• Cumartesi 17.3 ° / 11.7 ° Light rain
  • Pazar 14.1 ° / 12 ° bulutlu bulutlar
  • Pazartesi 17.4 ° / 11.3 ° kırık bulutlar


80 YIL ÖNCE YAZILMIŞ HABER VE MEKTUPLARDA UMURBEY KÖYÜ

80 YIL ÖNCE YAZILMIŞ HABER VE MEKTUPLARDA UMURBEY KÖYÜ

80 YIL ÖNCE YAZILMIŞ HABER VE MEKTUPLARDA UMURBEY KÖYÜ

ESKİ GAZETELERDEN ALINTILAR- KÖYÜN ESKİ MUHTARLARINDAN MAHMUT SEYMEN VE OĞLU AV. HALİL SEYMEN.

Geçmiş tarihimizi en güzel anlatan belgeler eski gazete yazıları, köyler hakkında bizlere bilgi veriyor. Ben bu yazıları araştırmayı seviyorum. Yılı, günü belli, ilk ağızdan olduğu ve haber değeri taşıdığı için doğru olması kuvvetle muhtemel.. O tarihlerde kullanılan Türkçe ile yazılmış. Tekrarları almayarak bu yazılardan alıntılar yaparak yazacağım...

Bakalım o dönemin gazeteleri Umurbey Köyü hakkında neler yazmış.. Hep Umurbey'i yazıyorsun demeyin. Diğer köylerde de yaptığımız araştırmaları yayınlayacağız ve inşallah  köy kitapçıkları yapacağız. Sizler de bu kitapçıklarda yer almak isterseniz; benim ailem, babam, dedem de vardı derseniz, biz buradayız.. Bir sonraki bölümde de yine Umurbey'den bir canlı tarihle görüşmemizi ve Umurbey'in bir ailesini iki bölüm halinde paylaşacağız.

9 Şubat 1933 Vakit Gazetesi. Sayfa 10

Z.Y imzalı muhabir aşağıda yazdığım 1934 senesinde yazdığı haber ile bu haberde aynı ifadeleri kullanmış, Abdullah Efendinin büyük bir şöhret aldığını,  Gemlik'te dahil bir çok civar yerler ahalisi çocuklarını onun mektebine gönderdiğini belirtmiştir.

İstiklal harbinde yakılan yıkılan yerler yeniden yapılmaya başlanmış, köy  imar edilmiştir.

Üç yağhane vardır ve 200 bin okka yağ çıkarılmaktadır.  İnkılap fırkamızın teşkilatı mükemmeldir. Bu teşkilatı vücuda getiren Gemlik mutemedi Dr. Ziya Beye büyük bir hürmet beslenmektedir.

 22 Mayıs 1934 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 4

Gemlik Mektupları. (Çok şirin ve mamur bir köy Umurbey)

Bu mektubumda Gemlik'in güzel bir köyünü anlatmak istiyorum: "Umurbey" köyü.. Köyün "Umurbey" adını alması Türk tarihinde ismi geçen, " Umur Bey" in burada o sıralarda oturmasından ileri geliyormuş..

Değerli ve çok çalışkan iktisat vekili Celal Bey Bu köyde doğmuştur. Bütün küçüklük hayatı bu köyde geçtiği söylenmektedir. Celal Beyin babası Hoca Abdullah efendi de bu köyde 32 sene hocalık etmiş ve bütün bu civarın çocukları, bu günün büyükleri o zaman hep merhum Abdullah Efendiden ders alarak yetişmişlerdir. Hoca Abdullah Efendinin o günlere ait derslerini idadi tahsili derecesinde verdiği söyleniyor.

Umurbey Köyü buraya yirmi dakika mesafede olmakla beraber güzel bir sırt üzerinde Gemlik'e ve denize kuş bakışı şekilde hakim bir vaziyettedir. Bu itibarla köyün manzarası gayet hoş ve şairanedir. " Yollar ve izler" şairi kasabamızın halk fırkası reisi doktor Ziya Bey, bu köyde doğup büyüdüğü için, bu şairane köyün ince bir şairidir.

