetesi’nin sahibi Kadri Güler ise “Cengiz’in yazıları doluydu. Yazıları okuduğunuzda 1970’lerin panoramasını görürsünüz. Devamlı gençlere seslenirdi. Birbirinizi öldürmeyin diyordu. Devamlı demokrasiden, özgürlüklerden, adaletten, hukuktan söz ediyordu. Kardeş kavgalarının son bulmasını istiyordu. Çok iyi bir konuşmacıydı. Başarılı bir hukukçuydu. Devrimci gençlerin davalarına giriyor ve başarılı sonuçlar alıyordu”

YAZIN HAYATINA BAŞLARKEN..

Her seher vaktinde kan dışında

Kızıl güller açar dağlar başında

Faşist namluların her kurşununda

Vurulduk ey halkım unutma bizi

Yayın hayatına ilk merhaba...(Cengiz Göral- Gemlik Körfez Gazetesi)

Yazmak "Fakat neyi.. O kadar çok şey var ki yazılacak ve bunlar o kadar çok yazıldı ki bu güne değin.

Ve öylesine güç bir şey ki yazmak. Olaylara bakış açınız, yaklaşım yöntemi ne olacak.?. Bunu anlaşılabilir şekilde anlatmak sorunu var., bilgiçliğe kaçmamak sorunu var, uygar cesaretle donkişotluk taslama arasındaki hassas çizgiyi aşmamak sorunu var. Kısacası yerleşmiş bir deyimle "Haddini bilmek" sorunu sorunu var. Bir de her olayın temelindeki çelişkiyi yazınızın havası içinde ortaya koyma zorunluluğunu bunlara ekleyin ve gelin görün yazmanın güçlüğünü..

İşte böyle güç bir şeye başlamış olmanın bilinci içindeyim.  Fakat bu ilçenin çocuğu olarak ilçe insanlarının beni her zaman olmasa da, genellikle hoş görüyle karşılayacaklarına inanıyorum. Sonra tüm olanaksızlıklarına karşın, ilerici çizgisini son derece belirgin bir yöresel Gazetenin yazarı olmanın, insanı gururlandıran huzuruna inanıyorum. Bu iki inanç, benim için güvenceye dönüşüyor bir noktada..

Sözün kısası: bu bilinçle başlıyorum ve böyle sürdüreceğim, götürebileceğim yere değin..

RENGİNAZ GÖRAL..(Annesinin bir röportajından)

Neşeli, her şeye gülen, zeki, uysal bir çocuktu. Öğretmenleri çok severdi. Annemden çok sopa yedim dermiş kahkaha atarak. Anneannesini çok severdi. Okurken onun yanında yetişti. Staj yaptığı yerde eşini görüyor, evlenince Sakal döken yokuşunda oturuyor. Bazılarından para almazdı, ama haksızlık yapanlara daha çok yükleniyorum derdi. Tuttuğunu koparan bir avukattı. Tabancayı hiç sevmezdi. Osman Taşkın ile Daniş Ekim burada partiyi kuranlardan. Biz ailece Atatürk'ün kurduğu partiye bağlıyız. Ben çocuktum Atatürk öldü. Annem sofrayı kurdu, dedem yaşlıydı, 90 küsur yaşında, o sofra o akşam orta yerde kaldı. Yiyemediler. Çok iyi hatırlıyorum.

Yunan ordusu üç sene oturmuş, bir de yerli Rumlar varmış, yapmadıkları kalmamış.." Yattığım yerlerde ateşler içinde yatıyordum" diyor annesi ölümünden sonra. Tek tesellimiz demokrasi uğruna öldürülmesi. Muhakkak ki şehittir o.

TANER PAKSOY:  Cengiz Göral'ı Adliye köyünde yaptığım söyleşide, kendisi gibi hukukçu olan arkadaşı Taner Paksoy anlatıyor..

1979 yılında katledilen Avukat, Gazeteci ve Siyasetçi Cengiz Göral, hem okuldan hem de aynı köyden arkadaşımdı. Çok bilgili kültürlü ve tuttuğunu koparan bir avukattı.

Cengiz, hepimizden fazla vatanseverdi, hepimizden fazla insan severdi. Düşünemeyen, tabi olan insanlara karşıydı. Yobazlığı hazmedemezdi.. 67 yılında Deniz Gezmişler ile Amerikan askerlerini denize döken biriydi. İyi bir yazardı, hayatın yaşanacak kısmı ile daha ilgiliydi.