Umurbey köyü 400 evli ve 2050 kişilidir. Nüfusu 2000'i geçtiği için kanuna tevfikan yakın zamanlarda köye Belediye teşkilatı yapılması için çalışılmaktadır. Köy baştan başa çalışkan insanlara maliktir. Köy halkının geçimi yalnız zeytincilik ve yağcılıkladır. Köyde senevi iki milyondan fazla zeytin toplanmaktadır. Köyün dört tane yağhanesi vardır. Her sene mühim miktarda yağ çıkartılmaktadır.

Köy halkının maarife karşı olan alakası zikre şayandır. Bunun içindir ki, köylerinde beş sınıflı tam teşkilatlı bir mektep vardır. Çocuklarını okutmaktan büyük zevk duymaktadırlar. Bu civar köylerinin mahrum olduğu elektrik tesisatına malik olan köy, her gece ışıklar içinde görünür.

Yakında köye 3150 metre uzaklıktan getirilecek tatlı bir su ile köy halkı kireçli sulardan kurtulacağı için sevinmektedir.

Köyde bugün 150 dönüm Amerikan çubuğu ile yetiştirilmiş bağ olduğu ve bağcılığa ehemmiyet verildiği gibi tavukçuluğa da ehemmiyet verilmeye başlanmıştır. Bunun için bundan bir kaç gün evvel Bursa Ziraat Müdürü Rafet, ziraat mektebi müdür muavini Fikri, Kaymakam Gani, ziraat memuru Şevket Beyler buradan köye çıkarak köylüye " ligören" cinsinden mühim miktarda yumurta dağıtmışlar ve konferanslar vererek uzun uzadıya faydalarından bahsetmişlerdir. Kaynak. Z.Y

8 Haziran 1941 Tarihli Tasviri Efkar Gazetesi Sayfa 4

Büyük köy röportajı-Umurbey Köyü

Rakının, kumarın ayak basmadığı mamur, müreffeh ve mesut bir vatan parçasıdır.

Lala Şahin Paşa'nın torunu tarafından kurulan bu belde, bugün kaza ve vilayetlerimizi bile imrendirecek bir terakki ve umrana mazhar bulunmuş bulunmaktadır.

Umurbey köyü Lala Şahin Paşa'nın torunu ve Musa Bey'in oğlu Umur Bey tarafından 1454 yılında kurulmuş Gemliğin mesut ve varlıklı bir köyüdür. Gemlik'ten Umurbey'e kadar üç kilometrelik muntazam şose üzerinde kayan otomobil beni Umurbey'e çıkardı.  Köye ayak basar basmaz, parkeli temiz bir meydanda ilk nazarda dikkatimi çeken şeyler sifonlu çeşme, beton çeşmeler, elektrik direkleri, buzlu camlı 500 voltluk elektrik lambaları, radyo sesleri, büyük caminin çarşı içine nazır duvarına asılı barometre, borsa vaziyetini ihbar eden cetveller, tebliğ ve kanunları köylüye bildirmeye mahsus köşe oldu. Umurbey'in bir çok kazamızı imrendirecek kadar güzel ve muntazam binaları var. Köyün enerjik ve genç muhtarı Bay Mahmut Seymen diyor ki;

Köyümüze gelen ilk gazeteci sizsiniz Bay Yusuf Ayhan. Tasviri Efkarın köyümüzü hatırlaması bizim için bahtiyarlıktır.

Kahve ile getirilen sudan bir kaç yudum aldım. İstanbul'un iyi içme sularından farksız..

Öyledir, bu suyun adı Celal Bayar suyudur, onun himmeti ile köyümüze getirildi. Üç km ötede Bostanlık Mevkiinden yeni bir tesisatla getirilmektedir. Binlerce lira sarf ettik. Ayrıca hemen hemen her Umurbeylinin bu işe emeği geçti. Kilometrelerce boru döşendi. Modern bir tesisatla altı ay gibi bir kısa zamanda köye getirilen bu su için Celal Bayar 6 bin lira teberru etti. Bugün bütün evlerimizde birer musluk, her sokağımızda birer çeşme vardır. Tesisat İstanbul'dakinin bir küçüğüdür.

Aşağıdan radyo sesleri geliyordu. Mahmut Seğmen ne sormak istediğimi sanki bir hissi kablelvuku ile anlamış gibi; "Hayret etmeyin" dedi. Tam 15 senedir köyümüzde elektrik vardır. Evlerimizin pek çoğunda petrol lambası , kamil yerlerini çoktan cereyana ve ampule terketti.

1926 yılında idik. Heyeti idariyemizin teşvikile köyümüzün akıllı gençlerinden Mehmet Işık , köyü ışıklandırdı. Hatlar havai, tesisat iptidai denecek bir vaziyettedir. Allah kısmet ederse Macaristan'dan daha büyük yeni bir motor satın almak, halatları yer altından çekmek, tesisatı fenni bir şekle sokmak istiyoruz.

Köyünüz kaç evdir, nüfusunuz ne kadar?

430 ev, nüfusumuz 1086 sı erkek, 1092'si kadın olmak üzere 2178 dir.

Okulunuz var tabii..

Şüphesiz tam devreli ve beş öğretmenli bir ilkokulumuz vardır. Bu okulda kız ve erkek 259 çocuk okumaktadır. Okuma odamızda yüzlerce cilt faydalı muhtelif eser vardır. Yeni neşriyat takip edilmekte, resmi ve gayri resmi gazeteler, mecmualar odamıza muntazaman gelmektedir. Bundan başka küçük bir eczanemiz, bağlar için dezenfekte tulumbalarımız, bekçi teşkilatımız, her şeyimiz mevcuttur.

Köyün iktisadi ve zirai vaziyetini öğrenmek istedim..

Bütçemiz 4 bin liradır. Köylülerimizin hemen hepsi hamdolsun  bir kaç kuruş sahibidirler. Köyümüzün 350.764 zeytin ağacı vardır. Bu ağaçlardan senede vasati 8 milyon kilo zeytin alırız. Aşağı yukarı bir buçuk milyon lira yapar. Ayrıca 4 zeytin yağhanemiz, 4 değirmenimiz, 1 büyük hamamımız, 2-3 evde bir fırınımız, 4 marangoz, 2 demirci, 2 nalbant, 2 kunduracı, 3 berber, 2 kasap, 7 bakkal dükkanımız, 5 kahvemiz, 7 radyomuz, 1 diplomalı ebemiz vardır. Kahvehanelerimizde hiç bir oyun oynanmaz. Rakı içmek ve satmak yasaktır.

Köyümüzde ipek kozacılığı, zeytincilik, bağcılık, ziraat, meyvecilik, koyunculuk, dokumacılık inkişaf etmiştir.

İçeri güler yüzlü, alev renkli, dinç bir ihtiyar girdi. Parlak gözlerinde derin manalar dalgalanıyordu.  Mahmut Seğmen,

" İşte" dedi. En ihtiyarımız ve en kahramanımız. Kooperatiflerimizin değerli reisi Bay Mehmet Ergun. Buraya teşrifini rica ettiğiniz, tanışmak istediğiniz zat. Hayatta sağ üç oğlu var. Onlarda halen silah altında, isterlerse kendisi de hazır.

Umurbey'den ayrılıyorum. Umurbey bende uzun zaman silinmeyecek canlı intibalar bıraktı. Orada teneffüs ettiğim havanın serinliği ve sağlamlığı, akşamın esmer güzelliği üzerine bastığım otların yumuşaklığı, yaprakların renkleri, derenin yılankavi akışı, insanların ruh ve kalp güzelliği, asker yavuklularının silah altındaki nişanlılarına zafer duaları..

Bu bariz çizgilerin etrafına gölgeler gölgeler inecek ve onlar yalnız deruni ışıkların parıltıları altında kalbimde yaşayacaktır...

YUSUF AYHAN..

Umurbey Köyü hakkında Muhtar Mahmut Seymen ile yapılan bir röportaja yer verdik. Kısaca Mahmut Seymen Kimdir?