Çok akıllı, güzel ve zeki bir şairdi. Şiirlerini adeta içtiği sigaranın dumanında bestelerdi. Çingene kızı diye bir şiiri vardı.

Şimdi sözlerini tam hatırlayamıyorum ama,

Kalbin sevmesini bilir mi senin

Bilirse gel beni bir sar, esir oldum o gözlerine....

Gibi başlayan bir şiirdi. Yine mezarlıkla ilgili bir şiiri vardı. Öldüğü gün Asım dedenin torunu Murat ile rakı içiyorduk, öldürüldüğünü duydum yıkıldım.

Geçiyorken o yerden sarıklı başlar gördüm...

Uyumuştu tabiat konuşan taşlar gördüm.

Çok üzüldüm ama boş ver be; hey adam!

Dön de yaşamana bak, Ah yapamadım onu, o an taş olamadım,

 ordaydı sevdiklerim, aradım bulamadım.

Şiir antolojilerinde yıllarca şiirleri yazılmıştı.

Babası rahmetli Yusuf amca zahireciydi. İstiklal caddesinde iş yeri vardı. Totocuydu.  Bana sarılır ağlardı. Mehmet'in annesi Taşkınlardan. Çok hırslı ve zeki biriydi. Kazım amcam gibi diplomat olabilecek birisiydi. Amcamla aynı sınıfta okumuşlar, ben birinci olacağım diye yarışırlarmış.

Ölüm sonrası olacaklarla ilgili düşünceleri abartılı bulurdu. Sanılanın aksine inançlı ve dürüsttü. Yardımseverdi. Omar Sívori diye İtalyan bir futbolcu vardı, adeta ona aşıktı..

Hüseyin Kulabi diye bir hocamız vardı. Takmış Mehmet'e, bu hoca 60 ihtilalini yapanlardan. Mehmet'in anneannesi "Sen niye benim torunuma not vermiyorsun "diye karşısına çıkmış. Osman Taşkın da maden ocaklarında çok kafası çalışan bir insandı.

METİN GÖRAL İLE SÖYLEŞİ..

Metin Bey işe Manastır Şelale çay bahçesinde yaptığımız söyleşide, abisinden sevgi ve özlemle, bir o kadar da hayranlıkla bahsetti. Hemen hemen yazılanlarla benzer şeyleri anlattı o da.. Kardeşinin anıları ile Cengiz Göral..

Abim 1946 yılında Gemlik Adliye köyünde dünyaya gelmiş. İlk okulu Gemlik Şehit Cemal okulu, orta okulu Bursa Erkek Lisesinde okumuş.

Baba Zakir Türbesi'nin üstlerinde anneannem ev kiralamış. Orada anneannem dayılarım, dayımın bir arkadaşı, abim birlikte kalıyorlar. Anneannem inek bakıyor, süt sağıyor ve satıyormuş. Bu şekilde de çocukları okutmuş. Komşulardan hayvanlara bakmak için kavun karpuz kabuğu toplarmış. Dayılarım çok kızarmış..

Abim çok yakışıklı ve çapkın biriydi. Birbirimize benzemeyiz. Gençlik yıllarında mahallede okuldan gelirken, mahallenin kızları, "Alsak da şunu bir döve döve sevsek" dermiş.

İstanbul Hukuk Fakültesini kazanmış ve dört yılda bitirmiş. Daha sonra bir arkadaşı ile Almanya'ya dil öğrenmeye gitti. 8-10 ay gibi bir süreç olacağını düşünüyordu ama bu süreç uzayınca Türkiye'ye döndü. Heykel'de bir büro açtı, avukatlık yapmaya başladı. Rahmetli babam da bürosunda duruyor yardım ediyordu. Çok kısa sürede tutundu. Bursa'ya kazandığı davalarla nam saldı. Ceza davalarının piriydi.

Rahmetli abime müvekkiller gelirdi. O günün parası ile 500 lira isterdi. Babam biraz daha az iste oğlum dese de, " 100-200 liraya yapılacaksa Adliye önünde arzuhalciler var. Onlara gitsinler, onlar da para kazansın, ben avukatım" dermiş..