Mahmut Seymen Umurbey'in yerlilerinden Hacı Mustafa ve Hatice Hanım'ın oğludur. 1312  Umurbey doğumludur. Rüştiye'yi bitirdikten sonra yurt dışında tahsil yapmak istemiş ama ailesi rıza göstermeyince gidememiştir. O zamanlarda anneler çocuklarını yanlarından uzaklaşmasını istememekte, çocuklar da saygı ve terbiyeden ailelerini kıramamakta idi. Tıp tahsili yapamayan Mahmut Bey, savaş başlayınca 1. Dünya savaşına katıldı ve Kafkas cephesinde savaştı.

1938 yılında köyde Muhtar Faik muhtarlık yapmakta idi. İki dönem köy muhtarlığı yaptı. CHP'li olan Mahmut Bey, 1945 yılında Demokrat Partinin kurulması ile köyün tamamı Demokrat Partiye geçince partisini değiştirmemiş, bu durum köylüleri ile arasında sıkıntılı bir durum yaratınca, köyden ayrılarak Gemlik'e yerleştirmiştir.

Ayrıca Umurbey de işlettiği yağhanelerini daha sonra satmış, sattıkları yağhanenin yeri  Umurbey zeytin kooperatifi alım satım ve deposu olmuştur. Gemlik'te ise babası ile bakkaliye dükkanı işletmiştir.

Gemlik'te Kulaktaşı lise caddesinde sıralı Seymen ailesinin evlerinde, Mahmut Seymen küçük oğlu Mehmet-gelini  Gül  Seymen ile oturmuş, evin lise duvarına bitişik olan yanında kızı Melek ve damadı Hilmi Uğur , diğer bir yanında bahçe içinde oğlu Mustafa ve eşi Suna Seymen, onun yanında ise Avukat olan oğlu Halil - Necla Seymen oturmaktaydı. Mehmet Seymen'in oğlu Mahmut dedesinin adını taşımaktadır.

Tüm ailenin bir arada olduğu, genelde herkesin birbiri ile akraba, tanıdık olduğu Kulaktaşı mahallesinde, Çorum ailesi olarak Seymen ailesi ile akrabalığımız vardı. Mehmet amcanın iki katlı evine sıkça gider, büyüklerimiz görüşürdü...

İleride umarım Mahmut Seymen'in torunları ile görüşerek diğer oğullarına ve kızına da yer veririz. Her biri saygın ve değerli insanlardı. Nur içinde yatsınlar.

Halil Seymen..

Umurbey'de 1926 yılında doğdu. İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdi. Babası Mahmut Seymen'dir. Şebinkarahisar ceza hakimliği yaptı. Daha sonra hakimlik'ten ayrılarak serbest avukatlık yaptı. Kardeşleri Mustafa, Mehmet Seymen'dir. Ayrıca annelerinin ilk evliliğinden iki de ablaları var. Eşi Necla Seymen 2017 Ağustos ayında Bursa'da vefat etti.

Çocukları Mesude, Erdem ve Ömer. Büyük oğlu Erdem Almanya'da yaşıyor.

Erdem Seymen: dedem politikadan rahatsız olunca, babama " Git Gemlik'ten yer bak" demiş, o evlerimizin olduğu yerin eskisi gibi kalması için her şeyimi vermeye razıyım. Orada birlik, beraberlik, akrabalık, kardeşlik vardı, tabiatı, meyveyi sebzeyi tanıyarak çok iyi günler geçirdik, arka balkonda körfezi seyrederek yediğimiz yemeklerin tadı hala damağımda. Bize bunları yaşatanlara minnettarım, ruhları şad olsun, nur içinde yatsınlar.

Bugün de Umurbey'de gezindik. Naci hocamız bir Umurbey kitabı hediye etmiş bizlere. Çok da güzel yapmış ama ne kadar yazılsa yine de yazılmayanlar var. Eğer biraz olsun bizlerin de katkıları olabilirse, derneğim ve kendi adıma mutlu olurum.

REYHAN ÇORUM..