Bursa'da sol davalardan aranan öğrencileri bila bedel savunurdu. Daha sonra sağ suçluları mahkum ettirmeye başladı. O arada çok tehditler aldı, bizleri dinlemedi davalara girmeye devam etti. Ülkü Ocakları Başkanı E.B ve M.K, ülkücüler Bursa Setbaşı'nda bir lise öğrencisini öldürdüler. Abim müdahil avukat olarak davayı üstlendi. Bu dava onun sonu oldu. 18 yıla mahkum ettirdi ama kendi göremedi.

Abinizle anılarınız var mı?

Annem tavuk pişirdiğinde abimle lades tutuşurduk. Elimizi yıkarken sabunu elime zorla verirdi. Sonra da lades der gülerdi, ben de ağlardım.

Köyde dedemin annesi yemek yaparmış. Tabi yaşlı gözleri seçmiyor, yemekten bir şey çıkınca abim "Nene saçı "dermiş..

Abimin bir kızı var, babası gibi Hukuk Fakültesini bitirdi. Kendi büro açmadı. Teknik Üniversitesinde görevliydi. Babası gibi idealist olunca biraz ters düştü. Şimdi Fransa'da öğretim görevlisi. Özgür Sevgi Göral. Eşi evlenmedi. Maddi sorunları yok. Bir evlatlarını da küçük yaşta kaybetmişlerdi.

Biraz sizi tanıyalım..

Babam Adliye köyünden Göral ailesinden Yusuf Göral. Gemlik'te zahirecilik, Spor Toto bayiliği yaptı. Abim Avukatlık bürosunu açınca işini tasfiye etti abime yardım etti.

Babamlar dört kardeş. Amcam İsmail Göral, iki de halam var, onlar rahmetli oldular. Babamı 99 yılında, annemi 2019 yılında kaybettik. Mezarları Abimin de, ailemizin de Adliye köyünde. Annemden çok şey öğrendik, çok akıllı bir kadındı. Okumayı, şiiri çok severdi. Şiir okurdu bize. Abimin de bu yönü ona çekmiş.

1952 Adliye doğumluyum. Abim köyde çocukluk geçirmiş ama ben köyde yaşamadım. Gemlik'te oturuyorduk. İlkokulu Gemlik'te okudum, sonra abim gibi Bursa'da devam ettim. Bursa Ticari İlimler Akademisi'nden mezun oldum. Bir süre bankada çalıştıktan sonra Döktaş Fabrikasına girdim. Oradan emekli oldum.

1984 yılında nişanlandım. 85 yılında Aynur(Aydan) Hanımla evlendim. Eşim bankada çalışıyordu, Nüfus Müdürlüğünden emekli oldu. Bir kızımız bir de torunumuz var.

Kızının bir anısı...

'ÇÜNKÜ BABAM ÇOK GÜÇLÜYDÜ!' Mehmet Cengiz Göral'ın eşi Ayhal Göral ise, avukat kızı Özgür'ün babası öldürüldüğünde 2.5 yaşında olduğunu hatırlatarak "Psikiyatriste götürdük Özgür'ü… Psikiyatrist, 'Özgür'cüğüm, babanı arkadan vurdu kötü adam' dedi. İki buçuk yaşındaki çocuk, 'zaten babamı önünden vuramazdı ki, babam çok güçlüydü' yanıtını verdi" diyerek, gözyaşlarını tutamadı.

İnanmak..

Ve kendimizden önce de sevmek

İşte öyle sevmek

Savaşı da, ölümü de

Savaştan da , ölümden de korkmadan yenmek..

14.5.1979..M. CENGİZ GÖRAL

E. Yalçınbayır: Özetle,  60 ihtilalinden sonra Bursa Erkek lisesine girdim. Lise 2 ve 3 te Cengiz'le aynı sınıfta okudum. Cengiz Almancaydı.  Hitabeti o zamanlar da iyiydi. Yatılı okuyordu. Gemlik'ten başka arkadaşlarda vardı.  Sınıf takımında beraber oynardık. Erkek Lisesi 1963 Mezunu. Sınıf arkadaşım 487 M. Cengiz Göral.İ.Ü.Hukuk Fakültesi Mezunu. Hukuk fakültesine beraber gittik. Okul yıllarında fazla bir beraberliğimiz olmadı. Sınıflarımız farklıydı. Kısa bir süre Almanya programı oldu. Siyasette beraberliğimiz oldu.

Cengiz tam bir görev adamı. İstikbal vaat eden en iyi politikacılardan biriydi.. Yaşasaydı Gemlik'i en iyi temsil eden politikacılardan biri olurdu.. Ceza hukukçuluğu gayet iyiydi. Davalara birlikte girelim derdik. O sözünü hiç kaçınmaz yalnız girmeyi tercih ederdi.

Cengiz'i akrabaları koruyordu. Bir akrabası Cengiz'i götürür getirirdi, o gün yanında yokmuş.

Meslektaşım. Baro Sporun ve sınıf takımının acar forveti. Gemlikli. Gemlik Körfez Gazetesi Yazarı.. Cesur, yılmaz, korķusuz, kaliteli bir arkadaştı. Ilksev'in ve Özgür'ün babası. Özgür adı benim ve Yahya Şimşek ile Cengiz'in çocuklarının adı. Bu adlar birbirimizden habersiz konmuş. Av. Ali Arabacının oğlunun adı Mehmet CENGİZ . Cengiz'in Anısına saygılarımla.

Yahya Şimşek

33 YILLIK KISA BİR YAŞAM,

             Hukuk Fakültesini bitirmek, Avukat, Hakim ve Savcı olmak hukukçu olmak için yeterli değil. Hukuk adamı olmak için hukuk ayaklar altına alınmaya çalışıldığı dönemde her türlü riski göğüsleyerek ve her koşulda hukuku savunarak onu ayakta tutmak HUKUK ADAMI olmak için en önemli koşuldur. Ayrıca sadece mesleğini yürütürken değil, yaşamın her alanında önceliği Hukuk olanlar ancak bu sıfata layık olabilir.

               İşte Av. Mehmet Cengiz GÖRAL bu sıfata layık olan ender kişilerden biriydi. O, mesleğini yürütürken de, yaşamın içinde her alanda aldığı görevlerde bu anlayışı hep ön planda tutmuş her türlü tehdide karşın boyun eğmeden hukukun üstünlüğü diye diye yaşama  veda etmiştir.

Can Ertan: ( Aytekin Yılmaz'dan son diktatör kitabı) Cengiz Göral’ı; Yılmaz Akkılıç’tan, Yahya Şimşek’ten, Ali Arabacı’dan çok dinledim…

Mertti, yiğitti; kara yağız bir delikanlıydı; mangal yürekliydi, ataktı, çalışkandı; çok iyi hatipti dediler.

Hukukçuydu; CHP’nin geleceği en parlak siyasetçilerindendi; Gemlik Körfez’in Sorumlu Müdürü, köşe yazarıydı; dürüsttü, namusluydu diye eklediler.

Vatanseverdi, emekten yanaydı; Anadolu aydınlanmacısıydı, Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucuydu; diye tamamladılar.

Yılmaz Akkılıç ve Cengiz Göral; Setbaşı’nda Sakaldöken yokuşunda aynı apartmanda oturuyorlarmış.

Yılmaz Akkılıç bir gün gözleri dalarak, sesi çatallanarak bana şunları anlattı:

“Evde çalışıyordum, bir silah sesi yankılandı sokakta. Yerimden sıçradım. “Cengiz!..’’ diye haykırdım. Uğursuz bir önseziye kapılmıştım. Ve maalesef doğru çıktı; Cengiz’i vurmuşlardı.’’

Cengiz Göral devrimci gençlerin avukatıydı; 12 Eylül öncesindeki o terör sarmalında Bursa’daki ilk hedeflerdendi ve öldürüldü.

Göral’ı koruyamamış olmak çok acı.

Cengiz Göral yaşasaydı; baroların, avukatların verdiği hukuk devleti, adalet, meslek onuru mücadelesinde en önde yer alırdı.

“Ne bir haram yedin ne cana kıydın, Ekmek kadar temiz su gibi aydın, Hiç kimse duymadan hükümler giydin, Yiğidim aslanım burda yatıyor”

Saygı ve rahmetle anıyoruz..

Reyhan ÇORUM.

Kaynaklar:  Bursa Gazeteciler Cemiyeti- Gemlik Körfez Gazetesi- Can Ertan -  Yazıda belirtilen kişi ve kaynaklardan derlenmiştir.